Mutlu Olmak Elimizde
Yavuz BAHADIROĞLU
--------------------------------------------------------------------------------
"Başarı ayrıntıda gizlidir" derler. Ama hepsi bu kadar değil. Bana göre "insan gibi insan" olmanın sırrıyla, mutlu olmanın sırrı da ayrıntılarda gizlidir. Ancak hayatı ayrıntılarıyla kavrayıp yaşayabilenler mutlu, umutlu ve huzurlu olmayı başarabilir. İnsan, her şeyle alâkadar. Her şeyi ister. Her şeyden etkilenir. Bu sebeple mutlu olması zor, mutsuz olması ise kolaydır. Hayatından keyf alması ise hemen hemen imkânsızdır. Çünkü insanın mayasında karamsarlık vardır. İnsanların çoğu, istediklerine ulaşıncaya kadar karamsarlıkta ısrar ederler. Bu yapılarından dolayı da isteklerine kolay kolay ulaşamazlar. Sihirli anahtar, Bediüzzaman'ın, "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır" sözüdür. Şimdi bu söz ışığında bazı prensipler geliştirmeye çalışalım:
1. Beklenmedik bir olayla karşılaştığınız zaman, paniğe kapılmayın. Sakin olmaya çalışarak olayı değerlendirin. İhtimalleri hesaplayın. Gerekirse yakın çevrenizle paylaşın. Sonra da hep birlikte çözümler üretin.
2. Küçük sorunlarla uykunuzu kaçırmayın. Ayrıca bütün sorunları "küçük sorun" olarak görün. Düşünün ki, kainat kurulduğundan beri, varlığını koruyan hiçbir sorun yoktur. Her sorun bir şekilde çözülmüştür.
3 Geçmişte olup bitenleri düşünüp üzülmeyin. Geçmiş geri gelmeyeceğine göre hayatınızda bir "geçmiş" yoktur. O sadece sizin kafanızdadır. Kafanız- dan geçmişin tortularını çıkarın, rahatlayın.
4 Endişeler gelecekle ilgili ise, bilin ki "gelecek" henüz gelmemiştir. Hem zaten geleceğinizin mükem- mel olmayacağını nereden biliyorsunuz? İstikbal endişesine kapılıp yaşadığınız ânı kendinize zehir etmeniz çok anlamsız. Eğer tüm dikkatinizi bugününü- zü iyileştirmeye verirseniz, zaten gelecek açısından karamsar olmanıza gerek kalmayacaktır.
5. Kendi eşinizden, çocuklarınızdan ve en yakınları- nızdan başlayarak tanıdığınız tanımadığınız tüm insanlara nazik davranın. Hatırlarını sorun. Onları hoş tutmaya çalışın. Mümkünse insanlara küçük şeyler ikram edin. Elinizden geliyorsa muhtaçlara yardımcı olun.
6. Mümkün olduğu kadar sık açık havaya çıkın. Yürüyün. Spor ve piknik yapın. Uyuşturucu, alkol, sigara gibi zararlı maddelerden uzak durun.
7. Yoğun çalışmaların sonunda deniz, ya da göl kıyısına inin. Suya bakın. Dalgaları dinleyin. Bu hem gözlerinizi, hem de ruhunuzu dinlendirecektir. Unutmayın ki gözler ruhun aynasıdır. Yakınınızda deniz veya göl yoksa gökyüzüne, yahut yeşilliğe bakın.
8. Çok sinirlendiğinizde derin nefesler alın. Sizi sinirlendiren kişiye kızgın bir cevap vermeden önce içinizden ona kadar sayın.
9. Kendinizi "şu işi ille de yapmalıyım" gibisinden ödevlerle yıpratmayın. Mecburiyet zevk almayı önler. Yaptığınız işe yalnızca "iş" gözüyle bakarsanız yorulursunuz. İşinizin keyifli yanlarını keşfedin. O takdirde yalnızca bir "iş" olmaktan çıkıp "zevk" haline gelecektir. Bu da sizi dinlendirecektir.
10. İşinizin en yoğun saatinde yorgunluk hisseder- seniz kendinizi koltuğa bırakıp gevşeyin. Gözlerinizi kapatın. Kollarınızı aşağıya sarkıtın. Kendinizi tatilde, deniz kıyısında balık tutarken hayal edin. On dakika sonra, eskisinden çok daha zinde ve çalışmaya hazır olacaksınız.
11. Yaşadığınız her günü tatil sayın. Farz edin ki tatildesiniz. Farzedin ki yaptığınız işi yapmak zorunda olduğunuz için değil, dinlenmek için yapıyorsunuz.
12. İşinizden sıkıldığınızda sesini duymakla mutlu olacağınıza inandığınız birini arayın.
13. Birlikte çalıştığınız, ya da birlikte yaşadığınız insanlara öyle davranın ki, sizi "şef-müdür-âmir-patron" olarak görmesinler; "arkadaş" olarak, (daha yaşlı iseniz) "baba" olarak görsünler. Bu insana mutluluk verir.
14. Kaybettiğiniz şeyleri (imkanları, fırsatları, eşyaları, paraları) düşüneceğinize, sık sık sahip olduklarınızı ve ondan sonra sahip olabileceklerinizi düşünün.
15. Zaman zaman huzurevlerini, hastahaneleri, bazen de hapishane ve kabristanları ziyaret edin.
16. Her duyduğunuza inanmayın, her dedikoduyu, her söylentiyi ciddiye alıp kendinizi hırpalamayın. Elin ağzı torba değil ki büzesiniz.
17. Sık sık Allah'ı hatırlayın. Herşeyi ve herkesi Allah'ın kontrol ettiğini, onun bilgisi dışında hiçbir şeyin olamayacağını düşünün. Bu düşünce problemlerinizi aşmada size rehber olacaktır.
18. Gereksiz şeylerle yaşadığınız alanları doldurma- yın. Kullanmayacağınız eşyalara para vermeyin.
19. Ne kadar paranız olursa olsun ve ne kadar çok şey almak isterseniz isteyin, tüm paranızı harcamayın. Bir kenarda "kara gün akçesi" bulunsun. Bunu bilmek size hem güven verecek, hem de gelecek konusunda karamsarlığa kapılmanızı önleyecektir.
20. Fevrî olmayın. Anî kararlar almayın. Her zaman makul ve mantıklı olmaya çalışın. Bazı karar ve isteklerinizin, sonradan, başınıza dert açabileceğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın.
21. İnsanlara onu sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin. "Sevdiğimi nasılsa biliyor" diye düşünme- yin. İnsan sevildiğini bilse de, sevenin ağzından tekrar tekrar duymak ister.
22. Özür dilemeniz gerektiğinde bundan çekinme- yin. Ama abartmayın. Ayrıca da muhatabınızdan gözlerinizi kaçırmayın. Hatadan dönmenin erdem olduğunu düşünerek özür dileyin.
23. Muhtemelen sizin evleneceğiniz insan da, her insan gibi, mükemmel olmayacaktır. Bununla birlikte iki kusurlu insan iyi bir beraberlik kurabilir. Bunun tek şartı, karşılıklı fedakârlıktır. Siz de evliliğinizin uzun yıllar sürmesini istiyorsanız, eşinizi kendinize benzetmeye kalkışmak yerine, farklı yanlarından keyif almayı öğrenmeli, zaman zaman da uzlaşma ortamı aramayı bilmelisiniz. Evlilikte karşılıklı anlayış şart.
24. Sevmekten korkmayın. Sevgi hayatı anlamlı kılan nadir şeylerden biridir.
25. Zaman zaman eşinizle tartışabilirsiniz. Dengeli ve kararında yapılan tartışmalar kimseyi mutsuz etmez. Tabiî tartışmayı sertleştirip kavgaya döndürmezseniz...
26. Sevdiğiniz insanı akrabalarından dolayı suçlamayın. Akrabalarını o seçmemiştir. Bilin ki, her insan farklı bir dünyadır. Ve kimse kimsenin günahından sorumlu değildir.
27. Bir kimseden duymak istemediğiniz bir söz duyduğunuzda, derin nefes alın, gülümseyin ve duymak istemediğiniz sözü söyleyen kimsenin yüzüne bakın. Bu hareketiniz muhatabınıza son derece akıllı, dengeli, soğukkanlı, kararlı ve kendine alabildiğine güvenen üstün meziyetli bir insan olduğunuzu düşündürecektir. Bu da size henüz başlamayan tartışmayı kazandıracaktır. Hak edilmiş her kazanç insana huzur ve mutluluk verir.
28. Cevabını bilmediğiniz bir soru sorulduğunda kendinizi sıkmayın. Yine gülümseyin ve muhatabınıza bu konuyu bilmediğinizi, zaten herşeyi bilmek zorunda olmadığınızı, böyle bir iddia ile gelmediğinizi, bununla birlikte konuyu araştırıp öğreneceğinizi söyleyin. Bu tavrınız sizi muhatabınızın nazarında yüceltir.
29. Kaybettiklerinize yanarak hayatı kendinize zehir edeceğinize, sizi kayba sürükleyen hatalarınızdan ders çıkarıp onları tekrarlamama kararlılığında mutlu olmayı deneyin.
30. Kaç yaşında olursanız olun, annenizi ihmal etmeyin. Annenizle konuşmak her yaşta sizi mutlu edecektir.
31. Büyük dostluklar küçük kırgınlıklar yüzünden yıkılır. Küçük kırgınlıkların dostluklarınızı bitirmesine izin vermeyin. Sonra çok pişman ve mutsuz olabilirsiniz.
32. Bir işin "hata" olduğunu görürseniz, ya da hissederseniz "bakalım ne olacak, nasıl bitecek?" merakıyla daha ilerilere gitmeyin. Gittiğiniz nokta dönülmez nokta olabilir. Bu da sizi hırpalar. Yol yakınken hatadan dönün, ibret dersinizi alın ve hemen etkisinden kurtulmaya çalışın. Bir hatayı sürekli düşünmek, insanı kendi beceriksizliğine inandırır. Bu da insanı mutsuz eder.
33. Ara sıra kendinizle başbaşa kalın. Kendinize vakit ayırın. Ne zamandır işten-güçten fırsat bulup yapamadığınız bir şeyi yapın. Meselâ eski muhitinize gidip eski komşularınızı ziyaret edin.
34. Doğru değerlerinizi korumak kaydıyla değişmeye ve yenileşmeye daima açık olun. Bu yapınız çocuklarınız ve torunlarınızla aranızdaki kuşak farkını bile ortadan kaldırabilir.
35. Televizyona ayırdığınız zamanı git gide sınırlayıp kitaba ayırdığınız vakti arttırın. Kitap okumak insanı mutlu eder.
36. Evinizin tüm odalarını kullanın. Zaman zaman dekorunda değişiklikler yapın.
37. Eşler zaman zaman tartışır. Bu kaçınılmazdır. Eğer günün birinde eşinizle bir tartışmaya girerseniz, sakın konu dışına çıkmayın. Konu neyse tartışmayı onunla sınırlayın. Geçmişte yaşanan bazı olumsuzluk- ları birbirinize hatırlatmayın. Bu hatırlatma ve dokundurmalar tartışmayı kavgaya dönüştürür.
38. Tartışmanız bitmeden yanından ayrılmanız gerekiyorsa, eşinizden özür dileyerek mazeretinizi bildirin. Ve gideceğiniz yerden ilk fırsatta onu arayın. Böylece fikirlerine ve kendisine değer verdiğinizi göstermiş olursunuz. Bu onu mutlu edecek, belki de tartışma böylece bitecektir.
39. Zaman zaman eşinize hediye alın, birbirinizi hafifçe şımartın.
40. Çevreye karşı duyarlı davranın. Bir çiçeği, kelebeği sevmek, severek onları seyretmek insana mutluluk verir.
41. Yoksullara yardım edin. Yardım etmek için çok paranızın olmasını beklemeyin. "Çok veren maldan, az veren candan" hesabı, olandan verin. Bu da sizi rahatlatacaktır.
42. Zorlandığınız zaman "Bu da geçer ya hû!" deyin.
alıntı..
Yavuz BAHADIROĞLU
--------------------------------------------------------------------------------
"Başarı ayrıntıda gizlidir" derler. Ama hepsi bu kadar değil. Bana göre "insan gibi insan" olmanın sırrıyla, mutlu olmanın sırrı da ayrıntılarda gizlidir. Ancak hayatı ayrıntılarıyla kavrayıp yaşayabilenler mutlu, umutlu ve huzurlu olmayı başarabilir. İnsan, her şeyle alâkadar. Her şeyi ister. Her şeyden etkilenir. Bu sebeple mutlu olması zor, mutsuz olması ise kolaydır. Hayatından keyf alması ise hemen hemen imkânsızdır. Çünkü insanın mayasında karamsarlık vardır. İnsanların çoğu, istediklerine ulaşıncaya kadar karamsarlıkta ısrar ederler. Bu yapılarından dolayı da isteklerine kolay kolay ulaşamazlar. Sihirli anahtar, Bediüzzaman'ın, "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır" sözüdür. Şimdi bu söz ışığında bazı prensipler geliştirmeye çalışalım:
1. Beklenmedik bir olayla karşılaştığınız zaman, paniğe kapılmayın. Sakin olmaya çalışarak olayı değerlendirin. İhtimalleri hesaplayın. Gerekirse yakın çevrenizle paylaşın. Sonra da hep birlikte çözümler üretin.
2. Küçük sorunlarla uykunuzu kaçırmayın. Ayrıca bütün sorunları "küçük sorun" olarak görün. Düşünün ki, kainat kurulduğundan beri, varlığını koruyan hiçbir sorun yoktur. Her sorun bir şekilde çözülmüştür.
3 Geçmişte olup bitenleri düşünüp üzülmeyin. Geçmiş geri gelmeyeceğine göre hayatınızda bir "geçmiş" yoktur. O sadece sizin kafanızdadır. Kafanız- dan geçmişin tortularını çıkarın, rahatlayın.
4 Endişeler gelecekle ilgili ise, bilin ki "gelecek" henüz gelmemiştir. Hem zaten geleceğinizin mükem- mel olmayacağını nereden biliyorsunuz? İstikbal endişesine kapılıp yaşadığınız ânı kendinize zehir etmeniz çok anlamsız. Eğer tüm dikkatinizi bugününü- zü iyileştirmeye verirseniz, zaten gelecek açısından karamsar olmanıza gerek kalmayacaktır.
5. Kendi eşinizden, çocuklarınızdan ve en yakınları- nızdan başlayarak tanıdığınız tanımadığınız tüm insanlara nazik davranın. Hatırlarını sorun. Onları hoş tutmaya çalışın. Mümkünse insanlara küçük şeyler ikram edin. Elinizden geliyorsa muhtaçlara yardımcı olun.
6. Mümkün olduğu kadar sık açık havaya çıkın. Yürüyün. Spor ve piknik yapın. Uyuşturucu, alkol, sigara gibi zararlı maddelerden uzak durun.
7. Yoğun çalışmaların sonunda deniz, ya da göl kıyısına inin. Suya bakın. Dalgaları dinleyin. Bu hem gözlerinizi, hem de ruhunuzu dinlendirecektir. Unutmayın ki gözler ruhun aynasıdır. Yakınınızda deniz veya göl yoksa gökyüzüne, yahut yeşilliğe bakın.
8. Çok sinirlendiğinizde derin nefesler alın. Sizi sinirlendiren kişiye kızgın bir cevap vermeden önce içinizden ona kadar sayın.
9. Kendinizi "şu işi ille de yapmalıyım" gibisinden ödevlerle yıpratmayın. Mecburiyet zevk almayı önler. Yaptığınız işe yalnızca "iş" gözüyle bakarsanız yorulursunuz. İşinizin keyifli yanlarını keşfedin. O takdirde yalnızca bir "iş" olmaktan çıkıp "zevk" haline gelecektir. Bu da sizi dinlendirecektir.
10. İşinizin en yoğun saatinde yorgunluk hisseder- seniz kendinizi koltuğa bırakıp gevşeyin. Gözlerinizi kapatın. Kollarınızı aşağıya sarkıtın. Kendinizi tatilde, deniz kıyısında balık tutarken hayal edin. On dakika sonra, eskisinden çok daha zinde ve çalışmaya hazır olacaksınız.
11. Yaşadığınız her günü tatil sayın. Farz edin ki tatildesiniz. Farzedin ki yaptığınız işi yapmak zorunda olduğunuz için değil, dinlenmek için yapıyorsunuz.
12. İşinizden sıkıldığınızda sesini duymakla mutlu olacağınıza inandığınız birini arayın.
13. Birlikte çalıştığınız, ya da birlikte yaşadığınız insanlara öyle davranın ki, sizi "şef-müdür-âmir-patron" olarak görmesinler; "arkadaş" olarak, (daha yaşlı iseniz) "baba" olarak görsünler. Bu insana mutluluk verir.
14. Kaybettiğiniz şeyleri (imkanları, fırsatları, eşyaları, paraları) düşüneceğinize, sık sık sahip olduklarınızı ve ondan sonra sahip olabileceklerinizi düşünün.
15. Zaman zaman huzurevlerini, hastahaneleri, bazen de hapishane ve kabristanları ziyaret edin.
16. Her duyduğunuza inanmayın, her dedikoduyu, her söylentiyi ciddiye alıp kendinizi hırpalamayın. Elin ağzı torba değil ki büzesiniz.
17. Sık sık Allah'ı hatırlayın. Herşeyi ve herkesi Allah'ın kontrol ettiğini, onun bilgisi dışında hiçbir şeyin olamayacağını düşünün. Bu düşünce problemlerinizi aşmada size rehber olacaktır.
18. Gereksiz şeylerle yaşadığınız alanları doldurma- yın. Kullanmayacağınız eşyalara para vermeyin.
19. Ne kadar paranız olursa olsun ve ne kadar çok şey almak isterseniz isteyin, tüm paranızı harcamayın. Bir kenarda "kara gün akçesi" bulunsun. Bunu bilmek size hem güven verecek, hem de gelecek konusunda karamsarlığa kapılmanızı önleyecektir.
20. Fevrî olmayın. Anî kararlar almayın. Her zaman makul ve mantıklı olmaya çalışın. Bazı karar ve isteklerinizin, sonradan, başınıza dert açabileceğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın.
21. İnsanlara onu sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin. "Sevdiğimi nasılsa biliyor" diye düşünme- yin. İnsan sevildiğini bilse de, sevenin ağzından tekrar tekrar duymak ister.
22. Özür dilemeniz gerektiğinde bundan çekinme- yin. Ama abartmayın. Ayrıca da muhatabınızdan gözlerinizi kaçırmayın. Hatadan dönmenin erdem olduğunu düşünerek özür dileyin.
23. Muhtemelen sizin evleneceğiniz insan da, her insan gibi, mükemmel olmayacaktır. Bununla birlikte iki kusurlu insan iyi bir beraberlik kurabilir. Bunun tek şartı, karşılıklı fedakârlıktır. Siz de evliliğinizin uzun yıllar sürmesini istiyorsanız, eşinizi kendinize benzetmeye kalkışmak yerine, farklı yanlarından keyif almayı öğrenmeli, zaman zaman da uzlaşma ortamı aramayı bilmelisiniz. Evlilikte karşılıklı anlayış şart.
24. Sevmekten korkmayın. Sevgi hayatı anlamlı kılan nadir şeylerden biridir.
25. Zaman zaman eşinizle tartışabilirsiniz. Dengeli ve kararında yapılan tartışmalar kimseyi mutsuz etmez. Tabiî tartışmayı sertleştirip kavgaya döndürmezseniz...
26. Sevdiğiniz insanı akrabalarından dolayı suçlamayın. Akrabalarını o seçmemiştir. Bilin ki, her insan farklı bir dünyadır. Ve kimse kimsenin günahından sorumlu değildir.
27. Bir kimseden duymak istemediğiniz bir söz duyduğunuzda, derin nefes alın, gülümseyin ve duymak istemediğiniz sözü söyleyen kimsenin yüzüne bakın. Bu hareketiniz muhatabınıza son derece akıllı, dengeli, soğukkanlı, kararlı ve kendine alabildiğine güvenen üstün meziyetli bir insan olduğunuzu düşündürecektir. Bu da size henüz başlamayan tartışmayı kazandıracaktır. Hak edilmiş her kazanç insana huzur ve mutluluk verir.
28. Cevabını bilmediğiniz bir soru sorulduğunda kendinizi sıkmayın. Yine gülümseyin ve muhatabınıza bu konuyu bilmediğinizi, zaten herşeyi bilmek zorunda olmadığınızı, böyle bir iddia ile gelmediğinizi, bununla birlikte konuyu araştırıp öğreneceğinizi söyleyin. Bu tavrınız sizi muhatabınızın nazarında yüceltir.
29. Kaybettiklerinize yanarak hayatı kendinize zehir edeceğinize, sizi kayba sürükleyen hatalarınızdan ders çıkarıp onları tekrarlamama kararlılığında mutlu olmayı deneyin.
30. Kaç yaşında olursanız olun, annenizi ihmal etmeyin. Annenizle konuşmak her yaşta sizi mutlu edecektir.
31. Büyük dostluklar küçük kırgınlıklar yüzünden yıkılır. Küçük kırgınlıkların dostluklarınızı bitirmesine izin vermeyin. Sonra çok pişman ve mutsuz olabilirsiniz.
32. Bir işin "hata" olduğunu görürseniz, ya da hissederseniz "bakalım ne olacak, nasıl bitecek?" merakıyla daha ilerilere gitmeyin. Gittiğiniz nokta dönülmez nokta olabilir. Bu da sizi hırpalar. Yol yakınken hatadan dönün, ibret dersinizi alın ve hemen etkisinden kurtulmaya çalışın. Bir hatayı sürekli düşünmek, insanı kendi beceriksizliğine inandırır. Bu da insanı mutsuz eder.
33. Ara sıra kendinizle başbaşa kalın. Kendinize vakit ayırın. Ne zamandır işten-güçten fırsat bulup yapamadığınız bir şeyi yapın. Meselâ eski muhitinize gidip eski komşularınızı ziyaret edin.
34. Doğru değerlerinizi korumak kaydıyla değişmeye ve yenileşmeye daima açık olun. Bu yapınız çocuklarınız ve torunlarınızla aranızdaki kuşak farkını bile ortadan kaldırabilir.
35. Televizyona ayırdığınız zamanı git gide sınırlayıp kitaba ayırdığınız vakti arttırın. Kitap okumak insanı mutlu eder.
36. Evinizin tüm odalarını kullanın. Zaman zaman dekorunda değişiklikler yapın.
37. Eşler zaman zaman tartışır. Bu kaçınılmazdır. Eğer günün birinde eşinizle bir tartışmaya girerseniz, sakın konu dışına çıkmayın. Konu neyse tartışmayı onunla sınırlayın. Geçmişte yaşanan bazı olumsuzluk- ları birbirinize hatırlatmayın. Bu hatırlatma ve dokundurmalar tartışmayı kavgaya dönüştürür.
38. Tartışmanız bitmeden yanından ayrılmanız gerekiyorsa, eşinizden özür dileyerek mazeretinizi bildirin. Ve gideceğiniz yerden ilk fırsatta onu arayın. Böylece fikirlerine ve kendisine değer verdiğinizi göstermiş olursunuz. Bu onu mutlu edecek, belki de tartışma böylece bitecektir.
39. Zaman zaman eşinize hediye alın, birbirinizi hafifçe şımartın.
40. Çevreye karşı duyarlı davranın. Bir çiçeği, kelebeği sevmek, severek onları seyretmek insana mutluluk verir.
41. Yoksullara yardım edin. Yardım etmek için çok paranızın olmasını beklemeyin. "Çok veren maldan, az veren candan" hesabı, olandan verin. Bu da sizi rahatlatacaktır.
42. Zorlandığınız zaman "Bu da geçer ya hû!" deyin.
alıntı..