En güzel...

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • kemal864
    Kıdemli Üye
    • Jan 2008
    • 877

    #1

    En güzel...



    En güzel köprü
    Gönüller arasında kurulandır.

    En güzel göz
    Her şeye sevgiyle bakandır.

    En güzel söz
    Yalansız olandır.

    En güzel ateş
    Benliğimizi ısıtandır.

    En güzel çiçek
    Sevgiliye armağandır.

    En güzel ırmak
    Dost bahçesine akandır.

    En güzel ağız
    Gerçekleri konuşandır.

    En güzel yol
    Hasret kavuşturandır.

    En güzel kol
    Zalime karşı kalkandır.

    En güzel el
    Bilgiye, kültüre uzanandır.

    En güzel kapı
    Mutluluğa açılandır.

    En güzel kalem
    Doğruyu, iyiyi, güzeli yazandır...


    Konu kemal864; Tarafından 04-11-2013, 02:14 değiştirilmiştir...
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #2
    eline sağlık kardeşim kemal selamün aleyküm..
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

    Yorum yap

    • kemal864
      Kıdemli Üye
      • Jan 2008
      • 877

      #3
      Ve Aleyküm Selam Cumhur abi teşekkürler..

      Yorum yap

      • kemal864
        Kıdemli Üye
        • Jan 2008
        • 877

        #4


        Eğer insan “ nefsini ” ; gençliğinde söküp atarsa atar.

        Yoksa yaşlanınca, geçer gölgesine yatar.

        *İmamı Azam (r.a)*


        Yorum yap

        • kemal864
          Kıdemli Üye
          • Jan 2008
          • 877

          #5


          Kalbini Allah’a bırakan, sukunete erişir..

          Ama kalbini insanlara bırakan hep sıkıntılı, hep kaygılıdır…

          ~Yahya bin Muaz~ (r.a)

          Yorum yap

          • kemal864
            Kıdemli Üye
            • Jan 2008
            • 877

            #6


            Yorum yap

            • kemal864
              Kıdemli Üye
              • Jan 2008
              • 877

              #7


              İnsanlar birbirlerine hep görünen şeyler alıp verirler.

              Aralarında ki bağları böyle kuvvetli tutmak isterler.

              Oysa hiçte öyle değildir.

              Asıl bağ, görünmeyen şeylerin alınıp verilmesiyle kurulur çünkü.

              Mesela verilen bir selama ;dua sadece dua edilir bazen de

              arada sarsılmaz bağlar kurar

              adına dostluk denilen...

              --------------------------ALINTI---------------------

              Yorum yap

              • kemal864
                Kıdemli Üye
                • Jan 2008
                • 877

                #8


                Ben beni bilmem neyim dünya nedir, ukba nedir
                Söyleyen kim, söyleten kim, aşk nedir, sevda nedir

                Mey nedir, saki nedir, Mecnun nedir, Leyla nedir
                Kimse idrak eylemez bu alem-i eşya nedir

                Gül dırahtında kuru feryad ile kam isteyen
                Ölmeden dostun yolunda tuttuğun dava nedir

                Arayıp gezmektedir pervane aşkın ateşi
                Dosta can vermek muradı bilmez istiğna nedir

                Takılıp zincir-i aşka divane oldunsa eğer
                Halkı taciz eyleyip senden sana şekva nedir

                Vakıf oldunsa eğer Kalu-Bela esrarına
                Maksadın ancak rızadır Cennet-i Ala nedir

                Şem'i gibi ishar olur her kimde var enva-i aşk
                Aşikare yanmalı aşıklara ihfa nedir

                Aşk pazarına fuzuli kimse basmasın ayak
                Şem'i yanmak rif'atın oddan sana perva nedir.


                ---------------ALINTI--------------

                Yorum yap

                • kemal864
                  Kıdemli Üye
                  • Jan 2008
                  • 877

                  #9



                  “Aşk,

                  Allah’ın zâtına has bir sıfattır.

                  Onun sırrı ve tecellinin sembolüdür.

                  Alemin var olma sebebidir.

                  Aşk; sevmenin ne olduğunu öğreten,

                  feragat ve fedakârlığın yollarını gösteren,

                  gönülleri yanmaya alıştıran bir lütuf,

                  insanı her haliyle Hakk’a götüren bir yoldur.

                  Nefsi dinin emrine boyun eğdirmek,

                  dini nefs için vicdan kılmak aşk vasıtasıyla gerçekleşir.

                  Yokluğun karanlığını giderecek,

                  bizi mutlak güzelliğe ulaştıracak olan aşktır.

                  Aşk yolu uzun, meşakatli, tehlikeli ve zordur.

                  O makama ulaşan hiçlikten ve şerden kurtulur.

                  Her şeyde mutlak güzelliği görür.

                  Kendisindeki adem unsuru yok olur, vücud unsuru asıl kaynağına erişir.

                  Tasavvufta Hakk ile Hakk olmak, fenâ fillah,

                  yani vücud-ı mutlakta yok olmak denilen hâl budur.”


                  ---------------------ALINTI----------------------

                  Yorum yap

                  • kemal864
                    Kıdemli Üye
                    • Jan 2008
                    • 877

                    #10


                    Yorum yap

                    • kemal864
                      Kıdemli Üye
                      • Jan 2008
                      • 877

                      #11


                      Yorum yap

                      • kemal864
                        Kıdemli Üye
                        • Jan 2008
                        • 877

                        #12


                        Belli ki ateş sınandı İbrahim'le ...

                        '' Ey Ateş serin ve selametli ol !'' ) Enbiya, 69)

                        İbrahim mi ateşle sınandı, ateş mi İbrahim'le sınandı; bilinmez.

                        Ama değişen ateş oldu, İbrahim (as) değil.

                        Belli ki ateş sınandı İbrahim'le (as).

                        İbrahim vazgeçmedi teslimiyetinden, ateş vazgeçti tıynetinden.

                        İbrahim şüphe etmedi Dostun merhametinden,

                        ateş vazgeçti yalımından, yakıcılığından.

                        Nasıl melekler ve İblis, Âdem (as) üzerinden sınandıysa,

                        ateş de İbrahim (as) üzerinden sınandı.

                        Meleklerin secdesi, Âdem'e (as) değildi,

                        '' Âdem'e secde edin! '' diyen Rabbe doğruydu.

                        Ateş de İbrahim'in (as) kendisine değil Rabbine teslim oldu.

                        '' Ben ateştenim! '' deyip de secdeden uzak duran İblis'i utandırdı ateş. ''

                        Ateşten '' bile değil '' ateş '' olduğu halde topraktan İbrahim'e '' secde etti ''.

                        Ve kendine yanmaya devam ediyor '' Şeytan! ''


                        ----------------ALINTI--------------


                        Yorum yap

                        • HİCRET
                          Gelişmiş Üye
                          • Jan 2008
                          • 462

                          #13
                          '' ateş sönerse eğer... '' demek değil dost olmak...

                          '' Ey Ateş serin ve selametli ol !'' ( Enbiya, 69)

                          Ateşten sınamalardan geçiyor azâ-yı İbrahim (as) gibi kalbim. Kurtuluşu için ateşin sönmesini şart koşmadı İbrahim (as). '' Ateşte de olsam, Sahibim beni korur! '' diyebildiği bir teslimiyet serinliği içindeydi. Ateşin dışında da, ateşin içinde de... Ateşin sönmesine bağlamadı Rabbinden razı oluşunu. Hep şartların değişmesini bekleyen ben, ateş içinde de kurtuluşu gören Halîl İbrahim'ce dost olabilir miyim? Ateşten yakıcı olmadığı aşikâr engellerden şikayetçi olan ben, İbrahim'ce (as) teslim olmuş sayılır mıyım? '' Ateş sönerse eğer... '' demek değil dost olmak... '' Eğer... '' siz, şartsız, koşulsuz, O'nun takdir ettiği yerde olmaya razı olmak demek '' Halîl '' olmak.
                          Yollar Boşaldı Artık, Yolcular Buldu Vaha

                          Yolcular Gitmese de Yollar Gider Allah'a

                          Yorum yap

                          • HİCRET
                            Gelişmiş Üye
                            • Jan 2008
                            • 462

                            #14
                            ateşe atan da, ateşe atılan da, ateş de kaderin içinde...

                            İbrahim'ce Duruş: Ateşin sönmesine bağlamak değil, ateşin yanmasında da bilmek kurtuluşu.

                            İbrahim'ce Yanış: Ateşten önce teslim olmak Rabbe. Ateşten çok yanıp tutuşmak O'na teslim olmakta.

                            İbrahim'ce Diriliş: Ateşe '' yanma ''yı öğretmek, yanmayı göze alarak. Ateşe '' yandığını '' hatırlatmak, '' serinlik ve selamet''i bağrında göstererek.

                            İbrahim'ce Okuyuş: Ateşe atanı da, ateşe atılanı da, ateşi de kaderin içinde okumak. '' Sen attın. Sen attığında, sen değilsin atan; Allah'tır atan! '' dedirtmek Nemrut nefsine.

                            İbrahim'ce Yöneliş: Günahsızlık değildir ateşten kurtaran; günahın ortasında '' serinlik ve selam '' olan rahmetten ümitlenmektir. Günahım var diye hepten yanacağını sanan da, yanmamak için günahsızlığı şart koşan da '' ateşin içindeki serinliği, günahın ortasındaki kurtuluşu '' göremez.

                            İbrahim'ce Biliş: Ne günahsızlığın kurtarır seni, ne günahkârlığın batırır. Aksine; günahsızlığınla övünürsen yandın; günahın mahcubiyetiyle yanarsan kurtuldun..
                            Yollar Boşaldı Artık, Yolcular Buldu Vaha

                            Yolcular Gitmese de Yollar Gider Allah'a

                            Yorum yap

                            • kemal864
                              Kıdemli Üye
                              • Jan 2008
                              • 877

                              #15


                              Bakış ve görüşlerin seviye kazanması,

                              kâinat sayfalarındaki esrar ve hikmeti gerçek mânâsıyla telâkkî edebilmek,

                              ancak gönül âleminde derinleşerek gerçek dostluğu yaşayabilmeye

                              muvaffak olabilen ilâhî aşk ve vecd kahramanlarının işidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...