Rasulullahin Bindiði Hayvanlar

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    Rasulullahin Bindiği Hayvanlar

    ONSEKÎZÎNCÎ BÖLÜM

    RASULULLAHIN BİNDİGİ HAYVANLAR

    Rasulullahın Atları

    Rasulullah'ın Devesi

    Rasulullahın Katırı

    Rasulullahın Eşeği

    Rasulullahın Hayvanına Vurulan Eğer

    Rasulullah Hayvana Binerken Ne Derdi

    Rasulullah'ın Yürüyüşü




    Rasulullahın Atları


    1125) Enes şöyle demiştir:

    "Rasulullah'm (s.a.v.), kadınlardan sonra, atlardan daha çok sev*diği bir şey yoktu."[1]

    1126) Ebu Hureyre şöyle demiştir:

    "Rasulullah'm (s.a.v.) en sevdiği atlar, doru renkli, burnunda be*yazlık olan, iyi koşan, uysal, ayağının sağ tarafında beyaz benler bulu*nan atlardı."[2]

    1127) îbn Abbas şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) "el-Mürteciz" denilen bir atı vardı.[3]

    Musannif (yazar) şöyle demiştir: Rasulullah'ın (s.a.v.) sahip olduğu ilk at, "es-Sekb" denilen attı. el-Murteciz de O'na aitti. O, bir bedeviden satın aldığı ve buna Huzeyme İbn Sabit'in de şahit olduğu attı. "el-Lizaz" demlen at, "et-Tırf denilen at, "el-Verd" denilen at, "en-Nahif denilen at (ki bazıları "el-Lahîf' derler) da O'na aitti.

    Bazı alimler, Rasulullah'm (s.a.v.) atlarından birisini, "el-Ya'sub" diye isimlendirirler.[4]



    Rasulullah'ın Devesi


    1128) Enes şunu anlattı:

    Rasulullah'm (s.a.v.) devesinin adı "el-Adba" idi. Hiçbir deve onu geçemiyordu. Fakat bir bedevi, bir iş devesiyle gelip onu geçti. Bu, müslümanlarm zoruna gitti. Rasulullah (s.a.v.):

    - "Neyiniz var?" diye sordu. Onlar:

    - el-Adba yarışta kaybetti, dediler. Bunun üzerine Rasulullah:

    - "Allah'ın kanunudur. Dünyada yükselen hiçbir şey yoktur ki, Al*lah onu aşağı indirmesin" buyurdu.[5]

    1129) îbn Ömer şöyle dedi:

    "Rasulullah (s.a.v.), fetih günü Mekke'ye devesi Kasva'nın üzerin*de girdi."[6]

    1130) Muaz şöyle dedi:

    "Kırmızı bir devenin üzerinde Rasulullah'ın terkisindeydim."

    1131) Hişam İbn Urve'nin babası şunu anlattı:

    Rasulullah (s.a.v.) çıkıp Osman'ı, hasta olan kızının yanında bı*raktığında, Usame'yi de bıraktığında onlar ansızın tekbir sesi duydular. Bu esnada Zeyd İbn Harise, Rasulullah'm (s.a.v.) devesi el-Ced'a üze*rinde geldi. Zeyd: Falanca öldürüldü. Falanca esir edildi diye konuşu*yordu.

    el-Kasva'nın, o el-Adb ve el-Ced'a olduğunu bil.

    1132) Said Îbnu'l-Museyyeb şöyle dedi: "Onun kulağının ucunda kesiklik vardı." el-Ced'a: Kulağı koparılan demektir. eî-Maksuwe kulağının bir kısmı kesilen demektir.

    1133) Bize, şeyhimiz İbn Nasr, Sa'leb'den şunu anlattı:

    Bunlar Rasulullah'm (s.a.v.) bir devesinin isimleriydi: O deve, ne Ced'a (kulağı kopuk), ne de Maksuvve (kulağının bir kısmı kesik) idi.[7]



    Rasulullahın Katırı


    1134) el-Abbas Ibn Abdilmuttalib şunu anlattı:

    Huneyn savaşında Rasulullah'm (s.a.v.) yanındaydım. O'mın ya*nında, benimle Ebu Sufyan İbn'ul-Haris Ibn Abdilınuttalib'den başka hiç kimse kalmamıştı. Rasulullah (s.a.v.) ise Ferve İbn Nufase'nin hediye ettiği beyaz katırının üzerindeydi.[8]

    1135) el-Asbağ İbn Nubate şunu anlattı:

    Ali (îbn Ebi Talib), Nehrevan halkıyla savaştığında, Rasulullah'm (s.a.v.) boz katırına binmişti.

    Musannif şöyle demiştir:

    Onun katırına, eş-Şehba deniliyordu. Düldül de deniliyordu.[9]



    Rasulullahın Eşeği


    1136) Muaz şöyle demiştir:

    "Ufeyr denilen bir eşeğin üzerinde, Rasulullah'm (s.a.v.) terkisin-deydim."

    1137) Enes İbn Malik şöyle dedi:

    "Rasulullah'ı (s.a.v.), üzerinde semer bulunan bir eşeğin üzerinde gördüm."

    1138) Enes şöyle dedi:

    "Peygamber'i (s.a.v.) Hayber savaşından ve Benî Nadir'le yapılan savaşta, semer vurulmuş ve hurma lifi ipinden yapılmış bir yular geçi*rilmiş bir eşeğin üzerinde gördüm."[10]



    Rasulullahın Hayvanına Vurulan Eğer


    1139) Ebu Abdirrahman el-Fihri şunu anlattı:

    Çok sıcak bir yaz günü, Huneyn savaşında Rasulullah'm (s.a.v.) yanında bulundum. Rasuîullah (s.a.v.):

    - "Bilal! Benim atımı eğerle" dedi.

    Bilal, pek de ahım şahım olmayan, keçeden yapılmış ince bir eğer çıkardı.[11]



    Rasulullah Hayvana Binerken Ne Derdi?


    1140) Ali İbn Rabia şöyle derdi: '

    Rasulullah'a (s.a.v.), binmesi için bir hayvanın getirildiğini gör*düm. Rasulullah (s.a.v.) ayağını üzengiye koyunca:

    - "Bismillah" dedi. Hayvanın üzerine yerleşince de:

    - "Bunu bizim emrimize veren Allah'a hamdolsun. Biz ona güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbhniz'e döneceğiz" dedi.

    Sonra üç defa Allah'a hamdetti. Üç defa da tekbir getirip:

    "Seni her türlü noksanlık ve kusurdan tenzih ederim. Senden baş*ka ilah yoktur. Ben kendime zulmettim, beni bağışla" dedi.

    Daha sonra da güldü. Ben de: -Neden güldün ya Rasulellah? dedim. Rasulullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi:

    - "Kul: Beni bağışla dediğinde, Rab, kulundan hoşlanıyor ve: Ku*lum günahları ancak benim bağışlayabileciğimi biliyor, diyor."[12]



    Rasulullah'ın Yürüyüşü


    1141) Hişam anlattı:

    Usame'ye, Veda haccmda Rasulullah'm (s.a.v.) yürüyüşü hakkında soruldu. O da:

    "O'nun yürüyüşü anaktı (hayvanın bırakılarak kendi haline git-mesiydi). Meydan bulduğunda koştururdu."[13]
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...