Hadisçi Muhammed İbni İshak İbni Huzeyme (311/923), Ramazan'ın fazileti ile ilgili olarak "Eğer haber sahihse" kaydıyla Selmân-ı Fârisî radıyallahu anh'ın şöyle dediğini nakletmektedir:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize Şa'bân ayının son günü bir hutbe irâd etti ve şöyle buyurdu:
"Ey müslümanlar!
Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde "bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.
Bu ay, Allah Teâlâ'nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nâfile olarak meşru' kıldığı (mübârek) bir aydır.
Bu ayda kim bir hayr işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı edâ eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır.
Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.
Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır.
Bu ay, mü'minin rızkının arttığı bir aydır.
Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da ayrıca sevap kazanır."
- Bizim hepimiz bir oruçluyu iftar ettirecek imkana sahip değildir…dediler.
Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem;
"Allah Teâlâ bu sevabı bir oruçluyu bir hurma veya bir yudum su ya da bir içim süt ile iftar ettirene de verir"buyurduktan sonra hutbesine şöyle devam etti:
"Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim (bu ayda) emri altındakilerin yükünü hafifletirse Allah onu bağışlar ve cehennemden âzâd eder.
Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbinizi hoşnud edersiniz; ikisinden de zâten uzak kalamazsınız. Rabbinizi hoşnud edecek iki işiniz; lâ ilâhe illellah diyerek Allah'ın birliğine şehâdet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah'dan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dilemenizdir.
Kim bir oruçluyu doyuracak olursa, Allah onu benim havuzumdan sulayacak o da cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir."
[1]
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize Şa'bân ayının son günü bir hutbe irâd etti ve şöyle buyurdu:
"Ey müslümanlar!
Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde "bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır.
Bu ay, Allah Teâlâ'nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nâfile olarak meşru' kıldığı (mübârek) bir aydır.
Bu ayda kim bir hayr işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı edâ eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır.
Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.
Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır.
Bu ay, mü'minin rızkının arttığı bir aydır.
Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da ayrıca sevap kazanır."
- Bizim hepimiz bir oruçluyu iftar ettirecek imkana sahip değildir…dediler.
Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem;
"Allah Teâlâ bu sevabı bir oruçluyu bir hurma veya bir yudum su ya da bir içim süt ile iftar ettirene de verir"buyurduktan sonra hutbesine şöyle devam etti:
"Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Kim (bu ayda) emri altındakilerin yükünü hafifletirse Allah onu bağışlar ve cehennemden âzâd eder.
Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbinizi hoşnud edersiniz; ikisinden de zâten uzak kalamazsınız. Rabbinizi hoşnud edecek iki işiniz; lâ ilâhe illellah diyerek Allah'ın birliğine şehâdet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah'dan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dilemenizdir.
Kim bir oruçluyu doyuracak olursa, Allah onu benim havuzumdan sulayacak o da cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir."
[1]
Yorum yap