Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Ey peygamber!) Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günâhlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin! Ve onlar için duâ et! Çünkü senin duân, onlar için sükûnettir (huzûr kaynağıdır).” (Tevbe, 103)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Namaz kıldığı hâlde zekât vermeyen kimsenin namazı (nın hayrı) yoktur!” (Münâvî, Künûzü’l-Hakâik, s. 143)
Allah Rasûlü’nün yakınlarından bir kadın, kız çocuğunu yanına alarak Efendimiz’i ziyarete gitmişti.
Kızının kolunda, iki tane ve kalınca altın bilezik vardı. Rasûlullah (sav) kadına:
“–Bunun zekâtını veriyor musun?” diye sordu.
“–Hayır.” dedi. Rasûlullah (sav):
“–Allâh’ın kıyâmet günü, onların yerine sana ateşten iki bilezik takması hoşuna gider mi?” buyurdu.
Kadın hemen onları çıkarıp infâk etmesi için Rasûlullah (sav) Efendimiz’e uzattı ve:
“–Bunlar Allah Rasûlü’ne âittir (dilediğiniz gibi infâk edin)!” dedi. (Ebû Dâvûd, Zekât, 4/1563
Kısa Günün Kârı
Asr-ı Saâdet toplumu, zekâta çok ehemmiyet verirdi. zekâtı gönül hoşluğuyla verirlerdi.
“(Ey peygamber!) Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günâhlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin! Ve onlar için duâ et! Çünkü senin duân, onlar için sükûnettir (huzûr kaynağıdır).” (Tevbe, 103)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Namaz kıldığı hâlde zekât vermeyen kimsenin namazı (nın hayrı) yoktur!” (Münâvî, Künûzü’l-Hakâik, s. 143)
Allah Rasûlü’nün yakınlarından bir kadın, kız çocuğunu yanına alarak Efendimiz’i ziyarete gitmişti.
Kızının kolunda, iki tane ve kalınca altın bilezik vardı. Rasûlullah (sav) kadına:
“–Bunun zekâtını veriyor musun?” diye sordu.
“–Hayır.” dedi. Rasûlullah (sav):
“–Allâh’ın kıyâmet günü, onların yerine sana ateşten iki bilezik takması hoşuna gider mi?” buyurdu.
Kadın hemen onları çıkarıp infâk etmesi için Rasûlullah (sav) Efendimiz’e uzattı ve:
“–Bunlar Allah Rasûlü’ne âittir (dilediğiniz gibi infâk edin)!” dedi. (Ebû Dâvûd, Zekât, 4/1563
Kısa Günün Kârı
Asr-ı Saâdet toplumu, zekâta çok ehemmiyet verirdi. zekâtı gönül hoşluğuyla verirlerdi.