Yusuf bir güzel çocuk,bir kuyuya atılmış,köle pazarlarında satılmış..
Züleyha bir mutsuz kadın,gördüğü düşler çıkmamış..Yanılmış..
Amma ki bilmemenin emniyetiyle bilinçsiz.
...
Hasılı bu ilk bakışta kimse kimseyi tanımadı..
Sadece Züleyha başını kaldırıp da Yûsuf'u gördüğü ilk anda,biraz çocuksu ve neşeli bir çığlıkla hafifçe bağırdı:
"Aman Allah'ım bu ne güzel şey! Bu ne güzel çocuk.."
Yûsuf bir güzel çocuk,Züleyha her kadın kadar çocuk.
Züleyha kendi içinde mevcut çocuğun masumluğuyla,
kendisine köle olarak getirilen Yûsuf'a hiç kıyamadı..
Yûsuf incinmesin,Yûsuf üzülmesin.Aman Yûsuf yorulmasın..
"Bir masal anlatayım Yûsuf bak sana..
Yûsuf, benim içimde de masallar uyuyor söz aramızda,hâlâ..
Bak Yûsuf, sudan çıkan ışıklı bir düş arabası gibi doğuyor ay,işte tam şurada..
Hadi sen de çölün öbür tarafında güneş nasıl doğar nasıl batar anlat bana..
Bak Yûsuf sana ipek gömlek aldım..hah şöyle,
şu inciyi de takalım saçlarının gecesine..
Yumma Yûsuf gözlerini,dinle beni
Uyku mu esir aldı benim güzelimi ?
Hadi şu ırmakta ıslatalım saçlarını,gözlerini..
Otur haydi dizimin dibine Yûsuf,bak şu nar şerbeti senin için,için serinlesin.
Canın mı acıdı,ver parmağını öpeyim de geçsin..
Yûsuf anlatsana,kuyunun karanlıklarında çok mu korktun ?
Kervanlar getirirken seni çölün bu tarafına çok mu yoruldun ? "
Yûsuf..Yûsuf..Yûsuf..Yûsuf
Yûsuf İle Züleyha
Züleyha bir mutsuz kadın,gördüğü düşler çıkmamış..Yanılmış..
Amma ki bilmemenin emniyetiyle bilinçsiz.
...
Hasılı bu ilk bakışta kimse kimseyi tanımadı..
Sadece Züleyha başını kaldırıp da Yûsuf'u gördüğü ilk anda,biraz çocuksu ve neşeli bir çığlıkla hafifçe bağırdı:
"Aman Allah'ım bu ne güzel şey! Bu ne güzel çocuk.."
Yûsuf bir güzel çocuk,Züleyha her kadın kadar çocuk.
Züleyha kendi içinde mevcut çocuğun masumluğuyla,
kendisine köle olarak getirilen Yûsuf'a hiç kıyamadı..
Yûsuf incinmesin,Yûsuf üzülmesin.Aman Yûsuf yorulmasın..
"Bir masal anlatayım Yûsuf bak sana..
Yûsuf, benim içimde de masallar uyuyor söz aramızda,hâlâ..
Bak Yûsuf, sudan çıkan ışıklı bir düş arabası gibi doğuyor ay,işte tam şurada..
Hadi sen de çölün öbür tarafında güneş nasıl doğar nasıl batar anlat bana..
Bak Yûsuf sana ipek gömlek aldım..hah şöyle,
şu inciyi de takalım saçlarının gecesine..
Yumma Yûsuf gözlerini,dinle beni
Uyku mu esir aldı benim güzelimi ?
Hadi şu ırmakta ıslatalım saçlarını,gözlerini..
Otur haydi dizimin dibine Yûsuf,bak şu nar şerbeti senin için,için serinlesin.
Canın mı acıdı,ver parmağını öpeyim de geçsin..
Yûsuf anlatsana,kuyunun karanlıklarında çok mu korktun ?
Kervanlar getirirken seni çölün bu tarafına çok mu yoruldun ? "
Yûsuf..Yûsuf..Yûsuf..Yûsuf
Yûsuf İle Züleyha


Yorum yap