Tahta Kulübe

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    Tahta Kulübe

    Tahta Kulübe

    Okul sonrasi Hasan furkan kosa kosa eve geldi.Yolda yine kafasina takilan sorulari dedesine sormak gecti icinden.Eve kadar geldi de bakti,mahallenin tüm kadinlari,teyzeleri,yasli nineleri bahcedeki ceviz agacinin altinda toplanmislar sükunetle,sessizce beklesiyorlardi.Dogru ya bugün günlerden cuma idi ve her cuma annesi mahallenin,konu-komsunun kadinlarini basina toplar onlara yasin-i serif,amme cüzü okurdu.Kücük prenses kucaktan kucaga geziyor yine kendi tertemiz ruh dünyasinda oyunlar oynayip gülücükler dagitiyordu etrafa. -yavrun dedi teyzenin bir tanesi yanaklarindan öperek. Telaslanmaya baslamisti.Gözleri annesini,dedesini aradi, fakat göremedi.Hemen eve girdi.Odalar da ise amcalar,sakalli ihtiyar dedeler ayni sukünet ve sessizlikle beklesiyorlardi.Yerde dedeinin ceylan derisi seccadesi serili duruyordu.Demekki odasindaydi,hasta falan mi oldu acaba diye düsündü.Yari arali kapidan iceriye süzüldü.Öylece yataginda upuzun yatiyordu.O güzelim gözleriyle bakmiyor,tatli tatli gülmüyor ve konusmuyordu.Oyun oynarken mizikcilik yapan arkadaslari gibi öylece kenarda hareketsiz,tepkisiz uzaniyordu.Az daha yaklasti yanina.Öylece durdu.Kipirdamadan,soluk bile almadan bir heykel gibi durdu.Korkmadan,tedirgin olmadan ve aglamadan durdu.Üzeri basina kadar beyaz carsafla örtülüydü.Carsafin disina sarkmis sararmis ayaklarini ve cene altindan basina dogru cabutlarla baglamislardi. -cikarin su cocugu disari-dedi kalabaliktan bir ses. Hic kimsenin cikarmasina ihtiyaci yoktu.Süratle odasina kostu.Ayakta beklesip duran amcalarin,dedelerin dizlerine,bacaklarina carpa carpa kostu.Arkasindan annesinin sesini duydu ama aldirmadi odasinin kapisini kilitledi.Yüregi aciyor,ici aciyordu.Bogazina dügüm dügüm dügümlenmeler geldi oturdu, yüzü koyun uzanip yatagina hüngür hüngür agladi. Artik okulda ögrendiklerini kime anlatacakti,kafasina takilan sorulari kime soracakti,gözüne kiymik kactiginda,karni agridiginda onu doktora kim götürecekti,ona sögüt agacindan kim sapan yapacakti,okuldan eve döndügünde demir kapinin önünde kim karsilayacakti,annesinden bir güzel dayak yediginde kimin kollarina,kucaklarina kosacakti.Hem agliyor hemde dedesine sordugu sorulari düsünüyordu. -dede bu azrail melegi insanin canini alirken acitmaz mi? -Hicte bile h.furkan.yakmadan,acitmadan,tere yagindan kil ceker gibi aliverir hemen cani yalniz ademoglu er kisiyse,iyi bir hayat sürmüsse tabiiki. -Allahi düsünsem beni tas eder mi dede? -O da nerden cikti h.furkan.Gurban oldugum rahman-rahim rabbim niye tasa cevirsin ki kulunu.Hem tas deyipte gecme.Nice taslar vardir ki; iclerinden nehirler kayniyor,bagrindan sular fiskiriyor,bazilari allah korkusundan yerlerde yuvarlanip tuz-buz oluyorlar. -Simsekten,gökgürültüsünden, yildirimlardan korkuyorum dede? -korkma h.furkan korkma!!! Su basimizda dönüp duran koca dünya bir bomba olup patlasa korkma!!!Hem telaslanma, farzet ki onlarda emir kullari garibanlar.Vazifelerini icraa edip,ev ödevlerini yaparlar, hem sen sanir misin bu cereyan eden olaylar düzensiz,kuralsiz,basibozuk sasarim sana h.furkan sasarim. Aldanirsin h.furkan aldanirsin. Kapi güm güm vuruluyordu.Sese kulak verdi. -hasan, oglum, benim bak, hadi ac kapiyi. Aman allahim,bu ses,yerinden firlayip hemen kapiyi acti. -baba sen misin ? ne zaman geldin? deyip sevincle boynuna sicradi. Tuhaf ve garip dünya.Hüznü ve nesesiyle hayat.Acisi ve tatlisiyla yasam.Bir makina dislisi gibi pesi sira gelip gecen günler...Böyle bir dünya da,böyle bir hayatta kazandigina sevinmeli miydi insan yoksa kaybettigine üzülmeli mi? Aradan bir hafta gecti.Misafirleri agirlamak,taziyeleri kabul etmek ve pasaport islemleri icin gerekli bir haftalik süre cabucak geciverdi. Yagmurlu bir gün yola ciktilar.Arabanin bugulanan camlarini elleriyle sildi.Basini nemli cama dayayip icinde masallar,kissalar dinledigi evini, aralarinda oyunlar oynadigi;körebe,misklet,uzunesek sokaklari tekrar tekrar seyretti.Köyün disina gelince mezarliga takildi gözü.Dedesini daha bir hafta önce oraya defnetmislerdi.Üzerinide icinde solucanlarin,kurtcuklarin oynastigi sari toprakla örtmüslerdi.Bir yilan bile akip gitmisti otlar arasina.Yine dedesine sordugu sorulari düsündü. -mezar nasil bir yerdir dede? -Sadece bir durak,bir menzil, bekleme salonu h.furkan.Ya cennet bahcelerinden bir bahce ya da cehennnem cukurlarindan bir cukurdur.Orada kötüler azap ve iskenceye maruz kalirlarken,iyiler ve dogrular ebedi mekanlarinin güzelliklerini seyredecekler. -peki iyi insan nasil olunur dede? -dogruluktan ayrilmayarak tabii ki. -dogruluk nedir dede? -Allah ve rasulünün yoludur h.furkan. -dogruluga nasil varabilirim dede? -Iyiligi,güzelligi ve dogrulugu emredip ve tabii ki yasayanlari bulmak ve onlarla birlikte olmakla ulasabilirsin. -peki ya babam gibi yabanci bir ülkeye gidersem ne yapacagim dede? -Arayip bulacaksin.Bulamassan kalbine ve özüne danisacaksin,cünkü senin özün pak ve tertemiz.Asla ve asla kötülük,hile ve yalan üzerinde karar kilip birlesmez.Beni anliyorsun degil mi h.furkan. -hmmm anliyorum dede Yagmur siddetini giderek artirmisti.Mezarliktaki mese,cinar ve selvi agaclarinin arasini duman ve sis kaplamisti,puslanmisti her yer.Arabnin bugulanan camini hizli hizli tekrar sildi.Gözlerini heybetli cinar agacinin kalin dallari,gür yapraklari arasina dikti.Iste dedesi oradaydi.Orada kendisine tahtadan bir kulübe yaptirmisti,elinde köpüklü kahvesi bile vardi.Orada,cinar agacinin kalin dallari arasinda,tahta kulübesinde sonsuza kadar kimseleri rahatsiz etmeden ibadetlerine devam edecekti.Kahvesinden söyle okkali bir yudum höpürdeten dedesi arabanin arkasindan el salladi ve h.furkan da ona karsilik verdi. Asphalt yola cikan araba hizini artirdi ve damlalarin,sislerin arasinda kayboldu.

    ALINTI......
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...