Gitmek Gövdeyle Deðil Gönülledir.

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • mehtap
    Çalışkan Üye
    • Oct 2009
    • 1371

    #1

    Gitmek Gövdeyle Değil Gönülledir.

    Gideceğimiz yerler sadece maddî, şeklî olanlar değildir. Asıl manevî olanlardır. Manen gideceği yere varamayanlar, maddeten hiç varamazlar. Gideceği yeri, iç dünyasına kodlayamamış olan, hedefine asla ulaşamaz.

    Hatta manen gideceği yeri olmayanların, maddeten de gidecekleri yeri olmaz; hiç olmaz. En hızlı vasıtalar, en sağlam araçlar onları hiç bir yere götüremez.

    Çünkü manevî hedeflerini kaybedenler, maddî hedeflerini de yitirirler. Gidecekleri yer kalmaz. Onlar gitmezler, götürülürler. Hatta sadece sürüklenirler.

    Bu sebeple, en acınacak insanlar, araçsızlık yüzünden yolda kalanlar değil, araçları olup da gidecekleri yeri olmayanlardır.

    Gitmek, gövdeye değil, gönüledir.
    Gittiğiniz yerde gönülsüz bir gövde bulacaksanız, varışınız da boşunadır.
    O zaman, gittiğiniz yere ulaşamazsınız, sadece varmış olursunuz.
    Varmış olmak, vuslata ermiş olmak değildir.

    Vuslat, gönüle varmaktır. Sevgi dolu bir gönüle ulaşmaktır. Vuslat gönül işi olduğu için, varmak da gövdeyle olmaz, gönülle başarılır. Bu sebeple, gönül varışlarının vasıtaya ve maddeye ihtiyacı olmaz. Biri kuzeyde, diğeri güneyde iken de, bir ve beraber olabilirler. Mesafeler, birliğe, buluşmaya, kavuşmaya asla engel olamaz. Bir olan gönüllerin arasına kilometreler giremez; en uzak gurbet bile ayıramaz onları, unutturamaz. Asıl mesafe, asıl uzaklık, yanı başındakini unutturanıdır.

    ”Dizimin dibindeki, Yemen’de; Yemen’deki de dizimin dibindedir” der Mevlânâ…

    Göremediğin gönülden ırak olursun. Gönül görmek diye bir çaba var mı hayatımızda? Giremediğin gönüle eremezsin. Hiç olmazsa, yanı başınızdakilerin gönüllerinde misiniz? Yanı başınızdakiler gönlünüzde mi? Aynı dili konuşanlar değil, aynı gönlü paylaşanlar anlaşırlar.

    Büyük bir üzüntüyle ifade edeyim ki, aynı evde yaşadığı halde, ayrı olanlar vardır. Çünkü yakınlık manevî varlığımızla sağlanır. Gövdelerin yakınlığı ile gerçek yakınlık yakalanamaz. Kafa ve kalp uyuşması, insanı yakından daha yakın eder, hatta tekleştirir. Böylesine bir ve beraber olmuşları, hiçbir şey ayıramaz.

    Hiç bir mesafe aralarına giremez.

    Gönül ne kahve ister, ne kahvehane
    Gönül sohbet ister, kahve bahane…

    Can Yücel bir şiirinde, bizi birbirimizden ayıran mesafeyi şöyle açıklıyor:

    En uzak mesafe ne Afrika’dır,
    Ne Çin,
    Ne Hindistan,
    Ne seyyareler,
    Ne de yıldızlar geceleri Işıldayan
    En uzak mesafe İki kafa arasındaki Mesafedir,
    Birbirini Anlamayan…

    Gül, hep bir gönül alma aracıdır amma her şey bir kırmızı gül kadar ucuz ve kolay olmamalı. Her şey, bin bir emekle, sevgisi bereketlendirilmiş bir gönülle halledilmelidir. Yüreğin, sevginin renkleriyle bin bir çeşit yediveren güle döndüyse, varsın elinde bir gül bulunmasın.

    Gül müsün kardeşim, elin gülsüz de olur.
    Gönlün gülleşmişse, o yeter bana.
    Geldiğin yer gülüyorsa
    Seni gören gönül eğer
    Gülistana dönüyorsa
    Ne mutlu sana…
    Sen gül olmuşsan, gülden sana ne?
    Bırak o kalsın dalında
    Üstelik gülleşmiş gönlün dikeni de yoktur.
    Ne batar, ne kanatır,
    Hep cana can katar
    Hep mutluluk ve huzur sunar..

    Vehbi Vakkasoğlu
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #2
    Üstelik gülleşmiş gönlün dikeni de yoktur.
    Ne batar, ne kanatır,
    Hep cana can katar
    Hep mutluluk ve huzur sunar..

    başka söylenecek söz yok emeğine sağlık kardeşim mehtap ....selamün aleyküm..
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...