Sorulan sorulara cevap

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • Münadi
    Yeni Üye
    • Jan 2012
    • 18

    #1

    Sorulan sorulara cevap

    Sorulan sorulara cevap -1

    Konu: Namaz



    Soru:
    Namaz kılmak istiyorum ama bir türlü başlayamıyorum içimde hep bir sıkıntı oluyor?

    Cevap:
    Es selamun aleykum değerli kardeşim,

    Namaz.. Namaz Dinin direğidir. Namaz İslam'ın en temel şartlarından ve her müslüman kişinin yapması gerekli olan ibadettir. Namaz'ı sevmeliyiz. Onu sevmek için önce onu iyi tanımalıyız. 5 vakit Namaz için davet ediliyoruz. Ne büyük bir şerefdir. Kime nasip oluyor ? Elhamdülillah, Müslümanlar için bir davettir. Namaz kılarak Rabbimiz c.c. olan şükran borcumuzu ödemek mümkün değil elbette, fakat Rabbimiz c.c. emrettiği, Namaz konusunu yerine getirerek, tüm pisliklerden de arınmış oluyoruz. Günde 5 vakit ne güzel abdest alıyoruz. Hem içimiz, hemde bedenimiz temizleniyor..

    Evet namaz'a alışık olmadığımızdan ötürü, ilk başlarda Şeytan ve nefs kişiye namaz kıldırmak istemez. Çünkü Onların işi vesvese vermek, Hayırlı bir iş olduğu zaman kişiyi sıkmak, insanın gözünü boyamak, gaflette kalmasını sağlamak, bir düşünelim, bir gün 24 saat, işimiz gücümüz var çalışıyoruz. Sabah saat 8:30 iş başı, akşam saat 18:30 eve geri dönüş. Arada ki geçen zamanı bir ele alalım, Bir insan kendisini çok rahat muhasebe edebilir. Bunu yapmalı da. Peki gelelim şimdi diğer türlü bir hesaba, Rahman ve Rahim olan ALLAH c.c. hazretleri bizi yoktan var etti. Bizi yedirdi. Bizi İçirdi. ve Bizi Müslümanlardan kıldı. Görebilmemiz, duyabilmemiz, yürüyüp tutabilmemiz için bizi harika bir şekilde donantı. Bizlere değer verdi. Bizi sevdi. Bizi meleklerden bile üstün kıldı. Ve bizlerde Yüce Yaratıcımıza ne kadar az veya aklımıza bile gelmeden, O'nu adını bazen öyle laf arasında "ALLAH ALLAH" veya "Bak sen ALLAH'ın işine" gibi kelimelerle sadece Rabbimizin adını zikrettik. Biz ona ne kadar da çok az şükrediyoruz. ve Biz gerçekten de ALLAH c.c. hazretlerini tanıyormuyuz? Peki nasıl olacak, nasıl tanıyabilirim, Ve onun istediği gibi bir kul nasıl olabiliriz sorusunada acizane cevap olarak;

    Öncelikle Rahman ve Rahim olan ALLAH c.c. hazretlerinin emir ve yasaklarına uymamız gerekiyor. Çevremize bakarak ve bu dünyanın kandırıcı aldırışına kanmadan yapmamız gerekiyor. 24 saatimizin sadece 1 saatini de ALLAH c.c. ayırmak çok mu, birde öyle düşünelim,
    Sabah vakti: 4 dakika
    Öğle vakti: 10 dakika
    İkindi vakti: 8 dakika
    Akşam vakti: 5 dakika
    Yatsı vakti: 15 dakika
    4+10+8+5+15= 42 En fazla biz bunu demin de söylediğimiz gibi toplamı 60 dakika olarak ele aldık, Tekrar düşünelim, Biz ne yapıyoruz? Şu akan değerli zamanımızı, geri gelmeyeceğini bile bile nasıl geçiriyoruz? Rabbim c.c. bize yapmamız gereken ibadetlerimizi sevdirsin inşaAllah. Bize kolay kılsın inşaAllah, Nefsimizin ve Şeytanın vesveselerinden de korusun inşaAllah (Amin)

    Öncelikle temizlenerek, Abdest aldıktan sonra, En önemli ibadetimiz olan NAMAZ'ımızı kılmak üzere niyetlenmeliyiz. Hayatımıza çok farklı ve bir o kadar da tatlı olan Namaz ibadetimizde sürekli olmaya gayret etmeliyiz. Çaba sarfetmeliyiz. Namaz ilk etaplarda insanı sıkabilir. Çünkü yukarıda da belirtiğimiz üzere, alışık olmadığımız için 1 dakika bile insana çok zor gelebilir. Gerçekten de her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Daha sonra şu cümle yi çok iyi anlayıp, uygulamamız gerekiyor. Rabbimiz c.c. "Siz bildikleriniz ile amel edin, bende size bilmediklerinizi öğreteyim" buyuruyor.
    Ezan-ı Muhammed'i- Kaç kere içtenlikle dinledik, veya okunmadan önce ki ettiğimiz küfürlere kısa süreli olarak ara mı verdik? Gerçekten de Cennet Ehli olan kişiler temiz olan veyahut pisliklerden arınarak temizlenmiş kişilerdir. Her konuda temiz olursak, işte o zaman sıkıntı gibi, veya aklımıza gelen farklı düşüncelerin namazda gelmesinede engel olmuş oluruz.

    Bir insan öldüğü vakit, kabirde münker ve nekir adlı iki melek gelip, İlk soru, dünyada iken kıldığımız veya kılmadığımız olan NAMAZ'dan sorulacak.

    Melek soracak: Dünyada iken namaz'ın varmıydı?
    Kişi: Ben hayır sever bir insandım, herkese yardım ederdim
    Melek: Namaz varmıydı?
    Kişi: Zekat vermiştim , sadakada vermiştim
    Melek: Namaz varmıydı?
    Kişi: Ben kimseye kötülük etmedim, kalbim temizdi herkese yardımcı olurdum
    Melek: Namaz varmıydı Namaz? diye sorduğunda
    Kişi: Hayır, namaz yoktu dediği vakit direk
    Melek: ATIN BUNU CEHENNEME

    Dediği vakit halimiz nice olur. Bir namazımız var, onuda yarım yamalak yapıyoruz. Rabbimiz c.c. bizleri ibadet konusunda muvaffak eylesin inşaAllah..

    Dünyada iken yaptığımız hayır ve hasenatları vucüdumuzun sağ ve sol bacağı olarak düşünelim, vermiş olduğumuz zekat ve sadakalarıda el kol olarak düşünelim, Ama Namaz yok, yani vucüdun Başı yok, Baş sız bir vucüd bir işe yarar mı ?

    Dünyada Amel var Hesap yok, Ahirette Hesap var Amel yok, Hz. Ali (R.a.)

    Namazı sevmeliyiz. Namaz bizim kurtuluşumuzdur. Eğer ki namazlarımız tam olursa tüm işlerimizde o şekilde tam olacaktır.

    Şeytan ve Nefs'in işi, kişiyi doğru yoldan sapıklığa sürüklemek, yavaş yavaş ve sinsi bir şekilde dininden soğutmak ve ALLAH c.c. hazretlerinin emrettiği şeyleri yaptırmamak olacaktır. Bir hırsız boş bir arsaya gidip, birşeyler çalmak için uğraşır mı? Zaman bile kaybetmez. Nefs kişiye ağırlık verir. Şeytanda da vesvese verir.


    Şeytanın Namazı Engelleme Metodları..

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------

    - Kul namaz kilmak isteyince, ona vesvese veririm. Henüz vakit var, mesgulsün, isini bitir, sonra kilarsin, derim


    - Namazini geciktiremezsem, insan seytanlarindan birini yollarim ve namazini geciktiririm


    - Onu da yapamazsam, o kula namazda musallat olurum. - Saga bak, sola bak, - derim, bakinca da yüzünü oksar, alnindan öperim. Sonra da „namazin bozuldu" diye vesvese verir namazdan cikaririm


    - Saga sola baktiramazsam, yalniz basina namaz kildiginda yanina giderim. Cabuk kilmasini emrederim. Horozun yem yedigi gibi cabukca kildiririm


    - Bunu da yaptiramazsam, cemaâtle namaz kilarken, basina bir gem takarimm ve başını imamdan önce secde ve rükûya götürürüm ve namazini bozarim.


    - Bunu da yaptiramazsam, namazda parmaklarini cikirdatmasini emrederim. Böylece beni tesbih eder

    - Miskinlere, zavallilara giderim, namazi birakmalarini emrederim. -Namaz size göre degil, siz rizkiniza bakin, isinizde calisin derim

    - Hastalara giderim, hastaya zorluk yoktur, iyi olunca kilarsin derim. Hattâ, hastayi isyân ettirir, küfre bile sokarim
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------

    Rabbim c.c. yar ve yardımcımız olsun, sinsi iblisin şerri'nden muhafaza eylesin, Nefsimizin bizi yönetmesine izin vermesin inşaAllah. Rabbimiz c.c. bizi kendisine sadece ibadet için sabıt kılsın. Nefsimize, Neslimize hidayet nasip etsin.. (Amin)


    Es selamun aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu..
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------


    Başkalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki senin hayatına gıpta ediyorlar.
  • Münadi
    Yeni Üye
    • Jan 2012
    • 18

    #2
    Risale-i Nur / Dördüncü söz


    Namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat i anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:

    Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir."

    İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. Kumara-mumara verip zayi eder, birtek altını kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?

    İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!

    O hâkim ise; Rabbimiz,Hâlıkımızdır.O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmidört altrn ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet'tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder. Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı Mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?

    Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu Sûrette bütün sermaye-i ömürünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibkâ eder.

    Bediüzzaman Said Nursi
    Başkalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki senin hayatına gıpta ediyorlar.

    Yorum yap

    • CUMHUR
      Özel Üye
      • Jan 2008
      • 3964

      #3
      eline sağlık kardeşim münadi....selamün aleyküm...
      Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
      Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...