Hayatýmýz dualarýmýzdadýr

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • mehtap
    Çalışkan Üye
    • Oct 2009
    • 1371

    #1

    Hayatımız dualarımızdadır

    Dua kendimiz hakkında söyleyebileceğimiz en derin sözlerdir. Böyleyken en anlaşılır apaçık Gizli günahlarımız içimizi yakan pişmanlıklar kopkoyu korkularımız acılarımız kanayan kapanmayan yaralarımız dualarımızdadır. Neye muhtaçsak onlar dualarımızdadır. Ümitlerimiz isteklerimiz sevdiklerimiz Merhamete muhabbete esirgenmeye ve bağışlanmaya duyduğumuz iştiyakla biz dualarımızdayız.

    Kim olduğumuzun doğrusunu dualarımız söyler.
    Dualarımızda yalan söylemeyiz. Kendimizi aldatmayız. Zayıflığımızdan acizliğimizden utanmayız. Sırlarımızı sıkıntılarımızı dertlerimizi avuçlarımız gibi semaya açmaktan çekinmeyiz.
    Kendimizi dualarımızla tanırız. En çok nelere değer verdiğimizi hayatlarımızda en çok nelerin önemli olduğunu nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşamak istediğimizi dualarımızla anlarız.

    Hayatımız dualarımızdadır.

    Dünya dualarla yazılan sayfalardır. Duanın dilini bilmeyenler çiçeklerin dualarının renkleriyle açtığını bilmiyorlar. Ağaçların dualarının meyvelerini verdiğini Suların dualarıyla aktığını duaları gibi aktığını Tohumların dualarıyla çatladığını Rüzgârların duaları gibi ılık duaları gibi serin duaları gibi güçlü estiğini Yeryüzünü böylesine şenlendiren canlılığın dualar olduğunu bilmiyorlar.

    Duanın dilini bilmeyenler dünyanın dilini de bilmiyorlar. Ne onlar dünyayı anlıyorlar ne de dünya onlara kulak veriyor. Onlar için dünya savaşılacak bir şey. Dünya bütün dehşetiyle üzerlerine saldırıyor ve onlar dünyayı bir savaş meydanına çeviriyorlar. ‹stediklerini zorla güç kullanarak elde edeceklerini sanıyorlar. Dünya onlara aldırmıyor. Dünya korkularını çoğaltıyor. Dünya sevdikleri her şeyi tek tek ellerinden alıyor. Savaşarak kazandıklarına inandıkları şeylerin eliyle dünya onlara tekrar tekrar saldırıyor. Arkasına saklandıkları ne varsa güçsüzlüklerini ve yaşadıkları hayatın saçmalığını teşhir ediyor.

    Hayatlarında eksik olanın boşluğunu ağır bir yük gibi her yere taşıyorlar ama onun ne olduğunu söyleyemiyorlar. Giderek hayatları eksik olanın boşluğunda yitiyor. Acı çekerken hayattan yoksunlar. Çılgıncasına mutluyken hayattan yoksunlar. Hayattan yoksunlar çünkü hayatları duadan yoksun. Acılarını ve sevinçlerini kederlerini ve mutluluklarını duaya taşıyamıyorlar. Yaşamayı seviyorlar ama hayatlarının anlamı hakkında düşünmekten hoşlanmıyorlar. Yaşıyorlar ama niçin yaşadıklarını kendilerine sormuyorlar.

    Duanın dilini bilmeyenler hayatla aynı dili konuşmuyorlar.

    Dua ederken hayatla aynı dili konuşuruz. Hayatın güzelliği anlamından ayrı değildir. Hayatın anlamı dualarımızdadır.
    Her şeyin herkese yakışmadığı şu dünyada duanın herkese yakışması bundandır.
    Kral da dua eder köle de Duası krala diz çöktürür; köle duasıyla özgürleşir. Kölenin duası kralın duasından değersiz değildir. Kral da köle de Allah’ın kuludur.
    Kim olduğumuzu dualarımız söyler: Kul olduğumuzu.

    Sedat turan.
  • mehtap
    Çalışkan Üye
    • Oct 2009
    • 1371

    #2
    Ey Resûl-i Ekremim! Benim kullarım "Rabbi-miz uzakta mıdır yakında mıdır?" diyerek sana beni sordukları zaman sen onlara cevap ver ki: Ben onlara pek yakınımdır. Bana duâ eden kulumun duasını kabul ederim. Duâ ettiğinde benden duâlarının kabulünü istesinler. Ve bana îman etsinler. Umulur ki onlar îmanları ve duâları sebebiyle doğru yola vâsıl olurlar ve irşâd olunurlar. "(Bakara Sûresi 186)

    Fahr-i Râzî Kâzı Beyzâyi ve Hâzin'in beyânlarına göre ashâb-ı kiramdan bazı kimselerin: "Ya Re-sûlallah! Rabbimiz bize yakîn ise hafif sesle yahud gizlice duâ edelim. Eğer uzak ise yüksek sesle duâ edelim" demeleri üzerine bu âyet-i celîlenin nâzil olduğu mervîdir.

    Başka bir rivâyette ise yahûdilerin: "Yâ Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-! Sen yer ile gök arasını pek uzak haber veriyorsun. Rabbimiz duâmızı nasıl işidir?" demeleri üzerine nâzil olduğu mervîdir. Bu sebeb-i nûzullere göre âyetin ma'nası şöyle olur:

    "Ey Resûlüm! Benim kullarım sana benim evsâfımdan suâl edip Rabbimizin lutfu bize yakın mı? Duâmızı gizlice kendi içimizde mi yapalım? Yoksa uzakta mı? Duamızı yüksek sadâ ile yapalım? dediklerinde: "Sen onlara Benim tarafımdan cevâb ver. Ben onların gizli duâlarını işitirim. Zira Benim ilmim onlara pek yakındır. Binâenaleyh onların işlerini bilip sözlerini işiterek hallerine muttali' olduğumdan duâ eden kimsenin duâsı ihlâs üzere olursa icâbet ederim. Şu hâlde onlar benden icâbet talep etsinler. Ben de onlara icâbet ederim. Senin vâsıtan ile onları îmana davet etdiğimde derhal îman etsinler. Zîra ben onların duâlarına icabet edince onların da benim da'-vetime icabet ve emrime itaat etmeleri vâcibdir ve onlar davetime icabetle doğru yolu muhakkak bulurlar."

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...