Ya ALLAH

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   İBADETREHBERİ FORUM > --=Hz. MUHAMMED MUSTAFA (s.a.v)=-- > Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları

Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları Sahabeler Hakkında Bilgi Paylaşımı..

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 04-02-2011, 21:10   #1
Üye Profili
kutlu
Girişimci Üye
 
kutlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 263
Standart Hz. Ömer ve Hamza’nın Müslüman Oluşu

a) Hz. Hamza’nın Müslüman Olması


Hamza, Peygamberimizin amcalarındandır. Süveybe’den O da emdiği için, Rasûlullah (s.a.s.) ile süt kardeştir. Mekke Devri’nin 6′ıncı (616 M.) yılında Müslüman olmuştur.


Peygamberimiz bir gün “Safâ” tepesinde otururken yanından Ebû Cehil geçti. Rasûlullah (s.a.s.)’e çirkin sözlerle hakarette bulundu. Peygamberimiz hiç bir karşılık vermedi.


Hamza o gün ava gitmişti. Dönüşünde, bir câriye, olayı Hamza’ya anlattı. Hamza henüz Müslüman olmamıştı. Yeğenine hakaret edilmesine dayanamadı, silahını çıkarmadan, derhal Kureyşin toplantı yerine gitti. “Kardeşimin oğluna hakaret eden sen misin?” diyerek yayı ile Ebû Cehil’in kafasına vurup yaraladı. Ebû Cehil, “Hamza Müslüman oluverir” korkusu ile ses çıkarmadı. (87) Ebû Cehil’den, Peygamberimize yaptığı hakaretin öcünü alan Hamza, Rasûlullah (s.a.s.)’e giderek O’nu teselli etmek istedi. Rasûlullah (s.a.s.)’in ancak imân etmesi ile memnûn olacağını söylemesi üzerine, şehâdet getirip Müslüman oldu.(88)


Hz. Hamza son derece cesûr, kuvvetli, gözünü budaktan sakınmaz bir kişiydi. Kendisinden üç gün sonra da Ömer Müslüman oldu. Bu ikisinin Müslüman olmalarıyla, Müslümanlar büyük destek buldular.


b) Hz. Ömer’in Müslüman Olması


Hz. Hamza’nın İslâm’ı kabûlü, Müslümanları sevindirmiş fakat müşrikleri telaşlandırmıştı. Kureyş ileri gelenleri “Dârü’n-Nedve” de toplandılar. “Bunlar gittikce çoğalıp kuvvetleniyorlar, çabuk çâresine bakmazsak, ileride önünü alamayacağımız tehlikeler doğar… Buna kesin çâre bulmalayız” dediler. Çeşitli teklifler ortaya atıldı.

Ebû Cehil:
“-Muhammed (s.a.s.)’i öldürmekten başka çıkar yol yok. Bu işi yapana şu kadar deve ve altın verelim,” deyince Ömer ayağa kalktı:
“-Bu işi ancak Hattâb oğlu yapar”? dedi. Ömer alkışlar arasında yola çıktı. Silahlarını kuşanıp giderken yolda Abdullah oğlu Nuaym’e rastladı. Nuaym:
“-Nereye böyle ya Ömer”? diye sordu. Ömer:
“-Araplar arasına ayrılık sokan Muhammed’in vücûdunu ortadan kaldırmağa”… diye cevâp verdi.
“-Ya Ömer, sen çok zor bir işe kalkışmışsın. Müslümanlar Muhammed (s.a.s.)’in etrafında pervane gibi dönüyor, seni O’na yaklaştırmazlar. Yapabildiğini kabûl etsek, Hâşimoğulları seni yaşatmazlar”… dedi. Ömer bu sözlere kızdı.
“-Yoksa sen de mi onlardansın”? diye çıkıştı. Nuaym:
“-Sen benden önce kendi yakınlarına bak. Enişten Saîd ile kız kardeşin Fâtıma Müslüman oldular,” dedi.
Ömer buna hiç ihtimâl vermedi. Fakat içine düşen şüpheyi gidermek için, yolunu değiştirip doğru eniştesi Saîd b. Zeyd’in evine vardı. Bu esnâda içeride Kur’ân-ı Kerîm okunuyordu. Ömer, kapı önünde okunanları işitti.

Kapıyı kırarcasına vurdu.


İçerdekiler Ömer’i görünce telaşlandılar. Ömer’in İslâm’a olan düşmanlığını biliyorlardı. Hemen Kur’ân sahifesini sakladılar ve kapıyı açtılar. Ömer:
-”Nedir o okuduğunuz şey”? diye bağırdı. Eniştesi:
-”Bir şey yok”, diye cevap verdi. Ömer:
-”İşittiklerim doğruymuş” diyerek, hiddetle eniştesinin üzerine atıldı. Araya giren kız kardeşinin, bir tokatla yüzünü kan içinde bıraktı. Canı yanan kızkardeşi Fâtıma:
-”Ya Ömer, Allah’tan kork. Ben ve eşim Müslüman olduk, bundan gurur duyuyoruz ve senden korkmuyoruz. Öldürsen de dinimizden dönmeyiz”… dedi ve şehâdet getirdi. Yüzü kan içindeki kız kardeşinin bu hâli ve sözleri Ömer’i sarstı, kalbinde bir yumuşama başladı, âdeta yaptıklarına pişmandı. Olduğu yere oturdu:
-”Hele şu okuduğunuz şeyi getirin, göreyim”, dedi. Kız kardeşi Kur’ân-ı Kerîm sahifesini O’na verdi. Bu sahife “Tâ Hâ” veya “Hadîd” Sûresinin ilk âyetleriydi. Ömer büyük bir ilgi ile sahifeyi okumaya başladı.
“Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ı tesbîh ederler. Yegâne galip ve hikmet sahibi olan O’dur. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur, hem diriltir, hem öldürür. O her şeye hakkıyla kâdirdir. O her şeyden öncedir. Kendisinden sonra hiç bir şeyin kalmayacağı Son’dur, varlığı aşikârdır, gerçek mâhiyeti insan için gizlidir, O her şeyi bilir”… (el- Hadîd Sûresi, 1-3)


Ömer bu âyetleri okuduktan sonra derin bir düşünceye daldı. Allah Kelâmı’nın yüksek mânâ ve fesâhati onun kalbine işlemişti. “Göklerde ve yerde olan şeyler hepsi Allah’ın, bizim putlarımızın bir şeyi yok…,” diye düşündü. “Beni Rasûlullah (s.a.s.)’in yanına götürün” dedi O esnada Hz. Peygamber (s.a.s.) Safâ semtinde Erkâm’ın evindeydi.


Ömer’in silahlı olarak geldiğini gören Müslümanlar telaşlandılar. Yalnızca, Hz. Hamza:


-İyilik için gelirse ne âlâ, aksi halde geleceği varsa, göreceği de var, telâşa gerek yok… dedi. Sağından ve solundan iki kişi tutarak Rasûlullah (s.a.s.)’in huzuruna götürdüler. Ömer, Hz. Peygamber (s.a.s.)‘in önünde diz çökerek şehâdet getirdi. Orada bulunanlar sevinçlerinden hep birden tekbir getirdiler. Safâ tepesinde yükselen “Allâhü Ekber” sadâsı ile Mekke ufuklarını çınlattılar.(89)


Ömer:
-”Kaç kişiyiz”? diye sordu.
-”Seninle 40 olduk,” dediler. Ömer:
-”O halde ne duruyoruz”? Hemen çıkalım, Harem-i Şerîf’e gidelim, dedi. Bütün Müslümanlar toplu halde Kâbe’ye gittiler.


Kureyş, Dâru’n-Nedve’de sonucu merak içinde beklemekteydi. Müslümanların toplu halde Harem-i Şerîf’e ilerlediğini görünce:
-”İşte Ömer, hepsini önüne katmış getiriyor… ” dediler.


Ömer Kureyşlileri görünce:
-”Beni bilen bilsin, bilmeyen öğrensin, Ben Hattab oğlu Ömer’im. İşte Müslüman oldum…” dedi ve şehâdet getirdi. Kureyşliler şaşkına döndüler. Her biri bir tarafa savuştu.


Müslümanlar ilk defa Harem-i Şerîfte saf olup topluca namaz kıldılar.(90)


Hamza ve Ömer’in Müslüman olmalarıyla, İslâm’ın yayılması hız kazandı. Daha önce 6 yılda sayıları ancak 40 kişiye ulaşabilmişken bir yıl sonra Müslümanların sayısı 300′ü geçmiş, bunlardan 90 kişi Habeşistan’a hicret etmişti.
kutlu isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-02-2011, 23:29   #2
Üye Profili
Yağmur
Bilgin Üye
 
Yağmur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 2,525
Standart

Hz.Hamza ve Hz.Ömer gibi büyük sahabelerin cesareti bize örnek olsun inşaallah.
Bu güzel ve faydalı paylaşımlar için teşekkürler Kutlu,Allah razı olsun,senin gibi gençlerin yolunu açık etsin.
__________________
Bir varmış,bir yokmuş...Baki olan Allah'mış...
Yağmur isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-06-2011, 11:51   #3
Üye Profili
CUMHUR
Özel Üye
 
CUMHUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4,081
Standart

paylaşım için teşekkürler eline sağlık ....selamün aleyküm...
__________________
Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
CUMHUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hz.Ömer’in Ayakkabıları izzettin-gonen Hz. Ömer (R.A) Hakkında 0 07-31-2009 22:28
Peygamber Oluşu osman Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz Hayatı 0 12-28-2008 14:22
Kur’an’a göre İblis’in isyanı nasıl olmuştur TÜRKER Şeytan 0 05-14-2008 13:17


WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:40 - Tarih: 04-08-2020..


Powered by vBulletin 3.7.3
Copyright © 2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © İBADETREHBERİ Forum, All Rights Reserved
Web Tasarım: @Türker
Her Şey ALLAH(c.c) Rızası İçin.