Sitem yok, Serzeniþ yok..

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • HİCRET
    Gelişmiş Üye
    • Jan 2008
    • 462

    #1

    Sitem yok, Serzeniş yok..

    Ağır ağır çekilir yüreğinden can. Sitem yok
    Izdırap prangasına vurulursun an be an. Sitem yok.
    Bilinmez yerden gelir ve yağar başına belalar. Sitem yok
    En ummadığın indirir hançeri bağrına. Sitem yok
    Nice uçurumlara, bilinmeden veya bilinerek itilirsin. Ümidini çalmak için nice engeller dağ dağ keser yolunu, nice elem rüzgarı bir alev seli gibi yalar geçer yüreğini.Yakıcı korlarını bırakır kalbine, nice hicran volkanları sitem yok.

    Dostundan görürsün ilk darbeyi. Sevgilinden görürsün ihaneti. Ek yakın arkadaşından görürsün seni anlamamayı, yaralarını kırmızı gül zannetmeyi. Sitem yok, serzeniş yok.

    Sabır var Dostum. Sabrın engin ve eritici iklimi var bütün dertlere, merhem ve ilaç diye. Sadece senin bir küçük hamlen gerek o iklime girmen için. Bir kenara çekilip ağlamak faydasız.Kendini meydana atmaktır Mertlik. Ancak böyle bir hamleyle yenersin şeytan ve şeytanlaşmış insanların fendini ve aşarsın bu hamle ile hayat yolundaki rehavet bendini...

    Mesele , sabrın kolyesini geçirmektir erlik boynuna. Çile mızrağı inince bağrına ve kızıl şafak fışkırınca sineden, gözlere sıçrayınca kanlı gözyaşları billur iklime vefa göstermek , sadeliğe ve duruluğa asla ihanet etmemek gerek. Kendini salmak, ümitsizlik çukuruna itmek, kuşkuların girdabında eriyip boğulup bitmek asla çıkış yolu değildir.

    Sitem yok dedim ya. Her acı, insana bir feryat nağmesi ilham eder. Her sancı insana bir çığlık prangası vurur.Asla yakınmadan eemez insan. Çevreye derdini söylemeden edemez.Ağlayıp inlemek onun yaratılış meyilidir.Fakat işte insan bu meyil ile kudsi besteye eğilmelidir.Değil bir, belki binlerce acı da çullansa üstümüze acımasızca sefil bir çığlık koparmaktansa, Hakkın gönderdiği o ezeli beste bir dil kesilmeli yürekte ve dudaklarda... Bütün kuvvetler o nurefşan seste odaklanmalı.
    Yaradanın kitabında bulmalı kendini insan. Kah bir Nuh feryadında ağlayıp inlemeli. Kah bir Eyyup sabrında zincire vurulmalı. Kah bir ismail iradesi ve imanıyla kurban olma ufkunda boynunu, Hakk için kıldan ince bilmeli.Kah bir Musa cehaliyle Kızıl Deniz ortasından ikiye bölünmeli. Kah bir İsa muştusuyla en son gelecek müjdeci güneş gibi doğarken insanlık ufkuna, onu bekleyiş sabrını gösterebilmeli.Kah ömrünü bir çile gergefi gibi ören Hz.Muhammed ( s.a.s) gibi asla bedduaya meyletmeden en zorlu çile ve ızdırapları göğüslemeli.. Sonra da dudaklarında tutuşturdukları yakarış şulesinden bir beste derleyip kendi dudağına kondurmalı bir katre alev gibi..

    Her nefesimizi kudsi bir tohum gibi zaman tarlasına düşürmek istiyorsak, asla faydasız sitemlere, beddualara değil. verimli dualar ve yakarışlara meyletmeli ve kendimizi onun kudsi ikliminde tanımaya, aşmaya çalışmalıyız...
    Yollar Boşaldı Artık, Yolcular Buldu Vaha

    Yolcular Gitmese de Yollar Gider Allah'a
  • Yağmur

    #2
    Güzel bir yazı eline,yüreğine sağlık.Ümitsizlik,sitem ve şikayet sık sık kalbimizi yoklasa da,Allah'a iman ve tevekkülle müminin aşamayacağı sıkıntı yoktur inşaallah.

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...