Ya ALLAH

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   İBADET REHBERİ FORUM > --=Genel Dini Bölüm=-- > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Genel Konuların Bulunduğu Bölüm.

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 09-04-2011, 21:05   #1
Üye Profili
CUMHUR
Özel Üye
 
CUMHUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4,074
Standart eski dünya yeni dünya

Eski Dünya Yeni Dünya
Bekir ŞAHİN

--------------------------------------------------------------------------------

Bizler kimilerine göre şanslı bir nesil kimilerine göre bahtı kara bir nesiliz. Kim ne derse desin, nasıl yorum yapılırsa yapılsın biz; mutluluk arayan bir nesiliz. Ayrıca eski dünya ile yeni dünyayı gören bir nesiliz.

Bir zamanlar bizim dünyamızda her şey doğaldı, yediğimiz ekmek türüm türüm kokardı. Meyvelerimiz kurtlu idi ancak kimyasal ilaçlardan uzaktı. Sebzelerimiz hormonsuzdu, suyumuz klorsuzdu, buna rağmen mikrop suzdu. Teneffüs ettiğimiz havamız temizdi.

Tavuklarımız, horozlarımız özgürdü, sokaklarda gezip dolaşır, akşam olunca kümeslerine dönerlerdi. Yumurta- larında bir lezzet vardı. Sığırlarımız köy meydanında toplanır, bir çobanın eşliğinde otlarlar, akşam olunca da ahırlarına dönerlerdi. Koyunların kuzuların melemesi, ineklerin böğürmeleri akşam şenliğinin habercisiydi. Danalar kuzular emişirler, inekler koyunlar sağılırlardı. Sütler pişirilir, yağa, yoğurda, peynire dönüştürülürdü. İşler zevkli, ürünler lezzetli idi. Çobanlar merhametli, hayvanlar masum ve itaatli idi.
Tarlalar sabanla, pullukla sürülür, ekinler orakla, tırpanla biçilirdi. Biçilen ekinler desteler haline getirilir, desteler yığın olur, yığınlar harman yerinde katara dönüşürdü. Katarlar düvenle sürülerek tınas olur, tınaslar yabalarla savrularak deneler samandan ayrılırdı. Sonra kalburla gözerle ceplenir, telislere doldurularak ambarla- ra besmele ile konurdu. Öşürü ihmal edilmez, fakirler unutulmazdı.

Bankanın yolu bilinmezdi; devlet çeşmesi denir suyu içilmezdi. Hatta önünden koşarak geçilirdi. Kredi kartları yoktu ama karzıhasen müessesesi harıl harıl işlerdi. Herkes bir birine güvenir, küçükler sevilir büyüklere saygı gösterilirdi.

Yollar tenha sakin ve sessizdi. Su şırıltısı, kuş cıvıltısı, kağnı gıcırtısı ve ataraba çarpanası sesleri müzik sesinden daha etkiliydi. Ne trafik kazası haberleri duyardık ne korna sesleri.. Park sorunu hava kirliliği nedir bilmezdik.

Çocukluğumuzda süper- hiper marketler yoktu. Bakkallar, çerçiler vardı. Boyalı neidüğü belirsiz yiyecekler de bilmezdik. Halkalı şekerler, keçiboynuzu, leblebi, kuru üzüm vazgeçilmez yiyeceklerimizdendi. Gazoz, ayran, şerbet, süt nitelikli içeceklerimizdendi. Çerçiden bakkaldan alışverişimiz parayla değil, yumur-tayla, arpayla buğdayla yapardık.
Belki bunlar ilkel uygulamalardı. Ama biz çocukları sevindiriyordu. Sevincin ilkeli, çağdaşı yobazı, geri kalmışı, olur mu? Bilmem, belki de olur.

Evimizde televizyon yoktu, radyo telefon zenginlerin lüksüydü, cep telefonu henüz icat bile edilmemişti, bilgisayar, internet, çetleşme, sanal görüşme-tanışma henüzhayal bile edilemiyordu.

Enflasyon, kriz, borsa, dolar, Euro, istikrar, istikrarsız- lık, köşe dönme, rant, küresel sermaye kelimeleri lügatimize girmemişti.
Biz bulgur pilavını tahta kaşıkla yedik. Tastan ayran içtik. Ceplerimize kuru üzüm, leblebi, kavurga koyduk. Yer sofrasına oturduk, yer yatağında yattık, gaz lamba- sında ders çalıştık. Çarık görmedik ama lastik ayakkabılar giydik. İskarpin giymek en uzak hayalimizdi. Kerpiç evlerde yaşadık, ahır sekisinde yattık, onlarla yaşadık; ardından apartmanları, gökdelenleri seyre daldık.

Güneşin yatarken üzerimize doğması büyük ayıptı. Medeniyetimiz şafak medeniyeti idi. Yatsı namazından sonra uçkurlar çözülür, yatağa girilir, şafakla beraber ayakta olunurdu. Zamanın kıymeti bilinir, berekete gönülden inanılırdı. Eşe dosta selam verilir, hal hatır sorulurdu.

Rızkın helali aranır, Allah'ın Rezzak sıfatına eksiksiz iman edilirdi. Rızık ne azalır ne çoğalırdı. Yalnız ademoğlunun sabırsızlık ederek helal rızkını haram edebileceği düşünülürdü.
Acılar paylaşılarak azaltılır, mutluluklar paylaşıla- rak çoğaltılırdı. Doğum, ölüm, düğün, sünnet, hastalık, seyahat, hac, askere gidiş, askerden dönüşün bir anlamı ve espirisi vardı. İpten kilitler, çividen anahtarlar kullanılırdı. Kapılar iple bağlanır. Yazın pencereler açılarak yatılırdı. Hırsızlık duyulmaz, niza çıkarılmazdı. Rant kelimesi lügatlerimizde yoktu. Hortum ve hortumcu bilinmezdi. O dönemde, semerciler, kalaycılar, körükçüler, demirciler, nalburiyeciler, tuhafiyeteciler, atarlar, çelepler, sakatatcılar vardı.

O günlerde insanların gönülleri zengindi, kanaat vardı, şükür vardı, bereket vardı, huzur vardı.
Düşünüyorum: Şimdi neyimiz var neyimiz yok? Nelerimiz muhafaza edilmiş nelerimiz yok edilmiş?

alıntı..
__________________
Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
CUMHUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya Yaşamı kemal864 Makaleler 2 07-09-2011 14:54
Ey balçik dünya kutlu Şiirler 0 01-03-2009 18:56
Dünya Tarihi samet Dünya Tarihi 0 08-07-2008 14:13
Dünya Tarihi samet Dünya Tarihi 1 08-07-2008 12:40


WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:59 - Tarih: 10-19-2021..


Powered by vBulletin 3.7.3
Copyright © 2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © İBADETREHBERİ Forum, All Rights Reserved
Web Tasarım: @Türker
Her Şey ALLAH(c.c) Rızası İçin.