
Hayatımızda bir çok şey canlanır her anımızda,her saniyemizde,
birçok şey düşüncelerimize saplanır çoğu zaman yaşantımızda.
Bunları bir örnekle anlatmaya kalkarsak düşüncelerimizde,
farklı bir muhteva yer alır hayatımızın tam orta yerinde.
Sevdiklerinize,yakınlarınıza ve değer verdiğiniz
insanlara gönlünüzde bir ev yaparsınız yaşamınızda.
Hayatın kötülüklerinden, acımasızlıklarından,zorluklarından
korumak istersiniz sevdiklerinizi.
Çoğu zaman çok zor olsada mutlaka bir şekilde bunu başarırsınız.
Sevdiğiniz insanlara o kadar çok güzel ve anlamlı
bir ev yaparsınız ki gönlünüzde
orada o insanların yaşantılarını izlersiniz uzaklardan.
Kimi zaman yanlarında olmasanızda o kişilerin
her an, her saniye uzak gibi görünen,
ama çok yakın olan yerden izlersiniz sevdiklerinizi.
Gönül evinizden izlersiniz sevdiklerinizi,
çoğu zaman anlatılamaz güzelliktedirler orada yaşayanlar.
Anlatmaya kelime bulamazsınız sadece onların güzelliklerinde kaybolursunuz.
Hayat bu ya kimi zaman saldırır şeytan gönül evinize
yıkmak ister gönlünüzdeki o güzel evi.
Kimi zaman nefretle saldırır.
Kimi zaman umutsuzlukla,kimi zaman gösterişle,
kimi zaman nefsani arzularla, kimi zaman hastalıklarla,
kimi zaman fakirliklerle, kimi zaman ateşle saldırır gönlünüzdeki evinize..
Ama bazen dünya hayatının içinde bulunan
ve orada yaşayan birçok insanın hiç bilmediği bir şeyler vardır aslında.
Belkide hiç görmediği duvarlar ve tahmin edemedeği zorluklar çıkar
şeytani arzuların karşısına.
Gönül evinin temelleri o kadar sağlam işlenmiştir ki
inanan gönüllere,
hayatın içindeki yer alan kötülüklerin her saldırısında
yok eder onu apansızca.
Şeytan ilk askerlerini görevlendirir nefsin kalesinden
en güzel düşüncelerinizin ve en güzel duygularınızın yer aldığı
ve sevdiklerinizin bulunduğu o eve saldırır bir şekilde.
Nefretle fırlatır oklarını evin temellerine
ama bir bakar ki karşısında sevginin kalkanı korur evin temellerini.
Hemen arkasından umutsuzlukla saldırır evin bahçesine,
ama bir bakar ki ne görsün;
bahçenin kapısı tamamen mutluluk ve güzelliklerle kitlidir aslında.
Kimi zaman fakirlikle, hastalıklarla saldırır evin duvarlarına
ama bir bakar ki evin her tuğlası
kararlılıkla,sabırla,ümitlerle örülmüştür aslında.
Bazı zaman karanlıklarlar saldırır gönül evin her köşesine
bilmez ki evi aydınlatan yıldızlar ve ay inancın ışığında gölgelendiğini
ve inancın ışıklarıyla aydınlandığını.
Şeytan zordadır artık her çareyi arar kararlılık gösterir.
Evi içindekileriyle birlikte alaşağı etmek ister.
Bir hamle daha yapar şeytan askerleriyle
öne sürer nefsani arzuları hayasızlıkları,
yıkmak ister evin temellerini,katlarını
bilmez ki evin temelleri katları evin içindeki her zerre
ilahi aşkla kaplanmıştır aslında.
Aşk alt üst eder berteraf eder nefsani duyguları..
Aşk'ın olduğu hiçbir yerde bedeni ve nefsani bir duygu yoktur aslında.
Şeytan sendelemiştir artık bir tek şansı kalmıştır sadece
son bir hamle daha yapar.
Yaklaşamadığı ve giremediği gönül evinin ortasına;
yakmak ister gönül evini yok etmek ister ateşi ile
ateşlerini fırlatır evin tam orta yerine.
Bilmez ki evin her yerinin İbrahim'i bir iman ile sulandığını
hangi ateş yakabilir ki İbrahim'i imanın bir damlasını..
Evin ortasında güller açar zafer her zamanki gibi
sevginin,aşkın,umutların,imanın,inancındır aslında.
Seven gönüle izlemek kalmıştır artık sevdiklerini sevgisinin gölgesinde...
Yazan:KEMAL TÜRKER

Yorum yap