Sitemiz ilim edinmek için tasarlanmış İslami bir forum sitesidir, bilgi alışverişinde bulunabilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. Sitemiz tamamen ücretsizdir, her şey Allah c.c. rızası için sunulmaktadır.
Sitemizde çerezler kullanılıyor, sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için gizlilik politikasını inceleyiniz.
domuz eti, yağı vs.. gibi ürünler yemiyoruz dinimiz gereği, fakat "midye" nin haram olduğunu söyleyen kesimler var. Durum şu, domuz eti ülkemizde kullanılmıyor, fakat midye tercih edilen bir yiyecek, aydınlatın benim gibi düşünen insanları.
DEĞERLİ ARKADAŞIM BU KONUDA BENİM HÜKÜM VERMEM DOĞRU DEĞİL AMA
SENİN İÇİN KONUYU BİRAZ ARAŞTIRDIM. KONUDA GEREKLİ BİLGİLER YER
ALMAKTADIR.
Midye yemek Hanefi mezhebine göre caiz değildir. Zaruri bir hal yoksa yememek evladır.
“Taze et yemeniz için denizi sizin hizmetinize veren Allah’tır”1 mealindeki âyet-i kerime ile “Denizde avlanmak ve onları yemek size helâl kılındı ki; hem size hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun”2 mealindeki âyet, denizlerin birer ilâhî nimet deposu olduğunu ve onlardan insanların faydalanabileceğini ifade etmektedir.
Âyet-i kerimelerde, Cenab-ı Hak belirli bir kısmını haramlaştırmadan ve başka hayvanlar gibi boğazlanma şartını koşmadan, bütün deniz hayvanlarının helâl olduğunu bildirmekte, kullarına kolaylığı ve genişliği temin etmektedir. Hattâ mümkün mertebe hayvana eziyet vermekten kaçınılması kaydıyla, onları yakalamak için insana herşeyi kullanabilme müsaadesini vermektedir.
Bilindiği gibi, yaşadıkları yerler bakımından hayvanlar kara ve deniz hayvanları olmak üzere ikiye ayrılır. Karada yaşayan hayvanların hangilerinin yenip yenmeyeceği fıkıh kitaplarında belirtilmiş, ayrılmıştır. Denizde yaşayan hayvanların hangilerinin yenilmesinin helâl, hangilerinin haram olduğu hususunda ise mezhepler arasında farklı görüşler mevcuttur.
Yukarıda meallerini verdiğimiz âyet-i kerimeden hareket eden Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhebi âlemlerine göre, deniz hayvanlarının, yani suyun içinden başka bir yerde yaşayamayan hayvanların hepsi, nerede bulunursa bulunsun, ister balık şeklinde olsun, isterse başka cins ve şekide bulunsun, helâldir, yenebilir. Yine aynı mezheplere göre, bu hayvanların isimlerinin farklı olması, diri veya ölü olması; yakalayanların Müslüman veya gayrimüslim olması hükmü değiştirmez.
Mâlikî mezhebi hiçbir deniz hayvanını istisna kılmazken, Hanbelî mezhebi yılan balığını habis saydığı için; Şâfiî mezhebi de kurbağa, yengeç ve timsah gibi hem denizde, hem de karada yaşayabilen hayvanların etinin yenilmesini haram olarak vasıflandırmaktadır.
Hanefî mezhebine göre ise, balık sûretinde olmayan deniz hayvanlarının etlerini yemek haramdır. Buna göre, daima suda yaşayan, suda barınan hayvanlardan her çeşit balık eti yenebilir. Kalkan balığı, sazan balığı, yunus balığı, yılan balığı bu kabildendir. Fakat, diğer su hayvanları caiz değildir. Midye, istiridye, istakoz ve yengeç gibi hayvanların yenilmesi helâl olarak kabul edilmemektedir, haram sayılmaktadır.3
Bu esaslara göre, midye, istiridye gibi deniz hayvanları Şâfiî, Mâlikî ve Hanbeli mezheplerine göre yenebilirken, Hanefî mezhebine göre yenilmemektedir. Hanefî mezhebinin haram saymasının sebebi, bu çeşit hayvanları gerek görünüş, gerekse yenen kısımları itibariyle hoş olmaması, çirkin ve pis sayılmasıdır.
Yorum yap