Ben nankörmüþüm, peki sen

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    Ben nankörmüşüm, peki sen

    Sallanan koltukta kitap okumaya bayılırım çünkü en fazla beşinci dakikan sonra elinden kitap düşer yerine ninnilerden bir radyo çalar. Ama bu gün rekoru kırdım ve uyumadım ve sanırsam altıncı dakikadan sonra gözüm karşı apartmanın kiremit çatısında dans eden iki güvercine takıldı. Onlar gibi uçmak istedim. İş bulma sıkıntısını, sınavları filan atmak istedim. Haaa bide ne yiyeceğim derdini. Ben felaket acıkırım. Arkadaşlarla açık büfe otele gitmiştik inanmayacaksınız 8 tabak ana yemekten yemiştim. Napayım ölmeyecek kadar yedim arkadaş. Neyse baktım güvercinlere ve dedim ki şunlara bak ya tek yaptıkları kanat çırpmak ve yükseklerde uçarak kainatı temaşa etmek. Dünyanın sıkıntısını biz çekiyoruz hayvanlarda böyle bir sıkıntı yok ki.
    Ben bunları düşünürken güvercinler gözden kayboldular. Beni de düşüncelerde boğulmaya terk ettiler. Geçmişten gelen elemler, gelecekten olan endişeler, kaygılar sardı dört bir yanımı. Halbuki hayvanlarda böyle bir durum söz konusu değil. Ne geçmişten gelen elemler, teessüfler var ne de gelecek endişesi. üzülmek yok onların hayatında. yarın ne yiyeceğim yavrularım aç kalır mı derdi de yok. Onlar sadece vazifelerini yapıyorlar hemde lezzet ve keyifle bıkmadan usanmadan. Eeee hayvan kadar bile olamadık mı şimdi? Biri kulağıma maalesef olamadın dostum dedi.
    İşte o an uyanıverdim. Kitap elimden düşmüş yani anlayacağınız uyuya kalmışım yine,
    Yerden düşen Risale-i Nur'u aldım oku Serkan oku senden cacık olmaz dedim.10 sayfa kadar ilerledim ve bir

    Ey zevk ve lezzete müptela insan!

    Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hadiselerle aynelyakin bildim ki, hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa dünyevi bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır.

    üstadım tam isabet Allah senden razı olsun. Benim gibi gafile okkalı bir tokat oldu. Kendimden utandım doğrusu ve güvercinlere sinirlendim gidip sapan alıp bir daha geldiklerinde vurucam onları diye içimden geçirdim. Yok yok şaka. Ben onlardan bütüncül nazarla bakıldığında binlerce kez daha kıymetli cihazatlarla donatılmışım. Şikayetimi geri aldım ve baktım ki Cansız maddeler niçin biz bitki olmadık diye şikayet etmiyorlar. Hallerine şükrediyorlar.

    Bitkiler de niçin hayvan olmadım diye şikayet etmiyorlar. Onlarda kendilerine verilen o vücutları ile beraber hayata mazhar olduklarından hakları sadece şükrandır.

    Hayvanlar ise niçin insan olamadım diye şikayet edemezler. Onlarda hayat ve vücud ile beraber kıymettar bir ruh cevheri onlara verildiği için hakları yine şükrandır.

    Şimdi kendimizi bunlarla kıyas edelim ve herkes kendi nefsine seslensin.HAZIRMISINIZ?

    Ey şikayet eden insan! Sen vücudsuz kalmadın, vücut nimetini giydin, hayatı tattın, cansız kalmadın, hayvan olmadın, İslamiyet nimetini buldun, dalalette kalmadın, sıhhat ve selamet nimetini gördün, ve hakeza...

    Ey nankör! Daha sen nerede hak kazanıyorsun ki, Cenab-ı Hakkın sana verdiği mahz-ı nimet olan vücut mertebelerine mukabil şükretmeyerek, olması mümkün fakat imkanat ve ademiyat nevinde ve senin eline geçmediği ve sen layık olmadığın yüksek nimetlerin sana verilmediğinden, batıl bir hırsla Cenab-ı Haktan şikayet ediyorsun ve nankörlük ediyorsun?

    Acaba bir adam, minare başına çıkmak gibi yüksek derecatlı bir mertebeye çıksın, büyük makam bulsun, her basamakta büyük bir nimet görsün; o nimetleri verene şükretmesin ve desin: "Niçin o minareden daha yükseğine çıkamadım?" diye şikayet ederek ağlayıp sızlasın-ne kadar haksızlık eder ve ne kadar nankör durma düşer, ne kadar büyük divanelik eder; divaneler dahi anlar.

    Ey kanaatsiz, hırslı ve iktisatsız, israflı ve haksız, şekvalı, gafil insan! Katiyen bil ki, kanaat, ticaretli bir şükrandır; hırs, hasaretli(zararlı) bir küfrandır(nankörlüktür). Ve iktisat, nimete güzel ve menfaatli bir ihtiramdır(saygıdır). İsraf ise, nimete çirkin ve zararlı bir istihfaftır(küçümseme). Eğer aklın varsa kanaate alış ve rızaya çalış. Tahammül etmezsen, "Ya Sabur" de ve sabır iste, hakkına razı ol, şikayet etme. Kimden kime şikayet ettiğini bil, sus. Herhalde şekva(şikayet) etmek istersen, nefsini Cenab-ı Hakka şekva et; çünkü kusur ondadır.

    Tahminimce artık şimdi ne yapmam gerekiyor diye soruyorsunuz kendinize. Tek yapman gerek vazifelerini gözden geçirmen. İlk vazifen teşekkür etmek. En güzel teşekkür ise NAMAZ da değil mi?

    Kaynak : Risale Ajans

    alıntı..
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...