'Bir Zaman Gülü' Bursa

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • kemal864
    Kıdemli Üye
    • Jan 2008
    • 877

    #1

    'Bir Zaman Gülü' Bursa



    Zamanın bir gergef gibi mekânı dokuduğu devirlerin çok uzağında değiliz.

    Maddeyi âdeta bir hamur gibi yoğurup ondan canlı suretler meydana getiren bir şehrin, telkin ve tesir gücüyle karşı karşıyayız.

    Bir şehrin hafızası, onun geçmişinde saklı olan mânâ tabakalarındadır.

    Şehri anlayabilmek ve onunla diyaloga geçebilmek için mazisine seyahat etmek gerekir.

    Hafızasını kaybetmeyenler elbette geçmişlerini hatırlayacak, hatıraların lezzetiyle kendilerinden geçeceklerdir.
    Lâkin, bunu yaparken, ânın lezzetlerini tüketmek şöyle dursun, onu yeniden inşa etmenin heyecanını yüreklerinde taşıyacaklardır.

    Hafıza şehir
    Bursa’nın şehir siluetinde, ‘geçmiş’ daima yeniden inşa edilir.
    Bursa bu inşayı kuracak tarihî geçmişi, bütün eserleriyle insan zihnine havale eder.
    Gün ışığına çıkmış bütün birikimler, zihnin terkip ve inşasıyla yeniden üretilir.

    Hacı Bayram Veli’nin mısraları bu inşanın en içten bir terennümüdür.

    Şiirle ilgili farklı bir yorum yapan Bilal Kemikli şehrin mânevî yönünü kalb-kafa izdivacı yapmış üstatların inşa ettiğini belirterek şehir hafızasındaki önemlerini vurgular:

    “İnsan, bu dünya hayatını ifade eden şehre kendi iradesiyle ve matematik hesaplarıyla doğmaz; küllî irade ona hayat verir.

    Ancak buraya gelişle birlikte, seçkin öğreticilerin rehberliğinde, yeni bir yapılanmaya, değişip dönüşmeye, olgun ve kâmil insan olmaya çalışacaktır.

    Toprak, insanın ontolo-jik anlamda aslî özüdür. Taş ise, bilgisi, hayalleri, inancı ve zihniyetini ifade ediyor olmalıdır. İnsanın ansızın geldiği bu hayat içerisinde, taşını yontarak onu en mâkul bir şekilde toprağıyla buluşturan, içiyle ve dışıyla onarıp yetkinleştiren bir ustanın tezgâhından geçmesi tabiidir. İşte bu usta, hemen her insan topluluğuna uyarıcı ve tebliğci olarak gönderilen seçkin öğreticiden başkası değildir.”1

    “Nâgehan ol şâra vardım,
    Ol şârı yapılır gördüm
    Ben dahi bile yapıldım
    Taş u toprak arasında”

    ‘Geçmiş zaman’, katmanlarında biriktirdiği “mazi rüyası”nı ‘şimdiki zamana’ aktarır. Keşiş dağlarının Pursias’ı, Uludağ’ın Bursa’sıyla aynı aşkı yaşamanın lezzetiyle zaman gergefini işler.

    Nilüfer iki aşk arasında ebediyet rüyasını kurar. Selçuklu’nun çift başlı kartalı Keşiş Dağı’nın zirvelerinden Nilüfer’e süzülürken bakışlarıyla bir rüyayı avlar.

    Osman’ın rüyası, Orhan’ın sevdası, velhasıl bozulmayan o ‘saf rüya’ her an yerli yerinde durmaktadır.

    Rüya avcıları zamanı zaptetmiş, devlet-i ebed müddete Bursa’dan başlamışlardır. Horasan erenleri ebediyet rüyasına ‘Türk Dervişleri’ olarak girmiş, Türk-İslâm kültür ve medeniyet tarihinde site şehirlerin ilk bânileri olmuşlardır.

    Zaman denen hafıza, Bursa’yı ince bir tül gibi örtmüş, bütün güzelliklerini kendisini keşfedecek bir şuura saklamıştı.

    Bu tülün arkasında, şehri bütün câzibesiyle ortaya çıkaran görüntüler belirginleşiyor; algının heyecana dönüşen kimyasıyla, insan bu güzele râm olmanın tarifsiz lezzetini tadıyordu.

    Bursa, bir geçmiş zaman güzeli. Bir Leyla, bir “zaman gülü”. O, kendisine meftun olan âşıklarını ayaklarına dolayan; esrarlı terkipler içirerek başını döndüren; sihrin envai çeşidiyle ruhları cezbeden, semasında binlerce ‘ah’ın dolaştığı efsunlu bir şehirdir.

    Bursa’da bir ‘ah!’ Nilüfer Ha-tun’dur, Theodore’dur, Nefise Hâtun’dur. Ve çınarların rüzgârdaki fısıltıları bütün bir şehrin damarlarına nüfuz etmiştir.

    Artık hüccet-i kelâm nâkıstır. Göklere çıkan “ah!” ile şehir bütün bir mâsumiyetini ifşa eder. “Âleme bir yâr için ah etmeye geldik.” kelâmının Bursa’daki yankısı aşktır.

    Mazi denen sihirli hazine, sandıklarındaki bütün güzellikleri bir “zaman gülü”yle dışarı taşırır. Edebâli’nin dergâhındaki Kitap’tan süzülen ruh, suyun serinletici tesiriyle “zaman gülü”nü bir sarmaşık gibi sarar.

    “Ey âşık! Her şeyini burada bırak, ben ki sadece seni ruhunla istiyorum.

    ” Ruhları sarsan bu hitapla Bursa, kendi büyük macerasına dalar.

    Şehrin ruhu, âşıkların ruhlarıyla visâle erer.

    Ve “zaman gülü” bu ruhun tohumlarından istikbale yürür.

    --------------------------ALINTI----------------------

Hazırlanıyor...