Zekâtý Gönül Hoþluðuyla Vermek

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • mehtap
    Çalışkan Üye
    • Oct 2009
    • 1371

    #1

    Zekâtı Gönül Hoşluğuyla Vermek

    Cenâb-ı Hak buyuruyor:

    “(Ey peygamber!) Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günâhlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin! Ve onlar için duâ et! Çünkü senin duân, onlar için sükûnettir (huzûr kaynağıdır).” (Tevbe, 103)


    Rasûlullah (sav) buyurdular:

    “Namaz kıldığı hâlde zekât vermeyen kimsenin namazı (nın hayrı) yoktur!” (Münâvî, Künûzü’l-Hakâik, s. 143)


    Allah Rasûlü’nün yakınlarından bir kadın, kız çocuğunu yanına alarak Efendimiz’i ziyarete gitmişti.

    Kızının kolunda, iki tane ve kalınca altın bilezik vardı. Rasûlullah (sav) kadına:

    “–Bunun zekâtını veriyor musun?” diye sordu.

    “–Hayır.” dedi. Rasûlullah (sav):

    “–Allâh’ın kıyâmet günü, onların yerine sana ateşten iki bilezik takması hoşuna gider mi?” buyurdu.

    Kadın hemen onları çıkarıp infâk etmesi için Rasûlullah (sav) Efendimiz’e uzattı ve:

    “–Bunlar Allah Rasûlü’ne âittir (dilediğiniz gibi infâk edin)!” dedi. (Ebû Dâvûd, Zekât, 4/1563



    Kısa Günün Kârı

    Asr-ı Saâdet toplumu, zekâta çok ehemmiyet verirdi. zekâtı gönül hoşluğuyla verirlerdi.

Hazırlanıyor...