Hz. Fatıma`nın, Hz. Ali ile evlendiği düğün gecesi, mütevazı bir yemek ikramından sonra, Efendimiz (sav), bir eliyle Hz. Ali`yi diğer eliyle de Hz. Fatıma`yı tutarak evlerine götürdü. Fatıma`yı bağrına bastıktan sonra biricik kızına şu nasihatlerde bulundu:
"Kızım, evimizden çıkıp, başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun. Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun! Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun!
Kocana yumuşak davran. Öfkeli halinde sessizce ortadan uzaklaş, öfkesi
geçinceye kadar ona görünme. Dilini ve kulağını muhafaza et.
Kocan, daima senden güzel söz işitsin, güler yüz görsün. Bu suretle sana iyi gözle baksın"
Peygamberimiz bu nasihati verdikten sonra, kızı Hz. Fatıma`yı alnından öptü.
Hz. Ali`ye teslim etti ve `Hanımın çok iyi bir hanımdır` buyurdu.
"Kızım, evimizden çıkıp, başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun. Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun! Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun!
Kocana yumuşak davran. Öfkeli halinde sessizce ortadan uzaklaş, öfkesi
geçinceye kadar ona görünme. Dilini ve kulağını muhafaza et.
Kocan, daima senden güzel söz işitsin, güler yüz görsün. Bu suretle sana iyi gözle baksın"
Peygamberimiz bu nasihati verdikten sonra, kızı Hz. Fatıma`yı alnından öptü.
Hz. Ali`ye teslim etti ve `Hanımın çok iyi bir hanımdır` buyurdu.
Yorum yap