Mürselât --Nebe'--Nâzi’ât Sûreleri (Elmalýlý Hamdi Yazýr Meali)

Kapat
Bu konu Cevap yazmaya kapatılmıştır.
X
Bu Sabit Bir Konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • Yağmur
    • Sep 2026

    #1

    Mürselât --Nebe'--Nâzi’ât Sûreleri (Elmalılı Hamdi Yazır Meali)

    Mürselât Sûresi

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle

    1 - Andolsun birbiri ardınca gönderilenlere,

    2 - Büküp devirenlere,

    3 - Yaydıkça yayanlara,

    4 - Seçip ayıranlara,

    5 - Bir öğüt bırakanlara,

    6 - Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,

    7 - Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır.

    8 - Hani o yıldızlar silindiği zaman,

    9 - Gök yarıldığı zaman,

    10 - Dağlar savrulduğu zaman,

    11 - Elçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman,

    12 - Bunlar hangi güne ertelendiler?

    13 - Hüküm gününe..

    14 - Bildin mi, nedir o hüküm günü?

    15 - O gün yalanlayanların vay haline!

    16 - Biz, öncekileri helak etmedik mi?

    17 - Sonra geridekileri de onlara katarız.

    18 - Biz suçlulara böyle yaparız.

    19 - O gün yalanlayanların vah haline!

    20 - Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?

    21 - Onu sağlam bir yerde oturttuk.

    22 - Belli bir süreye kadar.

    23 - Demek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz.

    24 - O gün yalanlayanların vay haline!

    25 - Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?

    26 - Gerek diriler, gerekse ölüler için.

    27 - Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?

    28 - O gün yalanlayanların vay haline!

    29 - (Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru."

    30 - "Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)."

    31 - O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.

    32 - O, saray gibi kıvılcımlar atar.

    33 - Sanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir).

    34 - O gün yalanlayanların vay haline!

    35 - Bugün, konuşamıyacakları gündür.

    36 - Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.

    37 - O gün yalanlayanların vay haline!

    38 - Bu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık.

    39 - Bir hileniz varsa beni atlatın.

    40 - O gün yalanlayanların vay haline!

    41 - Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.

    42 - Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.

    43 - (Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).

    44 - İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.

    45 - O gün yalanlayanların vay haline!

    46 - Yiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız.

    47 - O gün yalanlayanların vay haline!

    48 - Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler.

    49 - Vay haline o gün yalanlayanların!

    50 - Artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
  • Yağmur

    #2
    Nebe' Sûresi

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle

    1 - Birbirlerine neyi soruyorlar?

    2 - O büyük haberden (kıyametten) mi?

    3 - Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.

    4 - Hayır, ilerde bilecekler.

    5 - Hayır hayır, ilerde bilecekler.

    6 - Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?

    7 - Dağları da birer kazık kılmadık mı?

    8 - Sizleri çift çift yarattık.

    9 - Uykunuzu bir dinlenme yaptık.

    10 - Geceyi bir örtü yaptık.

    11 - Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık.

    12 - Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.

    13 - İçlerine ışık saçan bir kandil astık.

    14 - Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.

    15 - Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.

    16 - Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).

    17 - Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur.

    18 - O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.

    19 - Gök de açılmış, kapı kapı olmuştur.

    20 - Dağlar yürütülmüş, serap olmuştur.

    21 - Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur.

    22 - Azgınlar için son varılacak yer olmuştur.

    23 - Orada çağlarca kalacaklardır.

    24 - Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de içecek bir şey.

    25 - Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).

    26 - Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.

    27 - Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.

    28 - Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.

    29 - Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

    30 - (Onlara): "Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).

    31 - Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var.

    32 - Bahçeler var, bağlar var.

    33 - Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.

    34 - Dopdolu kadehler var.

    35 - Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.

    36 - (Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir).

    37 - O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rah-mân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.

    38 - O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

    39 - İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.

    40 - Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."

    Yorum yap

    • Yağmur

      #3
      Nâzi’ât Sûresi

      Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle

      1 - Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,

      2 - Usulcacık çekenlere,

      3 - Yüzüp yüzüp gidenlere,

      4 - Yarışıp geçenlere,

      5 - Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).

      6 - O gün deprem sarsar,

      7 - Onu ikinci bir sarsıntı izler.

      8 - Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.

      9 - Gözler kalkmaz saygıdan.

      10 - Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?

      11 - "Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

      12 - "Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.

      13 - Fakat o bir tek haykırıştır.

      14 - Bir de bakarsın hepsi meydandadır.

      15 - Musa'nın haberi sana geldi mi?

      16 - Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti:

      17 - "Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."

      18 - De ki: İster misin arınasın?

      19 - Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın.

      20 - Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.

      21 - Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.

      22 - Sonra koşarak dönüp gitti.

      23 - Derken adamlarını topladı da bağırdı:

      24 - "Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.

      25 - Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.

      26 - Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

      27 - Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.

      28 - Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.

      29 - Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

      30 - Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.

      31 - Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

      32 - Dağlarını oturttu.

      33 - Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için .

      34 - Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,

      35 - O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,

      36 - Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,

      37 - Artık her kim azgınlık etmiş,

      38 - Ve dünya hayatını tercih etmişse,

      39 - Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.

      40 - Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,

      41 - Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.

      42 - Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.

      43 - Sen nerde, onu anlatmak nerde?!

      44 - Onun son ilmi Rabbine aittir.

      45 - Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.

      46 - Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...