Seni Seviyorum Baba, Senin Sandığından da Çok
--------------------------------------------------------------------------------
Hep söylemek istedim.
Bir türlü seninle göz göze geldiğimizde söyleyemedim..Gizliden sevmeyi, gizlice sevilmeyi öğrenmiştim..
Bazen hiç sebepsiz boynuna atlayıp sarılmak, seni doyasıya öpmek istemiştim ama hiç yapamadım, erteledim.
Her nasihatte, her kızmanda içimden sana karşılık verebileceğim cümleler geçirir, seni dinlemezdim bile.. Çocuktum.. Bildiğimi söyler, sakınmazdım hiç kimseden..
Bazen ağzımı bozduğum zamanlar sen kapatırdın ağzımı.. Bazen ise, sırf başkaları mutlu olsun diye elini kaldırırdın.. Bilirdim için acıyarak vururdun..
Ben ağlarken sen benden çok ağlardın..
Öyle ya küçük bir kızdım ben.. Her zaman doğruları bilmeyebilirdim.. Yanlış yapabilme hakkım vardı, her şeyi bilerek doğmamıştım ki?
Hiç düşünmeden ağlayıp, hiç düşünmeden gülebilirdim.. Çocuktum ben..
Yıllar yerinde saymıyordu hiçbir zaman.. Bende büyüyordum.. Geçen zaman bende de izler bırakıyordu ama en çokta yarına hazırlıyordum kendimi izleri düşünmeden, umursamadan.. Biliyorum senin de amacın beni, bizi yarına hazırlamaktı..Tüm çaban buydu..Sen de istediğin hayatı yaşamıyordun..
Senin de hayallerin vardı kimini yaptığın, kimini yapamadığın..
Çok zorluklar çekmiştin, her fırsatta dile getirip şükretmeyi öğrettiğin zorluklar..Anlattıkların hikâye gibi geliyordu, küçük aklıma sığmıyordu anlattıklarının bir yaşam, senin yaşamın olabileceği..Kızıyordum sana içten içe.Neden hayatı bu kadar düşünüyordun, yarını bugünden çok önemsiyordun diye..Bugün bugünde yaşanmalı diye geçiyordu içimden cümleler ama söyleyemiyordum..
Anlaşamıyorduk ilk gençlik yıllarımda?Ne sen beni, ne ben seni anlayamıyorduk sanki.. Bazen sırf inat olsun diye doğru olduğunu bile bile senin söylediklerine yanlış muamelesi yapıyordum..
Öfke duyuyordum zaman zaman..(Hiçbir zaman dillendiremediğim öfkelerdi bunlar.)
Buna rağmen geceler boyu ağlardım içten içe..Korku ile yatağımdan sıçrardım..Sanki her gözümü kapatışımda sizi kaybedeceğim endişesi taşırdım.. Ben siz olmadan ne yapabilirdim ki? O yüzden geceleri sevmiyordum..
Takvimden kopartılan her yaprakla çocukluğum yavaş yavaş elimden gidiyordu..Hep o sabırsızlıkla beklediğim büyüklüğe erişiyordum..Ben büyüdükçe seninle savaşımda da büyüyeceğimi, güç kazanacağımı düşünüyordum..
Beklediğim büyüme zamanları geldiğinde ve ben özünde hiçte güzel olmayan, sadece benim gözümde büyüttüğüm büyük olduğum yaşlara geldim..
Hayallerimin peşinden koşacaktım..
Öyle ya büyümüştüm ben..Oysa sen istemiyordun senden kopmamızı..İçten içe yine sana kızıyordum..Bir gün mutlaka ayrılmamız gerekecekti neden o ayrılık benim hayallerim için yaşanmasın diyordum..O zamanlar farkına varamadığım bencilliğim için şimdi kendime kızmalarımı sen bilme sakın..
Bak yine neler anlatmışım..
Yazmaya başlarken düşündüğüm sadece iki kelime vardı..SENİ SEVİYORUM diyecektim..Sana hiç söyleyememiştim ya..Belki kendime kendimi affettirebilirim diye milyonlarca kez tekrarlayacaktım Seni sevdiğimi..
Görüyorsun dimi? Yine başaramadım..Seni özlediğimi, senden uzakta olmanın ne kadar acı verdiğini söyleyemiyorum bile..
Başı dik, her istediğini başarabilen, koca yürekli, akıllı kızım ya ben.. Güçlüyüm ya..Özleminden acı çektiğimi bile söylemiyorum..
Ellerinin saçlarımda gezsin diye, bana kızım, yavrum dediğini duyayım diye yüreğimin nasıl çırpındığını bile dile getiremiyorum ama bu gece karar verdim söz dinlemeyeceğim..
Nasıl olduğunu sorduğumda sesinin titremesi hâlâ kulaklarımdayken öğrettiğin ve olmamı istediğin güçlü kız olmayacağım..İlk kez korktuğunu söyledi sesindeki titreyiş..Oysa sen korku nedir bilmemeliydin.Sen babaydın.Güçlü olmak zorunluluğun vardı?
Sen benden çok uzaklardayken, hep hatırladığım güçlü adam olmak için çalışırken ben burada senin gözyaşların ile ıslanıyorum..
Biliyorum, geçecek hepsi..Her şey yeninden eskisi gibi olacak, olmak zorunda..Kahretsin ki biliyorum ağladığını..
Sana çok zor geliyor şimdi yaşadıkların..
Sen bizim gözümüzün ve düşüncelerimizin büyük, güçlü adamısın..Sen hep ayakta dimdik durmalısın..İhtiyacımız olduğunda sırtımızı dayayacağımız destek olmalısın..Bizim aynadan gördüklerimizi sen duvardan görebilensin..İşte bu yüzden bu görememezliğin seni nasıl acıttığını, kanattığını biliyorum..
Sanma ki senden, sizden uzakta çok mutluyum..Senin beni ağlattığından daha çok ağlatıyor herkes..Sen beni ağlattığın zaman için acırken, diğerlerinin için acımıyor..Öğrendim artık baba; ne dost, ne arkadaş, ne sevgili, ne eş..Hiç kimse anne ve baba gibi sevmiyor, sevemiyor?
İşte sırf bu yüzden bile hakkınızı ödeyemem..Karşılıksız sevginizin bedelini ödemeye ömrüm yetmez..
Sesini duymak çok güzeldi..Seninle konuşmak çok güzeldi ama sesinden düşen gözyaşları, içimdeki tüm yaraları kanattı baba, durduramıyorum.. Senin ağladığını biliyorken tek yapabildiğim en mutlu sesimi takınıp sana moral vermeye çalışmak olduğu için kendime lanet ediyorum..Sarılamıyorum boynuna..Gözyaşlarına engel olamıyorum..
Bak gör işte,okutup adam olsun dediğin, koluna altın bilezik taksın dediğin kızın sana ilaç olamıyor..
Sadece üç beş teselli sözü söyleyebiliyor?Sen ağladığında gözyaşına dokunmamı engelleyen bilezik kolumda olsa ne olur olmasa ne olur?
Duygularım kangren oldu..Bu gecede de seni sevdiğimi söylemeseydim, taş kesilecekti tüm yüreğim..
Belki okuyamayacaksın ama eminim ki içinde bir yerlerde bir titreme olacak..Aradaki uzaklık sevgime hiçbir zaman mesafe olamadı ve olamayacak da..
Duyuyorsun şimdi haykırışımı hissediyorum..Bunun gücüyle son nefesime kadar bağırıyorum:
SENİ SEVİYORUM BABA, SENİN SANDIĞINDAN DA ÇOK...!!!
__________________
Türlü türlü cefanın, Adını aşk komuşlar...
Yunus Emre
.
ve sen yine denendiginde
ve yine kalbin daraldıgında
ve yine bütün kapılar kapılar kapandıgında
ve yine ne yapmam gerektigini bilmediginde
uzun uzunn düşünnn
ve Hatırla Yaradanını
Allah kuluna kafi degil mi?
(Zümer süresi,36.ayet)
ALINTI.................................
--------------------------------------------------------------------------------
Hep söylemek istedim.
Bir türlü seninle göz göze geldiğimizde söyleyemedim..Gizliden sevmeyi, gizlice sevilmeyi öğrenmiştim..
Bazen hiç sebepsiz boynuna atlayıp sarılmak, seni doyasıya öpmek istemiştim ama hiç yapamadım, erteledim.
Her nasihatte, her kızmanda içimden sana karşılık verebileceğim cümleler geçirir, seni dinlemezdim bile.. Çocuktum.. Bildiğimi söyler, sakınmazdım hiç kimseden..
Bazen ağzımı bozduğum zamanlar sen kapatırdın ağzımı.. Bazen ise, sırf başkaları mutlu olsun diye elini kaldırırdın.. Bilirdim için acıyarak vururdun..
Ben ağlarken sen benden çok ağlardın..
Öyle ya küçük bir kızdım ben.. Her zaman doğruları bilmeyebilirdim.. Yanlış yapabilme hakkım vardı, her şeyi bilerek doğmamıştım ki?
Hiç düşünmeden ağlayıp, hiç düşünmeden gülebilirdim.. Çocuktum ben..
Yıllar yerinde saymıyordu hiçbir zaman.. Bende büyüyordum.. Geçen zaman bende de izler bırakıyordu ama en çokta yarına hazırlıyordum kendimi izleri düşünmeden, umursamadan.. Biliyorum senin de amacın beni, bizi yarına hazırlamaktı..Tüm çaban buydu..Sen de istediğin hayatı yaşamıyordun..
Senin de hayallerin vardı kimini yaptığın, kimini yapamadığın..
Çok zorluklar çekmiştin, her fırsatta dile getirip şükretmeyi öğrettiğin zorluklar..Anlattıkların hikâye gibi geliyordu, küçük aklıma sığmıyordu anlattıklarının bir yaşam, senin yaşamın olabileceği..Kızıyordum sana içten içe.Neden hayatı bu kadar düşünüyordun, yarını bugünden çok önemsiyordun diye..Bugün bugünde yaşanmalı diye geçiyordu içimden cümleler ama söyleyemiyordum..
Anlaşamıyorduk ilk gençlik yıllarımda?Ne sen beni, ne ben seni anlayamıyorduk sanki.. Bazen sırf inat olsun diye doğru olduğunu bile bile senin söylediklerine yanlış muamelesi yapıyordum..
Öfke duyuyordum zaman zaman..(Hiçbir zaman dillendiremediğim öfkelerdi bunlar.)
Buna rağmen geceler boyu ağlardım içten içe..Korku ile yatağımdan sıçrardım..Sanki her gözümü kapatışımda sizi kaybedeceğim endişesi taşırdım.. Ben siz olmadan ne yapabilirdim ki? O yüzden geceleri sevmiyordum..
Takvimden kopartılan her yaprakla çocukluğum yavaş yavaş elimden gidiyordu..Hep o sabırsızlıkla beklediğim büyüklüğe erişiyordum..Ben büyüdükçe seninle savaşımda da büyüyeceğimi, güç kazanacağımı düşünüyordum..
Beklediğim büyüme zamanları geldiğinde ve ben özünde hiçte güzel olmayan, sadece benim gözümde büyüttüğüm büyük olduğum yaşlara geldim..
Hayallerimin peşinden koşacaktım..
Öyle ya büyümüştüm ben..Oysa sen istemiyordun senden kopmamızı..İçten içe yine sana kızıyordum..Bir gün mutlaka ayrılmamız gerekecekti neden o ayrılık benim hayallerim için yaşanmasın diyordum..O zamanlar farkına varamadığım bencilliğim için şimdi kendime kızmalarımı sen bilme sakın..
Bak yine neler anlatmışım..
Yazmaya başlarken düşündüğüm sadece iki kelime vardı..SENİ SEVİYORUM diyecektim..Sana hiç söyleyememiştim ya..Belki kendime kendimi affettirebilirim diye milyonlarca kez tekrarlayacaktım Seni sevdiğimi..
Görüyorsun dimi? Yine başaramadım..Seni özlediğimi, senden uzakta olmanın ne kadar acı verdiğini söyleyemiyorum bile..
Başı dik, her istediğini başarabilen, koca yürekli, akıllı kızım ya ben.. Güçlüyüm ya..Özleminden acı çektiğimi bile söylemiyorum..
Ellerinin saçlarımda gezsin diye, bana kızım, yavrum dediğini duyayım diye yüreğimin nasıl çırpındığını bile dile getiremiyorum ama bu gece karar verdim söz dinlemeyeceğim..
Nasıl olduğunu sorduğumda sesinin titremesi hâlâ kulaklarımdayken öğrettiğin ve olmamı istediğin güçlü kız olmayacağım..İlk kez korktuğunu söyledi sesindeki titreyiş..Oysa sen korku nedir bilmemeliydin.Sen babaydın.Güçlü olmak zorunluluğun vardı?
Sen benden çok uzaklardayken, hep hatırladığım güçlü adam olmak için çalışırken ben burada senin gözyaşların ile ıslanıyorum..
Biliyorum, geçecek hepsi..Her şey yeninden eskisi gibi olacak, olmak zorunda..Kahretsin ki biliyorum ağladığını..
Sana çok zor geliyor şimdi yaşadıkların..
Sen bizim gözümüzün ve düşüncelerimizin büyük, güçlü adamısın..Sen hep ayakta dimdik durmalısın..İhtiyacımız olduğunda sırtımızı dayayacağımız destek olmalısın..Bizim aynadan gördüklerimizi sen duvardan görebilensin..İşte bu yüzden bu görememezliğin seni nasıl acıttığını, kanattığını biliyorum..
Sanma ki senden, sizden uzakta çok mutluyum..Senin beni ağlattığından daha çok ağlatıyor herkes..Sen beni ağlattığın zaman için acırken, diğerlerinin için acımıyor..Öğrendim artık baba; ne dost, ne arkadaş, ne sevgili, ne eş..Hiç kimse anne ve baba gibi sevmiyor, sevemiyor?
İşte sırf bu yüzden bile hakkınızı ödeyemem..Karşılıksız sevginizin bedelini ödemeye ömrüm yetmez..
Sesini duymak çok güzeldi..Seninle konuşmak çok güzeldi ama sesinden düşen gözyaşları, içimdeki tüm yaraları kanattı baba, durduramıyorum.. Senin ağladığını biliyorken tek yapabildiğim en mutlu sesimi takınıp sana moral vermeye çalışmak olduğu için kendime lanet ediyorum..Sarılamıyorum boynuna..Gözyaşlarına engel olamıyorum..
Bak gör işte,okutup adam olsun dediğin, koluna altın bilezik taksın dediğin kızın sana ilaç olamıyor..
Sadece üç beş teselli sözü söyleyebiliyor?Sen ağladığında gözyaşına dokunmamı engelleyen bilezik kolumda olsa ne olur olmasa ne olur?
Duygularım kangren oldu..Bu gecede de seni sevdiğimi söylemeseydim, taş kesilecekti tüm yüreğim..
Belki okuyamayacaksın ama eminim ki içinde bir yerlerde bir titreme olacak..Aradaki uzaklık sevgime hiçbir zaman mesafe olamadı ve olamayacak da..
Duyuyorsun şimdi haykırışımı hissediyorum..Bunun gücüyle son nefesime kadar bağırıyorum:
SENİ SEVİYORUM BABA, SENİN SANDIĞINDAN DA ÇOK...!!!
__________________
Türlü türlü cefanın, Adını aşk komuşlar...
Yunus Emre
.
ve sen yine denendiginde
ve yine kalbin daraldıgında
ve yine bütün kapılar kapılar kapandıgında
ve yine ne yapmam gerektigini bilmediginde
uzun uzunn düşünnn
ve Hatırla Yaradanını
Allah kuluna kafi degil mi?
(Zümer süresi,36.ayet)
ALINTI.................................