Tesbihatın önemi
Muhacirlerin fakirleri Resulullah’a (a.s.m.) gelip dediler ki: – Servet sahibi Müslümanlar derece ve nimetler ba-kımından bizi geçtiler…
Resulullah da:
– Ne hususta, diye buyurunca, muhacir fakirler:
– Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyor; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar sadaka verdikleri halde biz veremiyoruz; onlar köle azad ediyorlar, biz edemiyoruz, dediler.
Bunun üzerine Peygamber (a.s.m.):
– Size, sizden ilerde bulunanlara yetişebileceğiniz, sizden geride, sizden aşağıda olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar müstesna, sizden başka kimsenin daha faziletli olamayacağı bir şey öğreteyim mi, buyurdu.
Muhacirlerin fakirleri:
– Evet, öğret, ey Allah’ın Resulü, diye cevap verdiler.
Peygamber Efendimiz de (a.s.m.):
– Her namazın sonunda otuz üçer defa sübhânallah (Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim), elhamdülillah (hamd Allah’a mahsustur), Allahü Ekber (Allah en büyüktür) de*yiniz, buyurdu.
Muhacir fakirler, bir süre sonra Resulullah’a (a.s.m.) gelerek şöyle dediler:
– Mal ve servet sahibi kardeşlerimiz bizim bu yaptığımızı işitip onlar da böyle yaptılar.
Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu:
– Bu, Allah’ın fazlıdır, dilediğine verir.
KAYNAK : Namazı yaşayanlar - Said Demirtaş
alıntı..
Muhacirlerin fakirleri Resulullah’a (a.s.m.) gelip dediler ki: – Servet sahibi Müslümanlar derece ve nimetler ba-kımından bizi geçtiler…
Resulullah da:
– Ne hususta, diye buyurunca, muhacir fakirler:
– Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyor; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar sadaka verdikleri halde biz veremiyoruz; onlar köle azad ediyorlar, biz edemiyoruz, dediler.
Bunun üzerine Peygamber (a.s.m.):
– Size, sizden ilerde bulunanlara yetişebileceğiniz, sizden geride, sizden aşağıda olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar müstesna, sizden başka kimsenin daha faziletli olamayacağı bir şey öğreteyim mi, buyurdu.
Muhacirlerin fakirleri:
– Evet, öğret, ey Allah’ın Resulü, diye cevap verdiler.
Peygamber Efendimiz de (a.s.m.):
– Her namazın sonunda otuz üçer defa sübhânallah (Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim), elhamdülillah (hamd Allah’a mahsustur), Allahü Ekber (Allah en büyüktür) de*yiniz, buyurdu.
Muhacir fakirler, bir süre sonra Resulullah’a (a.s.m.) gelerek şöyle dediler:
– Mal ve servet sahibi kardeşlerimiz bizim bu yaptığımızı işitip onlar da böyle yaptılar.
Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu:
– Bu, Allah’ın fazlıdır, dilediğine verir.
KAYNAK : Namazı yaşayanlar - Said Demirtaş
alıntı..