Daha Kur'ân ne desin

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    Daha Kur'ân ne desin

    DAHA KUR'ÂN NE DESİN !

    Ey insan! Yaşıyorken, hem de Kur'ân çağında;
    Çırpınıp duruyorsun, cehâlet batağında.
    Kalbin katı.. Gözün kör.. Başın kibir dağında.
    Kur'ân sana gel diyor, bak bendedir adresin,
    Ey eşref-i mahlûkat!.. Daha Kur'ân ne desin!..

    Özgürce seçmen için, iki yoldan birini;
    Apaçık bildiriyor, bütün âyetlerini.
    Ya Peygamber, ya şeytan.. Seç diyor rehberini;
    Öyle seç ki; sırattan rüzgar gibi geçesin,
    İlle şeytan diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin!..

    Ya Cennet bahçesidir, ya ateştir o mezar,
    Mekân var mı dünyada, öyle derin, öyle dar?
    Hiçbir şey yakın değil, insana ölüm kadar.
    Diyor ki; hesabı var, aldığın her nefesin;
    Mezarlar konuşurken..Daha Kur'ân ne desin!..

    Malın, mülkün, şöhretin, dünyada herşeyin var;
    Ya dünyadan Rabb'ine, götürecek neyin var?
    Bana yeter diyorsan, şu üç günlük îtibar;
    Bir dördüncü gün var ki; çok çetindir bilesin,
    Bunlar masal diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin!.

    Âyet diyor ki; eğer, dağa inseydi Kur'ân;
    Paramparça olurdu.. Dağ, Allah korkusundan.
    Hangi insan durup da, ibret almaz ki bundan?
    Sen ki, bir dağ yanında, ne kadar da cücesin,
    Haddini bilmen için.. Daha Kur'ân ne desin!..

    O münezzeh ruhundan, ruh vermekle insana;
    Erişilmez bir şeref, bahşetti Allah sana,
    Ne kadar sevdiğini, buradan anlasana !
    Sen ki; taparcasına, kendine kul kölesin,
    Nefsini put yapana.. Daha Kur'ân ne desin!..

    Bir gün var ki; çok yakın, dağların yürüdüğü,
    Göklerin, güneşleri önünde sürüdüğü,
    Kâinatı toz duman, dehşetin bürüdüğü;
    Kıyâmet senaryosu, oyun değil bilesin;
    Hâlâ ürpermiyorsan.. Daha Kur'ân ne desin!..

    O büyük mahkemede, bütün diller susacak;
    Konuşacak bu defa, göz, kulak, el, kol, bacak.
    Uzuvlar birer birer, haramları kusacak;
    Açılacak önünde, defterleri herkesin;
    Kendine gelmen için.. Daha Kur'ân ne desin!..

    O gün, buyruk verenler, buyruğa baş eğecek,
    Cehennem öfkesinden, köpürüp kükreyecek,
    Ve doldun mu dedikçe, daha yok mu diyecek;
    Yandıkça o deriler, değişecek bilesin;
    Hâlâ secde yok ise.. Daha Kur'ân ne desin!..

    Gör ki, dünya sırtında, nice insan taşıyor;
    Kimi yaşarken ölmüş, kimi ölmüş yaşıyor.
    Kimi Arş-ı Âlâ'ya dolu dizgin koşuyor;
    İşte Cennet.. İşte sen.. Gayret et ki giresin;
    Ey! Eşref-i mahlûkat!.. Daha Kur'ân ne desin!..

    Cengiz Numanoğlu

    alıntı
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #2
    UYANIK OLMA GÜNÜ !

    Ey müslüman kardeşim ! Gör artık uzakları;
    Ufukları kuşatmış, siyonist tuzakları.
    Suları bulandırıp, yemek için koyunu;
    Sahnelerde sürekli, aç kurtların oyunu…

    Ey müslüman kardeşim ! Aç artık gözlerini;
    Gör nice milletlerin, sahtekâr yüzlerini.
    Gör artık ! Mazlumları, arkasından vuranı,
    Siyonist eşkiyânın, arkasında duranı…

    Gör artık ! Yerli malı, zengin taşeronları,
    “Sermâye”nin uşağı, “ulusal” baronları.
    Gör artık ! Zulme karşı, susmanın vebâlini,
    Müslüman ülkelerin, şu perişan hâlini…

    Gör artık ! Çöllerdeki, çağdaş firavunları;
    Halkını dilendiren, Mekkeli kârunları.
    Gör artık ! Bir taht için zillete baş eğeni;
    Sonra da utanmadan, “müslümanım” diyeni.

    Gör artık ! Omurgasız, onursuz âlimleri (!),
    O müslüman maskeli, münâfık zâlimleri.
    Müminleri, kimsesiz zanneden o câhiller,
    Allah’ın yardımını, anlamaktan gâfiller…

    Ey müslüman kardeşim ! Dikkat et fâsıklara,
    Onların tek tanrısı, tek ilâhıdır para.
    Şunu bil ki; ne kadar güçlü olsa da onlar;
    Sen her zaman üstünsün, çünkü sende imân var.

    Ey müslüman kardeşim ! Sakın unutma dünü;
    Tarih diyor ki; bugün, UYANIK OLMA GÜNÜ,
    Gör ki; bütün milletler, küfürde birleştiler,
    Gözlerini bürüyen vahşetle körleştiler.

    Ey müslüman kardeşim ! Dur artık, düşün biraz !
    Bu zulme, senden başka, edecek yok îtirâz.
    Duy artık ! Yeryüzünde, “Allah” diyen her sesi;
    Yoksa ödeyemezsin, aldığın tek nefesi.

    Cengiz Numanoğlu
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

    Yorum yap

    • CUMHUR
      Özel Üye
      • Jan 2008
      • 3964

      #3
      Dinle ey ehl-i gaflet!. Ne diyor, dağlar, taşlar?
      Kur’ân’ın Sahibi var, beyhude bu savaşlar,
      Eğildi.. Eğilecek.. O’na en mağrur başlar;
      Yakında göreceksin, her cürmünü defterde,
      Kur’ân’a harp açanın, vay haline mahşerde..

      Dinle ey ehl-i cinnet!. Bindörtyüz yıldan beri;
      Gördü geçti, bu kervan, senin gibi kimleri..
      Kahhar olan Rabb’imiz, görmez mi zâlimleri;
      Kalacak sanma sakın, mazlumun âhı yerde,
      Kur’ân’a harp açanın, vay haline mahşerde..

      Dinle ey ehl-i şiddet!. Bu zorbalık boşuna,
      Git de sor Ebrehe’yi, o ebâbil kuşuna.
      Hakk, nûrunu tamamlar, gitmese de hoşuna;
      Yaklaşıyor kıyâmet, bu oynanan son perde,
      Kur’ân’a harp açanın, vay haline mahşerde..

      Cengiz Numanoğlu
      Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
      Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

      Yorum yap

      • CUMHUR
        Özel Üye
        • Jan 2008
        • 3964

        #4
        ADRESLERİ SİZ YAZIN

        Ey ! Kur’ân’a kin kusan, firavun fosilleri,
        Nemrutların, Allah’a saldıran nesilleri..
        Ey ! Zâlim postalını, parlatan paçavralar,
        Bir boru, iki musluk misâli kadavralar.

        Ey ! Darbeci zorbanın, satılmış piyonları,
        Lânetli kavimlerin, “çağdaş” versiyonları.
        Ey ! Zilletin kölesi, “vesâyet”in maşası,
        Siyonist odakların, “ulusal” nataşası.

        Ey ! Adâlet kâtili, gözü dönmüş cüppeler,
        Aslını inkâr eden, haramzâde züppeler.
        Ey ! Müşrikler gürûhu, Ebû Cehil vârisi,
        Mason localarının, aşağlık havârisi.

        Ey ! Şâman kültürünü, din yerine koyanlar,
        Kadını, medeniyyet maskesiyle soyanlar.
        Ey ! Ahlâkı çürüten, şehvetlerin virüsü,
        Cinsellikle beslenen, canlı ceset sürüsü..

        Ey ! Durmadan, ar, namus, nutukları atanlar,
        “Çağdaşlık” ruhsatıyla, iffetini satanlar.
        Ey ! İnsan sûretinde, şeytanlaşan sîretler,
        Uçkurlara bağlanmış, kör kütük bâsiretler.

        Ey ! “İrticâ” tellalı, zulüm borazanları,
        Fitne-fücur kaynatan, iftirâ kazanları.
        Ey ! Hayâdan habersiz, haysiyet gâfilleri,
        Sosyal cinâyetlerin, müseccel fâilleri.

        Ey ! Fanatik meczuplar.. Ey ! Irkına tapanlar,
        Efsâne putlarını, başa belâ yapanlar.
        Ne yer, ne gökler taşır, bu kadar sefâleti;
        Bilin ki; çok yakındır, ALLAH’IN ADÂLETİ.
        --------------------------
        Dostlarım ! Umarım ki; nezâketi bozmadım,
        Bu yüzden adresleri, açık açık yazmadım.
        Külfetini hoş görün, bu kadarcık bir nazın;
        Zahmet olmazsa lütfen, ADRESLERİ SİZ YAZIN…

        Cengiz Numanoğlu
        alıntı
        Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
        Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...