İnsan,insan,insan ne kadar aciz ne kadar meçhul ne kadar zayıf.......
Bazen yaşantımızda o kadar çok aciz kalıyoruz ki ,farkına bile varamıyoruz yaşantımızın.Ben,siz,bizler,sizler,onlar ve yaşamı her koşulunda sürdürmek zorunda olanlar.
İnsandaki donanımlar akıl , irade, ilahi mesaj, seziler ve daha bunun eş değerindeki donanımlar.Bunlara karşıt olarak en başta gelen Kibir, nefs,şehvet,
inkar, ihanet ve benzeri birçok zaruretler.
Bizler ki ilahi alemden buraya gelerek bir çok şeyi üstlenmiş durumdayız.
Gerek zorluklar,neşeler,güzellikler ve yüklenilen sorumluluklar.
Tek bir nefisten yaratılan önce nutfeden alakadan ve topraktan var olan insan !!!
Yaşanılan bu dünyada her şey kendisi için yaratılan insan !!!
Bu kainatta her oluşumun esrarındaki sır ona işaret eden ve sanki hiç görmezlikten gelen insan !!!
Güçsüzlükten güçlenen ve hali hazır kıvama gelen ve daha sonra üzerine vazifeler yüklenen insan !!!
İnsanın hedeflerinde yer alan Güç ,kuvvet ,ihtişam,şöhret,güzellik,yükseklik
yolunda herşeyini feda eden insan !!!
İnsan yaşantısında bir çok şeye şahit kılındı.Bunların farkında olmasa bile!
Yaratılışa şahit kılındı .Kainata şahit kılındı.İlahi aleme şahit kılındı.Ve üzerine
ağır bir yük yüklendi.Dağların taşların yüklenemediği o emaneti yüklendi.
Yaşamı çerçevesinde zayıftı, acizdi, pasifti, muhtaçtı ama bir dayanağı vardı.
Evet bir dayanağı vardı.İlk zamanlar ailesinde korundu.Sonra yakınlarıyla korundu.Daha sonra çevresiyle korundu.Ama unuttu ki dayanakları zayıftı.
Kendisini yoktan var edeni bulamadı.Aradığını belki bulmak istemedi.Evet bulamadığını bir çok şeyle yerini doldurmaya çalıştı.Güzel evlere sahip oldu.
Güzel arabalara sahip oldu.İnsan güzeldi güzelliğe sahip oldu.Sandı ki elindekiler onu ebedileştirecek ama unuttu insan kendisine verilenlerin birer emanet olduğunu ....
Unuttu onu ailesinin büyüttüğünü ondan yüz çevirdi.Unuttu ona çevresinin
sahip çıktığını büyüklük tasladı.Unuttu onu koruyup kollayanı nankör kesildi.
Dünyada kazandıkça kazandı.Kazandıkça kazandı.Ama gerçekte yerini dolduramadı;kendisine verilen emanetin yerini.............
Sahip çıkamadı peygamberin getirdiğine ,sahip çıkamadı yaradanının ayetlerine ,sahip çıkamadı kendisi için gelen maneviatına ulaşamadı.
Kazandıkları yetmiyordu artık kendisine yetmiyordu beklentileri malı ,şöhreti,evladı yetmiyordu.
Arıyordu gerçeği kendisine çok yakın olmasına rağmen belki elinin altındaki
kitap kadar yakındı istediği, ama o zoru seçti.Neydi insanı bu kadar uzaklaştıran
neydi bu güç kendisini ondan uzak tuttan. Acaba şeytanın yaptığı ve vazgeçemediği kibirimiydi.Yenemedi kibirini ,yenemedi arzularunı ,yenemedi nefsini ,yenemedi dünyalıklarını.........
Evet unutmuştu insan yaratanının ona çok yakın olduğunu !!!!!!
Yaratanı o kadar yakındı ki ona kendisinden bile yakındı.Bilmiyordu yaratanın
kendisinin yaranı olduğunu ve herşeyin vekili olduğunu;En güzel vekildi O .
BAĞIŞLAYANDI O
MERHAMET EDENDİ O.
ŞEFKATLİ OLANDI O.
KULUNA KAFİ OLANDI O.
KULUNU YOKTAN VAR EDENDİ O .
HİÇ BİR KİMSENİN HATIRLAMADIĞI BİR ZAMANDA HATIRLAYANDI O.
UNUTMAKİ GERÇEKTE VAR OLANDI O.............................
YAZAN
KEMAL TÜRKER