Öyle çok pazarlık ettim ki seninle ey Rabbim

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 4015

    #1

    Öyle çok pazarlık ettim ki seninle ey Rabbim

    Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim;

    Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm.

    Ezan okununca,sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum.

    Vakit girince, içim “cız” etti hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum. Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim. “Az sonra”larım “çok sonralar”a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm.

    Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım.

    Oysa rahatlığı Sana borçluyum.

    Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana.

    Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana.

    Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana.

    Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin.

    Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin.

    Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.

    Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim.

    Kendimi yontmaya heveslendim.

    Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum.

    Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler
    aradım.
    Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm.

    “Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna;

    içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım.

    Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana!
    Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni.

    Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de, işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin.

    Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum
    Sana.
    alıntı........
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
  • SaRey
    Kıdemli Üye
    • Jan 2018
    • 685

    #2
    Senai Demirci'nin güzel bir yazısı, paylaşımınız için teşekkürler.
    Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta. Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta.

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...