Bir yumurta hiçbir zaman elimize paketlenmeden ulaşmaz. Yirmi dört
saatlik bir üretim faaliyetinin neticesi olan bu leziz nimet,
mutfağımıza kadar güvenle ulaşabilmesi için son derece dikkatle
planlanmış bir ambalaj içinde bize sunulur. Yumurta kabuğu deyip
geçmeyin. Kırıp çöp sepetine attığımız bu mükemmel ambalaj, mimarisi
ve estetiğiyle akılları hayrete düşüren bir sağlamlık, pratiklik ve
geometri şaheseridir. Yumurtanın sarısı ve akı, tavuk vücudunda ayrı
ayrı yerlerde imal edilir. Sonra bu mamul yaklaşık on altı saat
süren bir işlemle ambalajlanır.
Önce yumurtanın şekline bir bakın. Parmaklarınızla iki ucundan ne
kadar kuvvetle bastırsanız, kırılmadığını göreceksiniz. Bu
sağlamlığın yanında pürüzsüz ve kusursuz bir şekli de vardır.
Normalde çok iyi bir kalıba ve tezgaha ihtiyaç duyan böyle bir eser,
içinde hiçbir kalıp bulunmayan tavuk vesilesiyle bize sunulmaktadır.
Yumurtayı paketlemekle görevli olan bez, tavuğun vücudundaki bütün
kalsiyum ve karbonat iyotlarını çekecek şekilde düzenlenmiştir. Öyle
ki, tavuğun besininde kalsiyum eksildiği zaman, kabuğun hammaddesi
olarak tavuk, kendi kemiklerini kullanır.
Öyle bir fabrika düşünün ki, tavuk kanı gibi pek de iştah açıcı
olmayan bir maddeden hem yumurta sarısını hem yumurta akını hem de
kabuğunu ayrı ayrı çıkarsın ve beş-on santimlik bir üretim şeridi
içinde bütün bu işleri tek tek gerçekleştirdikten sonra kan ve dışkı
gibi iki pisliğin içinden yumurta gibi tertemiz ve faydalı bir gıda
üretsin. Bir şeyden her şeyi yapan bir ilim ve kudretin sahibinden
başka bu fiile mührünü basabilecek kim var?
Modern teknoloji tavuğun besininden ya da kanından yumurta
yapabilecek bir fabrikayı kuramadı. Olmaz ya, eğer kurmuş olsaydı
bugün bir yumurtayı on beş kuruşa değil, yüzlerce liraya yiyemezdik.
* "İnsan yediği şeylere bir baksın." (Abese Sûresi, 24)
* Her yumurta kırışınızda, kabuğu atmadan önce ona uzun uzun bakın.
Size bu nimeti böyle mükemmel bir ambalaj içinde göndereni düşünün.
O'nun adını anın, afiyetle yiyin ve O'na şükredin.
alıntı...
saatlik bir üretim faaliyetinin neticesi olan bu leziz nimet,
mutfağımıza kadar güvenle ulaşabilmesi için son derece dikkatle
planlanmış bir ambalaj içinde bize sunulur. Yumurta kabuğu deyip
geçmeyin. Kırıp çöp sepetine attığımız bu mükemmel ambalaj, mimarisi
ve estetiğiyle akılları hayrete düşüren bir sağlamlık, pratiklik ve
geometri şaheseridir. Yumurtanın sarısı ve akı, tavuk vücudunda ayrı
ayrı yerlerde imal edilir. Sonra bu mamul yaklaşık on altı saat
süren bir işlemle ambalajlanır.
Önce yumurtanın şekline bir bakın. Parmaklarınızla iki ucundan ne
kadar kuvvetle bastırsanız, kırılmadığını göreceksiniz. Bu
sağlamlığın yanında pürüzsüz ve kusursuz bir şekli de vardır.
Normalde çok iyi bir kalıba ve tezgaha ihtiyaç duyan böyle bir eser,
içinde hiçbir kalıp bulunmayan tavuk vesilesiyle bize sunulmaktadır.
Yumurtayı paketlemekle görevli olan bez, tavuğun vücudundaki bütün
kalsiyum ve karbonat iyotlarını çekecek şekilde düzenlenmiştir. Öyle
ki, tavuğun besininde kalsiyum eksildiği zaman, kabuğun hammaddesi
olarak tavuk, kendi kemiklerini kullanır.
Öyle bir fabrika düşünün ki, tavuk kanı gibi pek de iştah açıcı
olmayan bir maddeden hem yumurta sarısını hem yumurta akını hem de
kabuğunu ayrı ayrı çıkarsın ve beş-on santimlik bir üretim şeridi
içinde bütün bu işleri tek tek gerçekleştirdikten sonra kan ve dışkı
gibi iki pisliğin içinden yumurta gibi tertemiz ve faydalı bir gıda
üretsin. Bir şeyden her şeyi yapan bir ilim ve kudretin sahibinden
başka bu fiile mührünü basabilecek kim var?
Modern teknoloji tavuğun besininden ya da kanından yumurta
yapabilecek bir fabrikayı kuramadı. Olmaz ya, eğer kurmuş olsaydı
bugün bir yumurtayı on beş kuruşa değil, yüzlerce liraya yiyemezdik.
* "İnsan yediği şeylere bir baksın." (Abese Sûresi, 24)
* Her yumurta kırışınızda, kabuğu atmadan önce ona uzun uzun bakın.
Size bu nimeti böyle mükemmel bir ambalaj içinde göndereni düşünün.
O'nun adını anın, afiyetle yiyin ve O'na şükredin.
alıntı...