
Gel Ey Nebi...
Böyle boynu bükük kalmayalım,
Leheb'in dikenlerinden ayaklarımız kan revan oldu.
Kalbimizi durmadan hançerleyen Cehil'ler var!
Çağlamıyor SENSİZ nehirler, yatakları dar..
Geceleri Yar.. Yar.. Diye ağlayanların var
Gel Gel Ey Nebi
Sensiz her yan gurbet bana,
Yok mu Vuslat ümidi?
Sılaya dönüşün ne zaman?
Kalbim kalbimi kaç geçerken dönüşün?
Mecnunlar bile bir kere ölür,
Ey Nebi bu benim Sensizlikten kaçıncı ölüşüm?
Gel Ey Nebi, Gel Ey Nebi
Gül kokunla sokaklara yeniden Baharlar gelsin.
Ey Ümmetim diyerek başla cümlelerine,
Asra Saadet, yüzlere Tebessüm gelsin.
Kimsesiz çocukların yeter beklediği,
Ey Kimsesizlerin Kimsesi Nerdesin?
Gözlerimizin pınarları tükenmek üzere artık,
Kalbimizden ağlıyoruz bak mendillerimiz al rengi.
Bizim de bahtımızda var mı bilmem Sana kavuşan bir Medineli sevinci.
O Geliyor diye bir çığlık duyulmadı,
Yorgun ufuktaki haberci..
Anladım anladım bu alemde hep Sana sürgün kalacağım,
Camlar ardından mübarek sakalının bir teliyle avunacağım.
Ebu Bekir'in elinde şimdi ellerin vardır,
Hasan ve Hüseyin huzurunda oynuyordur şimdi,
Fatıma'nın mübarek başı omuzlarındadır.
Ya benim ellerim, Ya benim başım, Ya benim hayallerim...
Ne olur söyle Bana da bir yer var mı?
Gül Yüzünü uzaklardan da olsa görebileceğim..
Yoksa orada da mı.. orada da mı bahtıma hasret yazılı?
Orada da mı hayalinle avunacak yaralı gönlüm
Mecnunlar bile bir kere ölür
Ey Nebi bu benim Sensizlikten kaçıncı ölüşüm..
Gel Gel Ey Nebi
Gel Yağmurları da getir
Gel Baharlar Sende Yürür
Gel Güllerin Elinde Büyür
Gel Gel Ey Nebi
Gel Gel Ey Nebi
Taha Akkor