Cinler haber verince

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    Cinler haber verince

    Cinler Haber Verince

    Ebu’l-Fazl ibnü’l-Cevherî Hazretleri’nin (ö: 480/1087) Ebu Bekir isimli bir talebesi anlatıyor:

    Şeyh Ebu’l-Fazl’ın namını duyunca, onu ziyaret için memleketimden çıkıp Mısır’a gitmiştim. Cuma günüydü, cemaate vaaz ettiği mecliste hazır bulundum. Baktım ki, baştan başa göz alıcı ve kıymetli elbiseler içinde bir şeyh! Kendi kendime dedim ki: “Dindarlığı, takvası, iman gücü ve güzel sıfatlarıyla tanınan, nice yolcuların ziyaretine geldiği İbnü’l-Cevherî bu ha!.. İşte o da böyle süs ve lüks elbiseler içinde…” Şaşırıp kaldım ve onu bırakıp gittim.

    Çıkıp yürüdüğüm sırada, bir kadının bana doğru yüksek sesle bağırıp feryat ettiğini gördüm. Ona acıyarak yaklaştım ve derdini sordum:

    - Ben birçok konağı olan bir kadınım. Büyütüp yetiştirdiğim yalnız bir gelinlik kızım var. Salih ve dengi bir müslüman onu istedi de onunla nikâhlayıverdim. Bu gece zifaf gecesidir. Fakat kızımı cin çarpıp aklını giderdi, dedi.

    Allah’ın izniyle onu iyileştirmeye çalışacağımı söyledikten sonra, birlikte mükemmel yapıda bir eve gittik. Gelinlik güzel kızcağız cin çarpmasından sağa sola dönüp duruyordu. Ona yedi kıraatle Kur’an’dan on ayet okudum. Bu sırada bir cin, açık bir lisanla şunları söyledi:

    - Ey şeyh, yedi rivayetle kıraatin için bize karşı övünme! Bizler Hz. Ali r.a. vasıtasıyla müslüman olmuş cinlerden yetmiş sınıfız. Bugün senin küçümsediğin ve hakkında kötü zanda bulunduğun Ebu’l-Fazl’ın arkasında namaz kılmaya gelmiştik. Bu şerefli günde bu kızın evinin yanından geçerken üzerimize pislik attı. Üstüm kirlendiğinden, beni o veli şeyhin arkasında namaz kılmaktan mahrum etti. Ben de kızarak gördüğünü yaptım.

    - Peşinde namaz kılmak için geldiğiniz o salih zat hürmetine ondan çık, dedim.

    “Baş üstüne” diyerek derhal kızı bıraktı. Kız da o saat kendine geldi ve benden utanarak peçesini yüzüne çekti. Annesi buna çok sevindi ve bana dualar etti. Sonra çıktım, tekrar o zatı ziyarete gittim. Gülümseyerek:

    - Cinler haber vermedikçe bizi tasdik etmeyen Ebu Bekir, hoş geldin, dedi.

    Keramet inkârına tevbe ederek, onun sohbetine iştirak ettim.

    Câmiu Kerâmâti’l-Evliya, 1/474-75.

    alıntı...
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...