Dostluğun iki bedende tek ruh olduğu doğrudur.
Ancak aşk, bir bedende iki ruh olamaz. Âşık için “ben” diye bir şey olamaz. Onun için yalnızca “o” vardır.
Zâtî bir beytinde şöyle der:
“Yoluna cânâ revân etsem gerek canım dedim.
Yüzüme bin hışım ile baktı dedi canın mı var.”
(Ey sevgili yoluna canımı akıtsam, feda etsem dedim. O da yüzüme kızgınlıkla baktı: “Canın mı var?” diye sordu.)
Öyle ya kendi canından bahsediyorsan bu nasıl âşıklık iddiası?
***
Kişinin gönlünde ikilik varsa aşk yok demektir. Aşk kendini yok etmektir. Kendi varlığından, beninden, egondan geçmektir.
***
Dostlukta ben ve sen aynı ruhuzdur, aşkta ise ben diye bir şey yoktur.
***
Dostluk bir ayıklık hâli, aşk ise sarhoşluk.
***
Dostlukta mantıklılık ve tutarlılık vardır; aşk ise aklı yele vermektir.
***
Dostluk bir güç ortaklığı, bir güçleniş; aşk ise bir düşkünlük.
***
Dostluk sağlıklı bir paylaşım; aşk ise bir hastalık.
***
Dostluk bilinçli bir tercih, aşk ise bir mübtelâlık. Nef’î’nin dediği gibi “Âşığa ta’n (ayıplama) eylemek olmaz mübtelâdır n’eylesin”
***
Dostluk karşılık beklenen bir ortaklık, dayanışma; aşk ise karşılıksız bir tutku.
***
Dostlar ateşten korunmak için beraber hareket eden kader ortakları; âşık ise yanacağını bile bile ateşe atılan bir dîvâne.
***
Siz siz olun hayatınızdan gerçek dostları ve dostlukları eksik etmeyin. Aşk mı? Aşkla ilgili bir tavsiyede bulunmak fayda vermez. O ateş düşerken kalbinize sormaz geleyim mi diye. Düşerse yanarsınız, düşmezse yanamazsınız. Akıllı olan yanmamayı tercih eder; ancak yanmanın zevkini tadanlar da aklı yele vermekten çekinmezler.
ALINTI- ALINTI-ALINTI
Yorum yap