Müslüman Kardeþliði

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • kemal864
    Kıdemli Üye
    • Jan 2008
    • 877

    #1

    Müslüman Kardeşliği


    Dinimizin bizleri sorumlu kıldığı ahlâka göre mümin, kardeşine kendi nefsi gibi sahip çıkmak ve onunla elindekini paylaşmak zorundadır. Zekât, sadaka, hibe, hediye gibi harcamalar, her müminin yapabileceği cömertlik çeşitlerindendir.

    Asıl cömertlik, bir müminin diğer mümin kardeşini kendi nefsi gibi görüp gözetmesi, kendisi için sevdiği hayırları onun için de istemesidir. İşte bu ahlâk ileri derecede bir imanın meyvesidir.

    İnsanlara karşı bu derecede bir sevgi ve sahiplenme ahlâkı, bugünün maddeci anlayışı için hayal gibi gözükse de, gerçek İslâm terbiyesi almış bir insan için bir hayat şeklidir. Bunun her dönemde örnekleri çoktur.

    Ashâb-ı kirâm, kardeşini kendi gibi sevme ve nefsi gibi gözetme makamında idi. Medineli müslümanların Mekke'den gelen muhacir kardeşleri için yaptığı fedakârlık ve ikram, dünya tarihinde müslümanların dışında hiçbir toplumda görülmemiştir, görülemez de. Çünkü onların yaptıklarına, ancak kalbi tamamen kuşatan ilâhî aşk ve tam bir ihlâsla güç yetirilebilir. O ilâhî aşk ve ihlâs da, sadece Fahr-i Âlem'in (s.a.v) rehberi olduğu iman, takvâ ve edep mekteplerinde elde edilir.

    Müslümanlar arasındaki bu en üst seviyedeki yardımlaşma ve cömertliğe "isâr" denir. İsâr, kendisi ihtiyaç içinde iken kardeşini tercih etmek, önce onun ihtiyacını gidermektir. Habîb-i Edib'in (s.a.v) ahlâkı bu idi. Onun yüksek terbiyesinde yetişen ashâb-ı güzin de bu ahlâka sahiptiler. Cenâb-ı Mevlâ, "Onlar kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile başkalarını nefislerine tercih ederler" âyetiyle, onların işte bu hallerini övmektedir.

    Evet, onlar kendileri muhtaç iken diğer mümin kardeşlerini tercih ediyorlardı. Bizzat çalışarak kazansalar bile, ellerine geçen nimetin asıl sahibini yakînen biliyorlardı. Kendilerini bu nimetin sahibi olarak değil, gerekli yerlere ulaştırmakla vazifeli olarak görüyorlardı.

    Dolayısıyla ellerindeki nimetin mümin kardeşlerine verilmesinin Allah için daha uygun olduğunu düşünüyorlardı.

    Hiç şüphe yok; onların bu anlayış ve ahlâkı, bütün müminler için kıyamete kadar taptaze kalacak bir örnektir. Hangi devir ve hangi şartlarda olursa olsun; bir mümin, sadece bir imtihan sebebi olarak verilen nimetleri kendi nefsi için israf derecesinde harcarken, Allah Teâlâ'nın kardeş kıldığı ve devamlı rahmet vesilesi yaptığı müminlere ihsan etmemesi, yardımlaşmaması, iman ve insafla bağdaşmaz.

    Diğer taraftan, bir kimse dünya ve âhiret işlerinin güzel olmasını, kazancının artmasını, dağınık işlerinin toplanmasını, gönlünün rahatlamasını, âkıbetinin hayırla sonuçlanmasını diliyorsa, hep kendi derdine düşmemeli, diğer muhtaç kardeşlerinin yardımına koşmalı ve onların işleriyle uğraşmalıdır. Çünkü o mümin kardeşinin işleriyle uğraşırken, rabbimiz de onun işlerini üstleniyor ve özel olarak yardımında bulunuyor.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:
    "Kim bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim mümin kardeşinin ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve âhirette ayıplarını örter. Bir kul din kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah da ona yardım eder."

    Zaten insanın keremi ve şerefi, diğer insanların zahmetini çekmesiyle ölçülür. Kerem sahibi insanlar, bütün maddî ve mânevî imkânları, her türlü mevki, sanat, fen ve zenginlikleri, Allah rızası için insanlara hizmet etmek gayesiyle isterler.

    İnsanlığın en büyük kaybı işte bu keremin yok olması, üstünlüğün sahip olunan güç ve imkânlarda aranması değil mi?


    ------ALINTI --------


  • feride

    #2

    Kemal bey müslüman kardeşliği hakkında yazmış olduğunuz yazı ve vermiş

    olduğunuz örnekler çok anlam verici böyle bir yazıyı bizlerle paylaştığınız için

    çok teşekkürler.

    Yorum yap

    • kemal864
      Kıdemli Üye
      • Jan 2008
      • 877

      #3

      Feride hanım sitemize hoş geldiniz .

      Umarım sitemizde güzel vakit geçirirsiniz .


      Yorum yap

      Hazırlanıyor...