Namazdan sonra çocuðunuzun'ayaðýndan öpün..

Kapat
Bu Sabit Bir Konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • mehtap
    Çalışkan Üye
    • Oct 2009
    • 1371

    #1

    Namazdan sonra çocuğunuzun'ayağından öpün..

    Namazdan sonra çocuğunuzun yanaklarından öpün, sevginizin en sıcak yüzünü gösterin



    Hissetmeye çalışalım Peygamber Efendimiz’in oyununun sıcaklığını… Ve bir namaz sonrası çocuğumuzun zihninde bir oyun sıcaklığıyla ölümsüz kalalım…
    Namaz sonrası çocuğun dünyasına girmek için, namazdan sonra çocuğu kucağımıza alıp yanaklarından öpsek… Ona sevgimizin en sıcak yüzünü göstersek, onu şefkatimizin doruklarında gezdirsek…

    Rasûlullah’ın, “Benim on tane çocuğum vardır, onlardan hiçbirini öpmedim” diyen bir adama doğru bakıp da, sonra da “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” buyurması sanki namaz sonrası çocuğu öpüp kucaklamanın önemini bize hissettirir gibidir. (Buhari, Kitabü’l-Edeb, 26)

    Çocuğumuzla namaz kıldıktan sonra; hayatın merkezine oyunu koyan çocuğa, her zaman dua ve sevgimizin sıcaklığını göstererek değil de, bazen oyunun cazibesini namaz sonrasına da taşıyarak yakınlaşabiliriz. Bir namaz sonrası çocuğunun yanağını öpen, çocuğunu kucağına alarak saçlarını okşayan bir anneye hangi çocuk duyarsız kalabilir ki… Çocuğuyla namaz sonrası oynayan bir babayı hangi çocuk unutabilir ki…

    Peygamberimiz de torunlarıyla oynardı, hissetmeye çalışalım Peygamber Efendimiz’in oyununun sıcaklığını… Ve bir namaz sonrası çocuğumuzun zihninde bir oyun sıcaklığıyla ölümsüz kalalım…

    Bir gün Peygamber Efendimiz otururken, Hasan ve Hüseyin güreşmeye başladı. Hz. Peygamber gülerek, “Ha gayret Hasan göreyim seni, Hüseyin’i yakala!” diyerek Hz. Hasan’ı kayırdı. Hz. Ali ise, “Ya RasûlALLAH, sen Hüseyin’i kayırmalı değil miydin? O daha küçüktü” diye sordu. Hz. Peygamber de, “Baksana Cebrail de ha gayret Hüseyin seni göreyim diyor” buyurdu. (Zehebi, Şemseddin Muhammed, Tarihu’l-İslam, 3/9)

    Rivayet edildiğine göre Rasûlullah, Hasan ve Hüseyin’i sırtına almış ve ellerini yere koyup yürürken, “Ne güzel, ne güzel! Sizler ne güzel süvari, deveniz de ne güzel” dediği defalarca görülmüştür. (Tevfik, Ebu İlm, Fatıma, 57) Bu örneklerde görüldüğü üzere çocukla en etkili iletişim yolu, oyundur. Çocukla namaz öncesi kurulan güçlü diyalog, namaz sonrasında da devam ederse, çocuk namaza sadece namaz kılarsam ‘babam bana oyuncak alır, hediyeler verir”, düşüncesiyle yaklaşmaz. Bilakis çocuk anne-babanın tutarlı davranışları vasıtasıyla namazın da oyun kadar vazgeçilmez olduğunun ayrımına varabilir.

    Çocukların namazdan nefret etmesini istiyorsanız böyle davranın

    Dört yaşındaki oğlunun tepkisine bir türlü anlam veremiyordu.
    O ne zaman elini seccadeye uzatsa, oğlu ağlamaya başlıyor; “Baba, baba, baba” ağlamaları kesilmiyordu. “Namaz kılma, benimle oyna!” diyen çocuğunun namaza karşı bu olumsuz tepkisine karşı ne yapacağını şaşırmıştı.

    Geçen bir haftasını gözden geçirdiğinde nerede hata yaptığını anlamıştı. İşten eve yorgun argın dönüyordu ve onu büyük bir hasret ve arzuyla bekleyen oğlu karşılıyordu. Sabrı taşmış bir şekilde “haydi oynayalım” diyen çocuğunun bu isteğine hep, “Namazımı kılayım seninle oynayacağım.” diyordu. Babasıyla arasına giren bu şey neyse ona o kadar çok kızmıştı ki çocuk; tepkisini de seccadeyi saklamak ya da ağlamakta bulmuştu. Baba o günden sonra bu davranışını değiştirdi.

    Eve geldiğinde ne kadar yorgun da olsa oğluyla 20-25 dakika oyun oynadı. Kimi zaman ceketini bile çıkarmaya fırsat bulamadı. Oğlu artık sakinleştiğinde ise ondan izin istedi ve namazını kıldı. Çocuğun da babasının kıldığı namaza bakış açısı değişti. Artık babası ile oyunun önüne çıkan bir namaz yoktu ve nefret edilmesi de gerekmiyordu.
    Alıntı.
  • TÜRKER
    Forum Yönetim
    • Dec 2007
    • 1090

    #2
    Çok güzel bir konu her zaman üstünde durulması lazım..
    Paylaşım için teşekkürler..

    Yorum yap

    • CUMHUR
      Özel Üye
      • Jan 2008
      • 3964

      #3
      emeğine sağlık kardeşim ..selamün aleyküm..
      Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
      Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...