Kül rengi küçük bir kuştu,albenisiz.Sadece boynunun etrafında turuncu parlak bir leke,o kadar..
Küçük bir şehirde yaşardı.Gri gökte serili bulutların altında kör kahverengi dağlar ve gamlı ev yığınları uzanırdı orada ve ardı arkası kesilmeyen kasvetli yağmurlar yağardı günlerce...
Hasılı sıkıntılı bir yerdi burası.
...
Güçsüz kanatları,çelimsiz gövdesi,dar göğsü ile kül rengi küçük kuş,gitmekten çok kalmak,aşmaktan çok beklemek için yaratılmıştı.Ama yinede her sonbahar başlangıcında aklı,binlercesi bir araya gelerek gökyüzünde pervaz vurmaya başlayan göçmen kuşların,en fazlada altınyağmur kuşlarıyla,sarısalkım kuşlarının ardına takılırdı.Onların kendi gövdelerinden başka dayanakları olmaksızın,yola çıkışlarını izlerdi ve bu muhteşem töreni seyrederken,minicik kalbi minicik göğsüne sanki sığmazdı.
...
Hayranlıkla bakardı kül rengi küçük kuş onların gidip te dönüşlerine.Bu harikulade güzergâh üzerindeki seçilmişliklerine.
...
Kül rengi küçük kuşun aklının,büyük sürülerin arkasına takılıpta giden yanı,bu muazzam yolculuğun güçlüğünde,varılan yerden çok bu yolculuğun harikuladeliğindeydi.Çok tehlikeli.Bu tehlikeli yolculuktaki onurlanmayı özlerdi.Ama o göçmek için yaratılmamıştı ki,gitmeye değil kalmaya yazgılıydı.
Onlar gidince geriye,kül rengi küçük kuşa bakılırsa onur kırıcı bir boşluk kalırdı.Kendisi gibi geride kalan kuşlara bakardı kül rengi küçük kuş.Hiç birisinin aklının ucundan bile geçmemesine şaşardı,kendi aklından geçenlerin,aklını geçipte kalbine düşenlerin...
hepsi öylesine kaderine razı,öyle ezik,öyle siliktiler ki,kül rengi küçük kuş hiçbirisinin rüyasından bir okyanusu aşmanın,ya da aşmaya kalkışıp da düşmenin manasının geçmediğini,bir okyanusu aşmış olmanın doygunluğunu kendi düşlerinden bildiği kadar bilirdi.O zaman neden yaşadığının manasını bilirdi ve bunun için ölmeye değerdi..
...
Gövdesi neden kül rengi küçük kuşun,kalbiyle nisbette değildi ki ? Hiç anlayamazdı ama düş'ünün yüceliğini kalbinde hakkıyla taşırdı.Taşımakla kalmazdı.Yaşamak lazımdı.Zorluk ? Çile ? Acı ? Hepsine razıydı.Yeter ki aşılmaz yolları bir kere aşsındı.O seçilmişliği,o güzelliği,o yüceliği bir kere taşısındı.Olmaz mıydı,yapamaz mıydı ?
Kül Rengi Küçük Kuş İle Beyaz Mermer Şehir-Nazan Bekiroğlu
Küçük bir şehirde yaşardı.Gri gökte serili bulutların altında kör kahverengi dağlar ve gamlı ev yığınları uzanırdı orada ve ardı arkası kesilmeyen kasvetli yağmurlar yağardı günlerce...
Hasılı sıkıntılı bir yerdi burası.
...
Güçsüz kanatları,çelimsiz gövdesi,dar göğsü ile kül rengi küçük kuş,gitmekten çok kalmak,aşmaktan çok beklemek için yaratılmıştı.Ama yinede her sonbahar başlangıcında aklı,binlercesi bir araya gelerek gökyüzünde pervaz vurmaya başlayan göçmen kuşların,en fazlada altınyağmur kuşlarıyla,sarısalkım kuşlarının ardına takılırdı.Onların kendi gövdelerinden başka dayanakları olmaksızın,yola çıkışlarını izlerdi ve bu muhteşem töreni seyrederken,minicik kalbi minicik göğsüne sanki sığmazdı.
...
Hayranlıkla bakardı kül rengi küçük kuş onların gidip te dönüşlerine.Bu harikulade güzergâh üzerindeki seçilmişliklerine.
...
Kül rengi küçük kuşun aklının,büyük sürülerin arkasına takılıpta giden yanı,bu muazzam yolculuğun güçlüğünde,varılan yerden çok bu yolculuğun harikuladeliğindeydi.Çok tehlikeli.Bu tehlikeli yolculuktaki onurlanmayı özlerdi.Ama o göçmek için yaratılmamıştı ki,gitmeye değil kalmaya yazgılıydı.
Onlar gidince geriye,kül rengi küçük kuşa bakılırsa onur kırıcı bir boşluk kalırdı.Kendisi gibi geride kalan kuşlara bakardı kül rengi küçük kuş.Hiç birisinin aklının ucundan bile geçmemesine şaşardı,kendi aklından geçenlerin,aklını geçipte kalbine düşenlerin...
hepsi öylesine kaderine razı,öyle ezik,öyle siliktiler ki,kül rengi küçük kuş hiçbirisinin rüyasından bir okyanusu aşmanın,ya da aşmaya kalkışıp da düşmenin manasının geçmediğini,bir okyanusu aşmış olmanın doygunluğunu kendi düşlerinden bildiği kadar bilirdi.O zaman neden yaşadığının manasını bilirdi ve bunun için ölmeye değerdi..
...
Gövdesi neden kül rengi küçük kuşun,kalbiyle nisbette değildi ki ? Hiç anlayamazdı ama düş'ünün yüceliğini kalbinde hakkıyla taşırdı.Taşımakla kalmazdı.Yaşamak lazımdı.Zorluk ? Çile ? Acı ? Hepsine razıydı.Yeter ki aşılmaz yolları bir kere aşsındı.O seçilmişliği,o güzelliği,o yüceliği bir kere taşısındı.Olmaz mıydı,yapamaz mıydı ?
Kül Rengi Küçük Kuş İle Beyaz Mermer Şehir-Nazan Bekiroğlu
Yorum yap