Dünyanýn Ýçindesin

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • İNTİFADA
    Yeni Üye
    • Oct 2011
    • 11

    #1

    Dünyanın İçindesin

    Yarı çemberin içindesin. İçinde dünyaya küskünlük var. Yarı çemberin dışındasın. Asılı mı kaldın hayatta? Ya da sıkışık mı kaldın?


    Sevinçli vahşi yüreğin ile günahkâr yanmış yüreğinin derinliklerinden gelen bunaltı mı geriyor seni? Yoksa yoruldun mu? Bu gün yaşadıkların yordu. Anladım. Sadece bugün yaşadıkların değil. Sıkıntılı günlerden biriydi. Peki. Yok yok tam anlamadım. Bir daha söyler misin? Ruhunu sürgüne mi yolladın? Benliğini yüceltmenin sürgünündesin öyle mi? Azap verici bir gerilimin içindesin.
    Konuşmak istemiyorsun. Gerginsin. Bunalımdasın. Ağlıyorsun. Yalnızsın. Kederlisin. Mutsuzsun. Kimse seni anlamıyor. Sen kimseyi anlamıyorsun. Kıyıda köşede kalmış gibisin. Durgunsun. Öfkelisin. Ne yapacağını bilmiyorsun. Ne yapmayacağını biliyorsun. Güçsüzsün. İçinde kötü şeyler olacak korkusu var. Kaygılısın. Heyecan basıyor. Tedirginlik bedenini uyuşturuyor.
    Yabani sarılgan bir sarmaşığın hayat ipine sarılması gibi hem kendi benliğinin hem de kötücül benliklerin bencil arzuları ruhuna ve bedenine sarılmış hissediyorsun.


    İçimi rahatlasan ise şu: Her şeye rağmen hayatını yeniden ele geçirmek istiyorsun. Farklı canlılık veren bir şeyin meydana gelmesini istiyorsun. Tıkanıp kalmışlığın biteceğine dair umudun sönmemesi ne güzel. Bu ölüm bile olsa.
    Dayanmak istiyorsun. Dayanıyorsun. Zamanın akışı içinde yıpranmış ve gevşemiş varlığın aynı zamanda rüzgârlarla bilenmiş kaya gibi seni güçlü kılıyor.
    Bugün de mi aynı soruları sordun? Dur sen söyleme. Biliyorum o ünlü sorularını: Ben neye açım diye soruyorsun. Özlemini çektiğim nedir? Ben ne arıyorum? Neyi çok istiyorum? Neyi çok arzuluyorum?


    Tam düşündüğün gibi. Kalbini çokluk yordu. Onun dışındaki her şey kalbine tutunmaya, kendine bir yer edinmeye çalışıyor. Kalbin dünyanın mahzeni gibi. Odanda fazla eşyalar her zaman seni boğar biliyorsun. Bu yüzden sık sık temizlikler yaparsın. Kalbindeki her şeyi de arkanda bırakmak ne güzel olurdu. Ama aynı anda hem kalmanın hem gitmenin bir yolu yoktur. Birçok şeyi nasıl bırakabilirsin arkanda? Kalbinin kapılarını açıp içindekilerin dışarı uçmasını nasıl başarabilirsin? Bunun için geceler uykusuz mu kalmalı, yemeden içmeden mi kesilmeli, bırakıp gitmeli mi?


    Önce tek başına olma görevini üstlenmek istemelisin. Hani konuşmuştuk ya. İnsan kendi kendine, kendi için uyanık olmalı bu zamanda. Senin için uyanık olan insanların devri geçti artık. Onun için bir hayatı yaşamak için tek başınasın.


    Yalnız başına ölmeden önce yalnız başına var olmalısın. Kendi tekliğini hissetmeden Onun tekliğine varamayacağını biliyorsun değil mi? Hemfikir olmamıza sevindim.


    Her şeyi arkanda bırakmak ve tek başınalığı yaşamanın bir yolu olmalı. Kalbin ancak çokluktan kurtulunca serinliyor. Kalbin o zaman karmaşadan kurtulup bir düzene giriyor.
    Kalbini ne düzene sokacak?


    Secde et ve yaklaş [96: 19]


    Allahın bu sözü ruhuna nefes aldırıyor.


    Secdeye varmalı diyorsun. Her secde Ondan başka her varlığı arkanda bırakmak değil mi? Bütün çoklar geride. Önünde teklik var. Önce kendinin tekliği. Yalnız ölmeden önce yalnızca secdeye kapanmalısın. Başkasıyla birlikte secdeye kapansan da her secde yine de biriciktir.


    Melekler kalbine dokunacak secdede. Yenilenme, yeniden hayat bulma secdede gerçekleşecek. Kalbinin önündeki varlıklar arkaya çekilecek. Sen ve O. İkiniz aranızda bir ilişki anı olacak. Sen ve O. O ve sen. Ne büyüleyici bir an olmalı. Tüm dünyaya bedel bir an olmalı bu. Tüm evren secdedeki tek bir anda yaşanan sen ve O ilişkisi bile edemiyor değil mi?


    Bedenin, ruhun, duyguların ve benliğin secdede olacak birazdan. Duygularını rahat bırakacaksın ama. Bırakacaksın kalbin ne yaşayacaksa yaşayacak. Yakınlaşayım diye çabalamayacaksın. Kalbini yöneltmeye kalkmayacaksın. Secdede ne hissediyorum diye kendini yoklamayacaksın.


    Bunu nasıl yapabilirim diye endişe mi duyuyorsun? Sen yapmayacaksın ki zaten. Kalbin yapacak. Sen Kalbinle oynama yeter. Tüm iradeni alnını secdeye koymak için toplayacaksın. Kalbinin yaklaşması için değil.
    İnsan kalbini kurcalamamalı.


    Günde kırk kere secde etmek demek, kırk kere Ona yaklaşmak demek. Bu fırsatı insan nasıl kaçırabilir?


    Mustafa Ulusoy
  • kemal864
    Kıdemli Üye
    • Jan 2008
    • 877

    #2
    İntifada arkadaşım sitede yer alır almaz çetin
    ve bir o kadar da etkileyici konularla başlangıç yaptın.
    Konuların gayet güzel ve anlamlı.
    Allah bilginizi ve emeklerinizi daim etsin.
    Selamun Aleyküm...


    Yorum yap

    • HİCRET
      Gelişmiş Üye
      • Jan 2008
      • 462

      #3
      Aleyküm Selam. Alah razı olsun. Devamı gelecek inşallah
      Yollar Boşaldı Artık, Yolcular Buldu Vaha

      Yolcular Gitmese de Yollar Gider Allah'a

      Yorum yap

      • HİCRET
        Gelişmiş Üye
        • Jan 2008
        • 462

        #4
        Kemal Abim intifada Diğer Yarımız... Bilmem Anlatabildim mi
        Yollar Boşaldı Artık, Yolcular Buldu Vaha

        Yolcular Gitmese de Yollar Gider Allah'a

        Yorum yap

        • kemal864
          Kıdemli Üye
          • Jan 2008
          • 877

          #5
          Biraz şaşırdım bende çünkü yeni üye dedim.
          Bir anda nasıl oluyarda konular ve örneklemeler veriyor dedim.
          Şaşırmıştım anlıyacağın.
          Senin olman daha da güzel oldu.
          Hicret kardeşim gönlümüz ve en içten dileklerimiz seninle..
          Selamun Aleyküm..

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...