Müslümanlar kendilerini dünyaya şiddetle teşvik eden, sanat ve küfür ehlinin ideolojisine zorla ve dikta ile sevk eden zavallı gayretkârların ve onların küfr-i zihniyetlerinin farkında olmalıdırlar.
Dikkat edelim ;
Bu milletin içinde bazılarının din ile bağları kopmuş vaziyettedir. Din ile bağların küfr-i beşeri ideolojiler sayesinde koparılması toplumsal hayata öldürücü bir zehir olmuş ve sosyal hayatı yatağını kaybetmiş akarsu misali kollara bölmüştür.Toplumsal yapıda meydana gelen bu bölünme ; manevi, ulvi ve örfi bir takım değerlerin unutulmasına, duran su misali kokuşmasına hatta çamurlaşmasına sebeb olmuştur. Dili tekbir getirdiği halde zihni ve kalbi tevhid noktasında zayıf kalan, zaafiyet gösteren ve şeytani ideolojilerle feth edilen bir insanda ve toplumda beliren en temel özellik; kalpde vicdanın bozulması, vicdanın sızlamaması ve rahatsız olmamasıdır. Bu durum toplumda farkındalık ve sevap-günah kavramının hatta ölümden sonra diriliş ve mahkeme-i kübra (hesap günü) inancının üzerine toz serpilmesine ve bazen yok olmasına akılda ise; söylemlerin eylem zannedilmesine yani bağırarak, kalabalık halk yığınları oluşturarak problemlerin çözüleceği gibi bâtıl bir fikir temelinin oluşmasına sebebiyet vermiştir.
Allaha inandığı halde ; Allahın emirlerine aykırı hâl ve hareketlerde bulunan insan bu hastalıklı durumun içine bizzat talep edip girmez. Çünkü Allaha inanan, O'nun sevgisini yitirmekten korkan hiçbir insan yoktur ki ; salih ve dinine bağlı olmak istemesin. Bu hastalığa yakalanan insanlar ve toplumlarda gözlenen durum ise hastalıklarının farkında olmalarına ve bu illeti durumdan kurtulmak istemelerine rağmen '' Çoğunluk bizim gibi düşünmektedir '' şeytani vesvesesi ile hareket etmeleri, bununla avunmaları, teselli olmaları ve içinde bulundukları toplumun, çevrenin şeytanlaşmış kadrolarının etkisinde kalmalarıdır. Fasıklık hastalığının tedavisi için; birey, aile, toplum ve devlet tarafından gerekli mücadelenin verilmemesi ve önlemlerin alınmaması bireyi şiddetli bir çelişki dehlizinin içine atar. Birey kâfir veya münâfık olmadığı halde içtimâi yaşantısı bunun aksini ıspatlar ve bu durum zamanla ateş topu gibi Müslümanım dediği halde gayr-i müslim gibi yaşayan bir toplum meydana getirir.Bu durumun aşırısı ise kişiyi '' Mürted '' olmaya yani Dininden dönmeye kadar götürür. Dinden dönen dini inkar edenden daha fazla dine zarar verir. Mürted kişilerin saklandıkları kimlik ise münafıklıktır. Münafıklar, kendi zehirli düşüncelerini yaymak, hakim kılmak, bireye ve topluma empoze etmek için, Allah'ı, Dini ve İslam'ı kullanırlar ve zalimler tarafından bu doğrultuda kullanılırlar. Günümüz toplumunda insanların belirli kesimler tarafından sözde Din adına Allah-ü Ekber nidâlarıyla hor görülmesi, eğitimsiz bırakılması, dışlanması hatta öldürülmesi, katolik kilisesinin Hristiyanlık ( Hz.İsa ve Allah ) adına günahları bağışlaması, sosyalistlerin Allah adına adaletin ölçüyle değil eşitlikle sağlanacağını savunması vs vs gibi ... Bu durum '' Din '' den değil dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen mürted ve münafık kişi, kurum ve ideolojilerinden kaynaklanmaktadır. Toplumsal kaosa ve bölünmelere sebebiyet vermemek için bu ayrımın iyi tahlil edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtmiş olduğum durumun en büyük sebebi ise şudur ki ;
İnsanoğlunu; başta nefis ve istekleri, ihtiyaçları ve duyguları, şeytanı ve dünyanın görünüşte olan güzelliği ve bunu dava edinen ideoloji kahramanları gibi insanı dünyaya müptelâ kılan ve ölüm gerçeğini unutturan bir nevi ölümsüzlüğe çağıran ve sevk eden aracıların çok olmasının yanında; bâki olan ahirete ve ebedi hayata davet eden unsurların az olması ve mevcut olanlarında çeşitli etkenler eliyle ( şeytanın avukatları ) toplumdan bihaber bırakılmasıdır.
Ehl-i Dalâletin vekili ve tebliğcisi görevinde bulunan bazı ideoloji kahramanları derler ki ;
'' Bizler Dünya saadetini, dünya lezzetini,medeniyetin ilerlemesini, sanatın kusursuzluğunu kendimizce ahireti düşünmemekte ve Allah'ı tanımamakta, Allah'ın kurallarına biat etmemekte ve Dünya sevgisinde, mutlak akılda, akıl üstü hiçbir duyguyu kabul etmemekte, hürriyette, kendine güvenmekte ve insanı kendi kendine yetebilecek donanımda gördüğümüz için, bireyi ve toplumu, milletin temel oluşumlarını bu yola şeytanın gayret ve yardımıyla sevk ettik, ediyoruz ve edeceğiz ''. Bu davete icâbet eden, aklını dalâlet ve gaflet dehlizine atan biçâre birey ve toplumun zararı o kadar büyük olur ki, tasavvurlarından ruh, akıl ve kalp ürperir. Ruhi, akli ve kalbi bunalımlara giriftar olur.
Ey Kâfirlerin çokluklarından ve onların iman hakikatlerini inkar noktasındaki ittifaklarından telâşa düşen, onlara râm eden ve yeise düşüp imanını bozan biçâre kardeşim ;
Bil ki, kıymet ve ehemmiyet sayı ve adet çokluğunda değildir. Çünkü, insan eğer insan olmazsa şeytani bir hayvana dönüşür. Bazı Avrupalılar ve Avrupayı maymun misali taklit edenler gibi hayvani hislerin ve onların nefsi arzularını yerine getirmek için aşırı arzu ve istekleri doğrultusunda hareket edersen hayvandan ne farkın kalır?
Kâfirler ve onların zararlı ideolojileri yolunda giden zevk ve eğlence düşkünleri bilesin ki, Onlar Cenab-ı Hakkın hayvanatından bir çeşit alçak ve hilekârdırlar. Her şeyi bir maksada uygun yaratan Allah onları dünyanın imareti ve Müminin ehl-i küfrü ve Ehl-i Hakkı kıyas etmesi için yaratmıştır.
Kardeşim ;
Dünya madem fânidir; madem ömür kısadır ve ebedi hayat burada kazanılacaktır; madem dünya sahipsiz değil ve şu dünya misafirhanesinin hikmetli ve cömert müdebbiri vardır; madem iyilik ve fenalık cezasız ve ödülsüz kalmayacaktır ve kimseye kaldıramayacağı yükten fazlası yüklenmeyecektir ve dünyevi dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır, madem bütün mevcudat ve mâhlukat yok olmaya mahkumdur
O halde !!!
Dünya için ahireti unutmak, ahireti dünyaya fedâ etmek, ebedi hayatı fâni ve geçici dünya hayatı için yok etmek, gereksiz ideoloji ve işlerle ömrü telef etmek, kendini misafir yerine mâlik zannedip misafirhâne sahibinin emir ve buyruklarına karşı gelmek ve hatta eleştirmek ve bununla sınırlı kalmayıp ortadan kaldırmaya çalışmak, selâmetle kabir kapısını açmak ve ebedi saadet-ül hayata nail ve mazhar olmak varken Gâflet ve Dalâlet dehlizinin içinden Cehennem kapısının tokmağını vurmanın anlamı ne ?
RECEP KURT
Selam ve Dua ile
Dikkat edelim ;
Bu milletin içinde bazılarının din ile bağları kopmuş vaziyettedir. Din ile bağların küfr-i beşeri ideolojiler sayesinde koparılması toplumsal hayata öldürücü bir zehir olmuş ve sosyal hayatı yatağını kaybetmiş akarsu misali kollara bölmüştür.Toplumsal yapıda meydana gelen bu bölünme ; manevi, ulvi ve örfi bir takım değerlerin unutulmasına, duran su misali kokuşmasına hatta çamurlaşmasına sebeb olmuştur. Dili tekbir getirdiği halde zihni ve kalbi tevhid noktasında zayıf kalan, zaafiyet gösteren ve şeytani ideolojilerle feth edilen bir insanda ve toplumda beliren en temel özellik; kalpde vicdanın bozulması, vicdanın sızlamaması ve rahatsız olmamasıdır. Bu durum toplumda farkındalık ve sevap-günah kavramının hatta ölümden sonra diriliş ve mahkeme-i kübra (hesap günü) inancının üzerine toz serpilmesine ve bazen yok olmasına akılda ise; söylemlerin eylem zannedilmesine yani bağırarak, kalabalık halk yığınları oluşturarak problemlerin çözüleceği gibi bâtıl bir fikir temelinin oluşmasına sebebiyet vermiştir.
Allaha inandığı halde ; Allahın emirlerine aykırı hâl ve hareketlerde bulunan insan bu hastalıklı durumun içine bizzat talep edip girmez. Çünkü Allaha inanan, O'nun sevgisini yitirmekten korkan hiçbir insan yoktur ki ; salih ve dinine bağlı olmak istemesin. Bu hastalığa yakalanan insanlar ve toplumlarda gözlenen durum ise hastalıklarının farkında olmalarına ve bu illeti durumdan kurtulmak istemelerine rağmen '' Çoğunluk bizim gibi düşünmektedir '' şeytani vesvesesi ile hareket etmeleri, bununla avunmaları, teselli olmaları ve içinde bulundukları toplumun, çevrenin şeytanlaşmış kadrolarının etkisinde kalmalarıdır. Fasıklık hastalığının tedavisi için; birey, aile, toplum ve devlet tarafından gerekli mücadelenin verilmemesi ve önlemlerin alınmaması bireyi şiddetli bir çelişki dehlizinin içine atar. Birey kâfir veya münâfık olmadığı halde içtimâi yaşantısı bunun aksini ıspatlar ve bu durum zamanla ateş topu gibi Müslümanım dediği halde gayr-i müslim gibi yaşayan bir toplum meydana getirir.Bu durumun aşırısı ise kişiyi '' Mürted '' olmaya yani Dininden dönmeye kadar götürür. Dinden dönen dini inkar edenden daha fazla dine zarar verir. Mürted kişilerin saklandıkları kimlik ise münafıklıktır. Münafıklar, kendi zehirli düşüncelerini yaymak, hakim kılmak, bireye ve topluma empoze etmek için, Allah'ı, Dini ve İslam'ı kullanırlar ve zalimler tarafından bu doğrultuda kullanılırlar. Günümüz toplumunda insanların belirli kesimler tarafından sözde Din adına Allah-ü Ekber nidâlarıyla hor görülmesi, eğitimsiz bırakılması, dışlanması hatta öldürülmesi, katolik kilisesinin Hristiyanlık ( Hz.İsa ve Allah ) adına günahları bağışlaması, sosyalistlerin Allah adına adaletin ölçüyle değil eşitlikle sağlanacağını savunması vs vs gibi ... Bu durum '' Din '' den değil dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen mürted ve münafık kişi, kurum ve ideolojilerinden kaynaklanmaktadır. Toplumsal kaosa ve bölünmelere sebebiyet vermemek için bu ayrımın iyi tahlil edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtmiş olduğum durumun en büyük sebebi ise şudur ki ;
İnsanoğlunu; başta nefis ve istekleri, ihtiyaçları ve duyguları, şeytanı ve dünyanın görünüşte olan güzelliği ve bunu dava edinen ideoloji kahramanları gibi insanı dünyaya müptelâ kılan ve ölüm gerçeğini unutturan bir nevi ölümsüzlüğe çağıran ve sevk eden aracıların çok olmasının yanında; bâki olan ahirete ve ebedi hayata davet eden unsurların az olması ve mevcut olanlarında çeşitli etkenler eliyle ( şeytanın avukatları ) toplumdan bihaber bırakılmasıdır.
Ehl-i Dalâletin vekili ve tebliğcisi görevinde bulunan bazı ideoloji kahramanları derler ki ;
'' Bizler Dünya saadetini, dünya lezzetini,medeniyetin ilerlemesini, sanatın kusursuzluğunu kendimizce ahireti düşünmemekte ve Allah'ı tanımamakta, Allah'ın kurallarına biat etmemekte ve Dünya sevgisinde, mutlak akılda, akıl üstü hiçbir duyguyu kabul etmemekte, hürriyette, kendine güvenmekte ve insanı kendi kendine yetebilecek donanımda gördüğümüz için, bireyi ve toplumu, milletin temel oluşumlarını bu yola şeytanın gayret ve yardımıyla sevk ettik, ediyoruz ve edeceğiz ''. Bu davete icâbet eden, aklını dalâlet ve gaflet dehlizine atan biçâre birey ve toplumun zararı o kadar büyük olur ki, tasavvurlarından ruh, akıl ve kalp ürperir. Ruhi, akli ve kalbi bunalımlara giriftar olur.
Ey Kâfirlerin çokluklarından ve onların iman hakikatlerini inkar noktasındaki ittifaklarından telâşa düşen, onlara râm eden ve yeise düşüp imanını bozan biçâre kardeşim ;
Bil ki, kıymet ve ehemmiyet sayı ve adet çokluğunda değildir. Çünkü, insan eğer insan olmazsa şeytani bir hayvana dönüşür. Bazı Avrupalılar ve Avrupayı maymun misali taklit edenler gibi hayvani hislerin ve onların nefsi arzularını yerine getirmek için aşırı arzu ve istekleri doğrultusunda hareket edersen hayvandan ne farkın kalır?
Kâfirler ve onların zararlı ideolojileri yolunda giden zevk ve eğlence düşkünleri bilesin ki, Onlar Cenab-ı Hakkın hayvanatından bir çeşit alçak ve hilekârdırlar. Her şeyi bir maksada uygun yaratan Allah onları dünyanın imareti ve Müminin ehl-i küfrü ve Ehl-i Hakkı kıyas etmesi için yaratmıştır.
Kardeşim ;
Dünya madem fânidir; madem ömür kısadır ve ebedi hayat burada kazanılacaktır; madem dünya sahipsiz değil ve şu dünya misafirhanesinin hikmetli ve cömert müdebbiri vardır; madem iyilik ve fenalık cezasız ve ödülsüz kalmayacaktır ve kimseye kaldıramayacağı yükten fazlası yüklenmeyecektir ve dünyevi dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır, madem bütün mevcudat ve mâhlukat yok olmaya mahkumdur
O halde !!!
Dünya için ahireti unutmak, ahireti dünyaya fedâ etmek, ebedi hayatı fâni ve geçici dünya hayatı için yok etmek, gereksiz ideoloji ve işlerle ömrü telef etmek, kendini misafir yerine mâlik zannedip misafirhâne sahibinin emir ve buyruklarına karşı gelmek ve hatta eleştirmek ve bununla sınırlı kalmayıp ortadan kaldırmaya çalışmak, selâmetle kabir kapısını açmak ve ebedi saadet-ül hayata nail ve mazhar olmak varken Gâflet ve Dalâlet dehlizinin içinden Cehennem kapısının tokmağını vurmanın anlamı ne ?
RECEP KURT
Selam ve Dua ile
Yorum yap