Sahabeden Velid b. Velid (r.a.); Resulullah (s.a.s.) Efendimize geldi ve; “Ey Allah’ın elçisi! İçimde bir tedirginlik, yalnızlık, ürkeklik hissediyorum” dedi. O da; “Yatağına yattığın zaman şöyle dua et” buyurdu;
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ الِّٰهل التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ وَشَرِّ عِبَادِهِ وَ مِنْ هَمَزَاتِ
الشَّيَاط وَأَنْ يَحْضُرُونَ
Okunuşu: “Eûzu bi kelimatillahit-tammati min ğadabihi ve ıkabihi, ve şerri ıbadihi, ve min hemezatişşeyatini ve en yahdurun.”
Anlamı: “Gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların dürtmelerinden ve bana sokulmaya çalışmalarından Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.’ O zaman şeytanlar sana zarar vermez ve yaklaşmazlar.” (Tirmizi, De’avat, 94)
*Bera b. Azib (r.a.) diyor ki: Peygamberimiz (s.a.s)’e bir adam geldi, yalnızlığın verdiği korkudan şikayet etti. O da şunu çokça söylemesini buyurdu;
سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ رَبِّ الْمَ ئٰالِكَةِ وَالرُّوحِ جَلَلْتَ السَّمٰوَاتِ
وَالْأَرْضَ بالْعِزَّةِ والْجَبَرُوتِ
Okunuşu: ”Subhanel-Meliki’l-Kuddusi. Rabbi’l-melaiketi ver-ruhi. Celeltes-semavati vel-arda bil-izzeti vel-ceberuti.”
Anlamı: “Meleklerin ve Cebrail’in Rabbi olan büyük padişahı ve her türlü noksanlıklardan münezzeh olan Rabbi tenzih ederim. Gökleri ve yeri izzetinle ve azametinle kuşattın.” Adam bunları dedi ve içindeki o korku gitti. (Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir, II, 24, No: 1171)
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ الِّٰهل التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ وَشَرِّ عِبَادِهِ وَ مِنْ هَمَزَاتِ
الشَّيَاط وَأَنْ يَحْضُرُونَ
Okunuşu: “Eûzu bi kelimatillahit-tammati min ğadabihi ve ıkabihi, ve şerri ıbadihi, ve min hemezatişşeyatini ve en yahdurun.”
Anlamı: “Gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların dürtmelerinden ve bana sokulmaya çalışmalarından Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.’ O zaman şeytanlar sana zarar vermez ve yaklaşmazlar.” (Tirmizi, De’avat, 94)
*Bera b. Azib (r.a.) diyor ki: Peygamberimiz (s.a.s)’e bir adam geldi, yalnızlığın verdiği korkudan şikayet etti. O da şunu çokça söylemesini buyurdu;
سُبْحَانَ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ رَبِّ الْمَ ئٰالِكَةِ وَالرُّوحِ جَلَلْتَ السَّمٰوَاتِ
وَالْأَرْضَ بالْعِزَّةِ والْجَبَرُوتِ
Okunuşu: ”Subhanel-Meliki’l-Kuddusi. Rabbi’l-melaiketi ver-ruhi. Celeltes-semavati vel-arda bil-izzeti vel-ceberuti.”
Anlamı: “Meleklerin ve Cebrail’in Rabbi olan büyük padişahı ve her türlü noksanlıklardan münezzeh olan Rabbi tenzih ederim. Gökleri ve yeri izzetinle ve azametinle kuşattın.” Adam bunları dedi ve içindeki o korku gitti. (Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir, II, 24, No: 1171)
Yorum yap