Babalarının Elinden Tutmaz Mı Çocuklar?
Biraz da buradaki çocuklardan bahsedeyim. Enteresandır, burada ebeveynlerin çocuklara karşı bir sevgi gösterisinde bulunduğuna rastlamadım. Babasının elini tutan bir çocuk görmedim henüz. Annelerin ise yalnız sırtında görebiliyorum çocukları, elinden tutmuş görmek zor. Sokaklar çocuklarla dolu, sokakta onlarla birlikte yürümen gerekiyor, hele elinde fotoğraf makinesi varsa peşini kesinlikle bırakmıyorlar. Her yerde ama her yerde ellerinde plastik tabakla dolaşan çocuklar görebilirsiniz… Babalarının ellerinden tutup kendilerini saran güven çemberinin içinde çocukluğun keyfini çıkarmanın ne demek olduğunu bilmeyen bu çocuklar, boyunlarına asılı tenekelerle, ellerindeki plastik tabaklarla başlıyorlar adımlamaya kum ve toz döşeli kızıl zeminleri…
Ellerindeki tabaklarla kendilerine verilecek yiyecekleri, kimi yerde yiyecek kırıntılarını toplamak üzere arşınlıyorlar köyün sokaklarını… Kimilerinin gün boyu topladığı lokmalar akşamleyin ailenin diğer fertleriyle paylaşılıyor.
Her yerde etrafımızı sarıyorlar. Çocukların ellerindeki tabaklara, ellerini ağzına götürerek yiyecek istemelerine alıştık. Her görüşümde onları, evde bıraktıklarımı hatırlıyorum…
Nijerya’da çocukların devlet okuluna gitmeleri ailelerin maddi durumuna bağlı. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan, türlü sağlık problemleri ile boğuşan Nijerli ailelerin önemli bir kısmı çocuklarını okula gönderemiyorlar. Hemen hemen her sokakta hissedilen, günlük yaşamın içinde akan alternatif bir eğitim sistemi göze çarpıyor. Evlere bitişik yapılan çıkmalarda kümelenen çocuk grupları tahta levhalara yazılı kuran ayetlerini ezberlemeye çalışıyor. Ellerindeki yazılı levhalardan kuran ezberlemeye çalışan çocuklar kendi sesleriyle süslüyorlar ahengini günlük yaşamın.
Yaşı 5-7 arasında olan daha büyük çocuklar ise mescide gönderiliyor. Aileler bu çocukları medreselere yatılı olarak gönderiyorlar. Medrese öğrencileri, karınları acıkınca “sadaka”? diyerek kapı kapı dolaşıyor, karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Böylece hem kendi ailelerine yük olmuyorlar hem de kuran öğreniyorlar.
Nijer’de erkek çocuklarından farklı olarak, kız çocuklarının resmi okula gitme oranı oldukça düşük. Kız çocukları genelde mahalle mekteplerine gidiyorlar. 10 yaşına ulaşan kızlar, genellikle evlerinde anneleri tarafından yapılan yiyecekleri satıyorlar. Bu yemek satma işini erkek çocukların yapması ayıp sayılıyor. Burada sokaklarda, pazarda genç kız görmek çok zor, ya kız çocuğu ya da evli gencecik kadınlar görebilirsin. Çünkü kızlar çok küçük yaşta evleniyorlar, küçük annelerin sırtına bağlı bebekler görmek o kadar normal bir manzara ki Nijer’de…
26 Şubat 2007 İhsan Özyürek ALINTI....
Biraz da buradaki çocuklardan bahsedeyim. Enteresandır, burada ebeveynlerin çocuklara karşı bir sevgi gösterisinde bulunduğuna rastlamadım. Babasının elini tutan bir çocuk görmedim henüz. Annelerin ise yalnız sırtında görebiliyorum çocukları, elinden tutmuş görmek zor. Sokaklar çocuklarla dolu, sokakta onlarla birlikte yürümen gerekiyor, hele elinde fotoğraf makinesi varsa peşini kesinlikle bırakmıyorlar. Her yerde ama her yerde ellerinde plastik tabakla dolaşan çocuklar görebilirsiniz… Babalarının ellerinden tutup kendilerini saran güven çemberinin içinde çocukluğun keyfini çıkarmanın ne demek olduğunu bilmeyen bu çocuklar, boyunlarına asılı tenekelerle, ellerindeki plastik tabaklarla başlıyorlar adımlamaya kum ve toz döşeli kızıl zeminleri…
Ellerindeki tabaklarla kendilerine verilecek yiyecekleri, kimi yerde yiyecek kırıntılarını toplamak üzere arşınlıyorlar köyün sokaklarını… Kimilerinin gün boyu topladığı lokmalar akşamleyin ailenin diğer fertleriyle paylaşılıyor.
Her yerde etrafımızı sarıyorlar. Çocukların ellerindeki tabaklara, ellerini ağzına götürerek yiyecek istemelerine alıştık. Her görüşümde onları, evde bıraktıklarımı hatırlıyorum…
Nijerya’da çocukların devlet okuluna gitmeleri ailelerin maddi durumuna bağlı. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan, türlü sağlık problemleri ile boğuşan Nijerli ailelerin önemli bir kısmı çocuklarını okula gönderemiyorlar. Hemen hemen her sokakta hissedilen, günlük yaşamın içinde akan alternatif bir eğitim sistemi göze çarpıyor. Evlere bitişik yapılan çıkmalarda kümelenen çocuk grupları tahta levhalara yazılı kuran ayetlerini ezberlemeye çalışıyor. Ellerindeki yazılı levhalardan kuran ezberlemeye çalışan çocuklar kendi sesleriyle süslüyorlar ahengini günlük yaşamın.
Yaşı 5-7 arasında olan daha büyük çocuklar ise mescide gönderiliyor. Aileler bu çocukları medreselere yatılı olarak gönderiyorlar. Medrese öğrencileri, karınları acıkınca “sadaka”? diyerek kapı kapı dolaşıyor, karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Böylece hem kendi ailelerine yük olmuyorlar hem de kuran öğreniyorlar.
Nijer’de erkek çocuklarından farklı olarak, kız çocuklarının resmi okula gitme oranı oldukça düşük. Kız çocukları genelde mahalle mekteplerine gidiyorlar. 10 yaşına ulaşan kızlar, genellikle evlerinde anneleri tarafından yapılan yiyecekleri satıyorlar. Bu yemek satma işini erkek çocukların yapması ayıp sayılıyor. Burada sokaklarda, pazarda genç kız görmek çok zor, ya kız çocuğu ya da evli gencecik kadınlar görebilirsin. Çünkü kızlar çok küçük yaşta evleniyorlar, küçük annelerin sırtına bağlı bebekler görmek o kadar normal bir manzara ki Nijer’de…
26 Şubat 2007 İhsan Özyürek ALINTI....