“Rabbim, sanırlar mı ki ben secde ederken taşa toprağa baş koyarım?
Hayır, eğilen başım o kaskatı yerde, Sen’in aşkının yumuşak dalgalarına karışır.
Rabbim, sanırlar mı ki, bir şeye dua edip bitirmek, gene dua edip yitirmek endişesindeyim?
Hayır, dudaklarım ismini analı beri söz söylemekten bile utanır olduğumu Sen’den başka kime anlatabilirim?
Rabbim, zannederler mi ki günah kapımı çalmaz, suç elimin ayağımın yolunu bilmez?
Rabbim, sanırlar mı ki bir aşinaya, bir dosta gülümseyen dudaklarım, bir zevkin, bir meclisin dağdağasına iştirak eden hislerim, orada bunlarla alışveriştedir?
Hayır, alışımın, verişimin kiminle olduğunu bilirsin. Sen’den başkasına bildiremeyeceğim için de susarım işte.”
(Samiha Ayverdi, Yusufçuk)
Hayır, eğilen başım o kaskatı yerde, Sen’in aşkının yumuşak dalgalarına karışır.
Rabbim, sanırlar mı ki, bir şeye dua edip bitirmek, gene dua edip yitirmek endişesindeyim?
Hayır, dudaklarım ismini analı beri söz söylemekten bile utanır olduğumu Sen’den başka kime anlatabilirim?
Rabbim, zannederler mi ki günah kapımı çalmaz, suç elimin ayağımın yolunu bilmez?
Rabbim, sanırlar mı ki bir aşinaya, bir dosta gülümseyen dudaklarım, bir zevkin, bir meclisin dağdağasına iştirak eden hislerim, orada bunlarla alışveriştedir?
Hayır, alışımın, verişimin kiminle olduğunu bilirsin. Sen’den başkasına bildiremeyeceğim için de susarım işte.”
(Samiha Ayverdi, Yusufçuk)
Yorum yap