Şakik Belhî (k.s) Hazretleri, bir gün zamanın padişahının huzuruna çıktığı zaman, Padişah:
"Kanaat ve takva sahibi Şakik sen misin?" diye sorunca:
- Şakik benim, kanaat ve takva sahibi olan ben değilim, o sensin sultanım, dedi.
Padişah bu cevaba şaşırdı ve dedi ki:
- Ben dünya zenginliği içindeyim. Her türlü ferah ve refah içindeyim. Nasıl olur da kanaat ve takva sahibi olabilirim?
Şakik Belhî (k.s) Hazretleri şu cevabı verdi:
- Allah, Kur'an-ı Azimüşşan'da dünya için; "Kalîl, az bir şey.." dedi. Sen az bir şeye kanaat ettin. Bize ise "Ahiret bâkidir, nimetleri bitmez.." dedi. Biz de ahireti seçtik. Sen az bir* şeye kanaat ettiğin için kanaat ehli sayılırsın.
Şakik Belhî (k.s) Hazretleri bu cevabıyla onun dünya saltanatını hafife aldı, maneviyatın izzetini korudu. Yani dünyanın bütünü senin olsa bile, Cenab-ı Hak ona "kalîl: azcık" dedi. Padişahım diyorsun ama dünyaya kanaat getirdin. Halbuki gerçekten zengin olsan Ahiret saltanatını seçerdin, çünkü oranın saltanatı bâkidir, hiç bitmeyecek demek istedi.
"Kanaat ve takva sahibi Şakik sen misin?" diye sorunca:
- Şakik benim, kanaat ve takva sahibi olan ben değilim, o sensin sultanım, dedi.
Padişah bu cevaba şaşırdı ve dedi ki:
- Ben dünya zenginliği içindeyim. Her türlü ferah ve refah içindeyim. Nasıl olur da kanaat ve takva sahibi olabilirim?
Şakik Belhî (k.s) Hazretleri şu cevabı verdi:
- Allah, Kur'an-ı Azimüşşan'da dünya için; "Kalîl, az bir şey.." dedi. Sen az bir şeye kanaat ettin. Bize ise "Ahiret bâkidir, nimetleri bitmez.." dedi. Biz de ahireti seçtik. Sen az bir* şeye kanaat ettiğin için kanaat ehli sayılırsın.
Şakik Belhî (k.s) Hazretleri bu cevabıyla onun dünya saltanatını hafife aldı, maneviyatın izzetini korudu. Yani dünyanın bütünü senin olsa bile, Cenab-ı Hak ona "kalîl: azcık" dedi. Padişahım diyorsun ama dünyaya kanaat getirdin. Halbuki gerçekten zengin olsan Ahiret saltanatını seçerdin, çünkü oranın saltanatı bâkidir, hiç bitmeyecek demek istedi.
Yorum yap