Kahve taneleri

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • Yağmur

    #1

    Kahve taneleri



    Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş. "Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş. Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.



    Baba ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış. "Şimdi istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna. Sırasıyla havuçyumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş...


    Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına. Adam iki havucu birinci kaba iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş.

    Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu. Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçlarıyumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.


    Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?"

    Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
    "Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
    Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
    Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor
    başta neyseler sonunda da öyleler.. "
    Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:

    "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır.
    Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi
    birbirlerini tüketirler eskitirler pörsütürler.
    Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de
    şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar birbirlerinden uzaklaşırlar.
    Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise
    şartlar ne olursa olsun eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi
    birbirlerinin yanında kalırlar kendi kişiliklerini yitirmezler.

    Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi
    onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.

    Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
    "Asıl ders bu değil!" dedi baba.
    Oğlunun elinden tuttu ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.
    "Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak...
    İkisinde de bir tat yok "
    Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu
    yavaşça bir fincana boşalttı.
    Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.
    "İçmek istersin herhalde" dedi.

    Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.
    "Kahve çekirdekleri gibi
    birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur.
    Mis gibi temiz ve huzur verici.
    Herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi...
    Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak birbirlerine aşkla ve
    şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."


    alıntı
  • kemal864
    Kıdemli Üye
    • Jan 2008
    • 877

    #2

    Anlatım örneklemeler benzetmeler ve yaşam içine uyarlamalar son derece

    mükemmel bir paylaşım.Yağmur hanım emekleriniz ve gayretleriniz örnek

    alınmaya değer ALLAH RAZI OLSUN......


    Yorum yap

    • Yağmur

      #3
      Estağfurullah,emeği veren başkaları biz sadece alıntılıyoruz,emeğimiz çok değil.Paylaşırken faydalanıyoruz üstelik.Teveccühünüz için teşekkürler,Allah sizden de razı olsun.

      Yorum yap

      • CUMHUR
        Özel Üye
        • Jan 2008
        • 3964

        #4
        evlerimide yuvamızda kahve gibi olalım...derim...ellerine sağlık kardeşim...
        Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
        Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...