
• Birisi seninle ilgilenmeye, seninle konuşmaya cesaret eder diye,
Can kıskançlığından ötürü her saat, senin önünde ölüyor, diriliyor!
• Sen ayağını nereye bassan, topraktan bir insan baş kaldırır, hayat bulur!
Hal böyleyken, kim kendindeki bir baş için senden vazgeçer, kim sana canın vermez?
• Senin latîf, manevî kokunu alarak uçtuğu gün, senden nasıl bir koku aldığını, ancak can bilir; başkası bilemez!
• Senin mahmurluğun bir an için başımda azalsa, başım feryada başlar ve başımda bulunan her kıl da, yana yakıla ağlar!
• Gönlümün evini boşalttım; içinde bulunan her şeyi dışarı attım da, orayı senin eşyanla doldurdum, döşedim!
Aşkın günden güne artsın, çoğalsın diye ben, eriyip gitmede, eksilmedeyim!
• Şimdi canım, Tebrizli Şems'in aşkı ile denizdeki gemiler gibi ayaksız koşuyor!
Şems Divânı - Divân' ûl Kebîr
Mevlânâ Celâ' l' ed-din Rumî