FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radýyallahü Anhâ)

Kapat
Bu Sabit Bir Konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • takva
    Üye
    • Feb 2009
    • 69

    #1

    FÂTIMATÜZ ZEHRÂ (Radıyallahü Anhâ)


    Çok az kalmış idi ki, “Resûl’ün vefâtı”na,
    Bir ara, Melek-ül mevt geldi Resûl katına.

    Rabbimiz, Azrâil'e buyurdu ki o vakit:
    (En güzel bir sûrette bu gün Habîbime git.

    Eğer izin verirse, rûhunu yumuşak al.
    Ama izin vermezse, geri dön yine derhâl.)

    O da, girip çok güzel bir "insan" sûretine,
    Geldi Resûlullah'ın hânesinin önüne.

    Dışardan seslenerek içeri girmek için,
    Ehl-i beyti Resûl’den istedi şöyle izin:

    (Esselâmü aleyküm ey hâne sâkinleri!
    İzin verir misiniz ben gireyim içeri?)

    Fâtıma, bu ses ile çıkıp baktı bu sefer.
    Gördü ki biri gelmiş, içeri girmek ister.

    Dedi ki: (Resûlullah hâli ile meşgûldür.
    İçeri girmenize, mâlesef izin yoktur.)

    Bu defâ yüksek sesle ve heybetli olarak,
    Dedi: (Müsâdenizle girmem lâzım muhakkak.)

    Allah'ın Sevgilisi uyandı bu seslerden.
    Sordu ki: (Yâ Fâtıma, kimdir ki bu seslenen?)

    Arz etti ki: (Bir kimse gelmiş sizi görmeye.
    Bizden izin istiyor, içeriye girmeye.

    Özür beyân eyledim, gitmiyor lâkin geri.
    Ve diyor ki, “Mutlaka girmem lâzım içeri”.)

    Buyurdu: (Yâ Fâtıma, kimdir o bilir misin?
    O, lezzetleri yıkan melektir, söyle girsin.

    O, çocukları yetim, kadınları dul eder.
    Onunla evler harâb, mâmur olur kabirler.)

    Fâtıma hazretleri, bunları babasından,
    Duyunca, fevkalâde kederlendi o zaman.

    Bu durum, çok büyük bir üzüntü verdi ona.
    Eğildi babasının mübârek kulağına.

    Ve suâl eyledi ki: (Ey canım babacığım!
    Seni, mahşer yerinde nerede bulacağım?)

    Buyurdu ki: (Kevserin başında beni ara.
    Orada su veririm gelen müslümânlara.)

    Fâtıma hazretleri, sordu yine: (Ey babam!
    Nerede arıyayım, orada bulamazsam?)

    Buyurdu ki: (Mîzân’ın yanına gideceğim.
    Orada, ümmetime şefâat edeceğim.)

    Sordu ki: (Orada da bulamazsam eğer ki,
    Seni, hangi mahâlde bulurum o gün peki?)

    Buyurdu ki: (Sırât'ın kenarında olurum.
    Ümmetim geçerlerken, yardımda bulunurum.)

    Sordu yine: (Ey babam, olmazsan orada da,
    Nerede arıyayım hazretini orada?)

    Buyurdu: (Cehennemin yanında ara beni.
    O ateşe düşmekten, korurum ümmetimi.)
    *Baskasini duzeltmemiz icin Önce kendinizi dÜzeltmek,lazim :-*hz muhammed sav ''
Hazırlanıyor...