Zait Akman ve Kitle Kültürü
RTÜK Başkanı Zait Akman bir tv programında sunucunun:”Şiddet içeren dizilerin yayınlanması şiddeti arttırmakta mıdır?”diye sorduğunda Zait Akman biz bunlara müdehale edemeyiz.Ailelerde çocuklarına izletmesin o zaman diyebiliyor.Peki Zait Akman’ın RTÜK Başkanı olarak görevi bu tür dizilere onay vermek,tv lere frekans tahsisi yapmak mı?Bir Başkan maalesef bu tür dizilerin toplum içerisindeki etkilerini söylemek yerine,kalkıp ailelere çocuklarınıza izletmeyin diyebiliyor.Acaba kendisi hangi sistem içerisinde,hangi değerler içerisinde yaşadığını unuttu mu?
Aile içersinde çalışan kadın ve kocanın günlük çizelgesi:
ORTALAMA
10 Saat iş
1 saat yol
8 saat uyku
Her aile ortalama 1 dizi izlemektedir 2 saat sürmektedir.
Geriye kalır 3 saat
Bu 3 saat içerisinde aile bireyleri çocuklarıyla ilgilenmeli,fiziksel ihtiyaçları(duş almak,diş fırçalamak…)karşılamalı,yemek hazırlanamalı,yemek yenmeli…
Aile bireylerine bu görevi verebilmek için toplum yapısına bakmak ve ona göre konuşmak lazım.Zait Akman hiçbir zaman içerisinde bulunulan dönemin olumsuzluklarından bahsetmemiştir.Bu tür olayların yaşanmasının nedenini bu ortalamalara bağlayamamıştır.Ailelerin parçalandıklarını,iletişim kuracak zamanlarının olmadıklarını,kurduklarında da yaşam stresinden dolayı iletişimin sağlıksız olmasını görmezden gelmektedir.
Zait Akman şiddet içeren diziler için,bunları tamamen kaldıramayız.Büyüklerimizin de eğlenmeye hakları var diyor.Şidetle eğlenebilen bir insan.Bir insana yakıştırılan bir laf.İnsanlar eğlenmek için şiddete başvurdukları doğrumudur bilemiyorum.Ancak bu eğlence için şiddete başvurmalar varsa bunun sorumlusu medya’nın şiddet,sex içeren yayın politikalarından ibarettir.Bin bir gecedeki Ahlaksız tekliften sonra ilköğretim öğrencisinin de kız arkadaşına aynı teklifte bulunması buna en güzel örneklerden biridir.
Medyanın kitleleri yönlendirmeleri kitle kültürü olarak tanımlanmaktadır.Kişilere belli örnekler sunulur,o kişiler örnek alınır ve o örnek kişilerin yaptıkları meşrulaştırılır ve bizimde davranış biçimlerimiz,düşüncelerimiz,değerlerimiz kitlesel olarak bir değişime uğrama sürecine girer.Örneklerle destekleyecek olursak:Gaffur’un giydiği pijama,dizi öncesnde sadece dedelerimiz giyerken;diziden sonra genç kitleninde bu pijamaları giymeye başlamışlardır.Gerçek bir olay bu diziden önce evli bir çift boşanıyorlar.Boşanmanın nedeni geçimsizlik,öne sürülen gerekçelerden bir taneside adamın dede pijaması giymesiymiş.Diziden sonra bu olay olsaydı bu tür bir örnek sanırım öne sürülemezdi.Sıla dizisi yayına girdikten sonra şark köşelerine olan ilgi artmış ve kişiler evlerinde şark odası oluşturmaya başlamışlardır.Teoman’nın taktığı gözlük bir zamanlar faşist,polis gözlüğü olarak görülürken;Teoman’dan sonra genç kuşağın taktığı bir gözlük olmuştur.
Bazı çeverelerin savunduğu,halk talep eder medya sunar,mantığı tamamen gerçek dışıdır.Bir kişi gösterin ki kanala gidip:”Ben karı-koca arama programı istiyorum diyen,Ahu Tuba-Meriç aşkını televizyona çıkarın diyen,Kurtlar Vadisini yazında insanlar arası çatışmalar bölünmeler artsın diyen,Kalkıp bana paparazi hazırlayın Tuba Özay’un,Pınar Altuğ’un,İbrahim Tatlıses’in,Gülben Ergen’in neler yaptığını öğreneyim diyen…” bir talep olsun.Bu tür programların yayın sürecinde medya çalışanları otururlar,karar alırlar,üretirler ve yayın hayatına başlar.Sonra da halk istedi biz de yaptık diyerek sorumluluğu demokrasilerde olduğu gibi halka yüklerler.
Birileri bizler adına karar alır.Onu bizim adımıza söyler ve bizde bunun üzerine ben özgürüm diye gaffur pijaması giyeriz,teoman gözlüğü takarız,evlerimize şark köşeleri hazırlarız...
ALINTI............
RTÜK Başkanı Zait Akman bir tv programında sunucunun:”Şiddet içeren dizilerin yayınlanması şiddeti arttırmakta mıdır?”diye sorduğunda Zait Akman biz bunlara müdehale edemeyiz.Ailelerde çocuklarına izletmesin o zaman diyebiliyor.Peki Zait Akman’ın RTÜK Başkanı olarak görevi bu tür dizilere onay vermek,tv lere frekans tahsisi yapmak mı?Bir Başkan maalesef bu tür dizilerin toplum içerisindeki etkilerini söylemek yerine,kalkıp ailelere çocuklarınıza izletmeyin diyebiliyor.Acaba kendisi hangi sistem içerisinde,hangi değerler içerisinde yaşadığını unuttu mu?
Aile içersinde çalışan kadın ve kocanın günlük çizelgesi:
ORTALAMA
10 Saat iş
1 saat yol
8 saat uyku
Her aile ortalama 1 dizi izlemektedir 2 saat sürmektedir.
Geriye kalır 3 saat
Bu 3 saat içerisinde aile bireyleri çocuklarıyla ilgilenmeli,fiziksel ihtiyaçları(duş almak,diş fırçalamak…)karşılamalı,yemek hazırlanamalı,yemek yenmeli…
Aile bireylerine bu görevi verebilmek için toplum yapısına bakmak ve ona göre konuşmak lazım.Zait Akman hiçbir zaman içerisinde bulunulan dönemin olumsuzluklarından bahsetmemiştir.Bu tür olayların yaşanmasının nedenini bu ortalamalara bağlayamamıştır.Ailelerin parçalandıklarını,iletişim kuracak zamanlarının olmadıklarını,kurduklarında da yaşam stresinden dolayı iletişimin sağlıksız olmasını görmezden gelmektedir.
Zait Akman şiddet içeren diziler için,bunları tamamen kaldıramayız.Büyüklerimizin de eğlenmeye hakları var diyor.Şidetle eğlenebilen bir insan.Bir insana yakıştırılan bir laf.İnsanlar eğlenmek için şiddete başvurdukları doğrumudur bilemiyorum.Ancak bu eğlence için şiddete başvurmalar varsa bunun sorumlusu medya’nın şiddet,sex içeren yayın politikalarından ibarettir.Bin bir gecedeki Ahlaksız tekliften sonra ilköğretim öğrencisinin de kız arkadaşına aynı teklifte bulunması buna en güzel örneklerden biridir.
Medyanın kitleleri yönlendirmeleri kitle kültürü olarak tanımlanmaktadır.Kişilere belli örnekler sunulur,o kişiler örnek alınır ve o örnek kişilerin yaptıkları meşrulaştırılır ve bizimde davranış biçimlerimiz,düşüncelerimiz,değerlerimiz kitlesel olarak bir değişime uğrama sürecine girer.Örneklerle destekleyecek olursak:Gaffur’un giydiği pijama,dizi öncesnde sadece dedelerimiz giyerken;diziden sonra genç kitleninde bu pijamaları giymeye başlamışlardır.Gerçek bir olay bu diziden önce evli bir çift boşanıyorlar.Boşanmanın nedeni geçimsizlik,öne sürülen gerekçelerden bir taneside adamın dede pijaması giymesiymiş.Diziden sonra bu olay olsaydı bu tür bir örnek sanırım öne sürülemezdi.Sıla dizisi yayına girdikten sonra şark köşelerine olan ilgi artmış ve kişiler evlerinde şark odası oluşturmaya başlamışlardır.Teoman’nın taktığı gözlük bir zamanlar faşist,polis gözlüğü olarak görülürken;Teoman’dan sonra genç kuşağın taktığı bir gözlük olmuştur.
Bazı çeverelerin savunduğu,halk talep eder medya sunar,mantığı tamamen gerçek dışıdır.Bir kişi gösterin ki kanala gidip:”Ben karı-koca arama programı istiyorum diyen,Ahu Tuba-Meriç aşkını televizyona çıkarın diyen,Kurtlar Vadisini yazında insanlar arası çatışmalar bölünmeler artsın diyen,Kalkıp bana paparazi hazırlayın Tuba Özay’un,Pınar Altuğ’un,İbrahim Tatlıses’in,Gülben Ergen’in neler yaptığını öğreneyim diyen…” bir talep olsun.Bu tür programların yayın sürecinde medya çalışanları otururlar,karar alırlar,üretirler ve yayın hayatına başlar.Sonra da halk istedi biz de yaptık diyerek sorumluluğu demokrasilerde olduğu gibi halka yüklerler.
Birileri bizler adına karar alır.Onu bizim adımıza söyler ve bizde bunun üzerine ben özgürüm diye gaffur pijaması giyeriz,teoman gözlüğü takarız,evlerimize şark köşeleri hazırlarız...
ALINTI............
Yorum yap