
Evimin bahçesinde sonbaharı seyre daldım.
Kavak ağaçlarının yaprak yaprak ağlayışını seyrettim.
Her bir yaprak ne kadar da nazik düşüyordu yere.
Ağaçların altı sapsarıydı. Ayaklarıma dolaşan yapraklar,
sanki ellerimden tutup dokunuyorlardı bana.
Eğildim, ikisini elime aldım.
En çok sevdiğim mevsimin en güzel günleri şimdi.
Tamamıyla âhirzamanı resmediyor.
Bir yılın daha zevale meylini haber verdiği gibi dünyanın da zevalini hatırlatıyor.
Her şeyin fânîliğini bütün ruhumla duyuyorum.
Dalıp gidiyorum ağaçların sarılığında.
Bir ân içime bir durgunluk çöküyor.
Bu durgunluk, dünyanın bir an önce ölmesini,
o ebedî hayatın başlamasını tedai ettiriyor bana.
Her şey hüzne gark oluyor.
Açıkçası seviyorum bu hüznü.
Bana, ulaşamadıklarımı, hasretini çektiklerimi getiriyor.
Maddiyattan sıyrılıp daha zahidane bir ruha bürünmeyi hissettiriyor.
Ve bu ruh hâletiyle, kehribar sarısı saçlarına dokunmak istiyorum ağaçların.
Biliyorum, dokunsam elime dökülecekler bir gözyaşı gibi.
Bilmiyorum, belki de bu dünyanın lezzetlerinin visaliyle gelen zevk,
firakıyla gelen elemi karşılamadığından en çok bu mevsimi seviyorum.
Bana, çok ciddi ve çok saf geliyor.
Çiçek açıp birilerini kandırmaya çalışmıyor ağaçlar.
Çünkü, aslî hüviyeti fânîlik olan bu dünyayı,
güzel bir çiçeğin yüzünde gerçek çehresiyle duyamaz insan.
Belki de onun için seviyorum bu samimi mevsimi.
Hepimiz sevdiklerimizi bir hazan gününde daha çok özleriz.
Bütün ayrılıklar hazandır bir bakıma, baharda da olsalar...
Ve insan her şeyin kıymetini ayrılınca daha iyi anlar.
Gün yüzüne çıkar ifade edilememiş duygular.
Söylemeye vaktimiz olur bir dostumuza, onu ne kadar sevdiğimizi.
Şimdi bir gölün kıyısında uzanan yol boyunca;
söğüt, kavak ve akasya ağaçlarının
dökülmüş sarı yaprakları arasında upuzun serilip gökyüzünü seyretmeyi,
sonra hafiften esen rüzgârın serinliğiyle hiç kimsenin bilmediği sevdiğimi düşünmeyi ne kadar arzu ederdim.
İşte yağmur da başladı.Rahmet gönüllere alabildiğine yağıyor.
Ruhum alabildiğine geniş; bütün sevdiklerim içimde.
Hepsini bulmuşken, hasretin acısı başlamadan sarılsam doya doya.
Hiç bitmese bu visal, bu yağmur hiç dinmese.
Biz de ağlasak ağaçlarla beraber. Göçmen kuşlar unutmasalar bizi.
Alıp uzaklara götürseler, unutmasalar bizi.
-------------------------------------------ALINTI------------------------------------

Yorum yap