Fatiha suresinin nüzul yeri ve zamaný

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    Fatiha suresinin nüzul yeri ve zamanı

    SÛRENİN NÜZÛL YERİ VE ZAMANI
    Fâtiha 23 yıllık vahiy sürecinin ilk yılının başlarında nâzil olmuştur.
    Bu yıl miladi takvimle 610 yılına tesadüf etmektedir. Dolayısıyla
    Fâtiha sûresi Mekkî bir sûredir. Delili, mü’minlerin başından beri
    Fâtiha’sız namaz kılmamış olmalarıdır. Namaz’dan ise daha ilk inen
    sûre olan ‘Alak sûresinin 10. âyetinde söz edilmektedir. ‘Alak suresinin
    ilk nazil olan 5 ayetiyle surenin devamındaki ayetler arasında her
    ne kadar zaman farkı varsa da, bu farkın uzun bir zaman dilimi olduğu
    kanaatinde değiliz. Ayrıca Mekkî olduğu kesin olan Hıcr sûresinin 87.
    âyetinde yer alan seb’an mine’l-mesâni ile Fâtiha kastedilmiştir. Bu,
    Nebevî bir tefsir olarak rivâyet edilmiştir.
    Bazıları Fâtiha’nın biri Mekke’de diğeri de kıblenin Kudüs’ten
    Mekke’ye tahvilinin ardından Medine’de olmak üzere iki kez nâzil olduğunu
    iddia etmiştir. Bu kabul edilemez iddianın mesnedi, birbiriyle
    çelişen nüzûl sebebi rivâyetleridir. Rivâyetler arasındaki çelişki giderilemeyince,
    sûrenin hem Mekke’de hem de Medine’de indiği yorumu
    bazılarına çıkış yolu olarak görünmüştür. Fakat bunun makûl bir izahı
    da yapılamamıştır. Sonuçta hakikatin hatırını kırma pahasına rivayetin
    hatırı hoş tutulmaya çalışılmıştır.
    Böylesi birbiriyle çelişen nüzûl sebebi rivâyetlerinden hiçbirini
    zayi etmemenin daha makûl ve izah edilebilir yolları vardır. Mesela,
    bazılarını Fâtiha’nın Medine’de ikinci kez indiği sonucuna götüren
    nüzûl sebebi rivâyetleri, sahabenin Kur’an’a “inmiş bitmiş” bir kitap
    gibi değil, her an hayatlarına inmekte olan bir hitap gibi baktıkları
    şeklinde bir değerlendirmeye mesnet olabilir. Zira sahabe çok önceden
    inmiş âyet veya sûrelerle, ondan yıllarca sonra olmuş bir olay arasında
    sebep-sonuç bağlantısı kurabiliyordu. “Şu şu âyetler falancanın
    şu olayı hakkında inmiştir” gibisinden bir değerlendirme, âyetin inişi
    ile olayın oluşu arasındaki zamansal nedenselliğe delalet etmemekteydi.
    Olsa olsa bu değerlendirme, yaşanan hayatla vahyi aynı gözede

    buluşturmanın bir yöntemiydi. Bu, sahabenin, vahye her an nâzil olan,
    hayatın içinde, aktif ve aktüel bir hitap gözü ile baktığını gösterir.
    Sözün özü, Fâtiha sûresi tartışmasız Mekkî bir sûredir.

    alıntı..............
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...