Kur'an-ı Kerimde “Kalpler ancak Allahın zikriyle tatmin olur.” buyrulmaktadır. Zikirden kasdedilen nedir? Kalbi nasıl tatmin eder ?
Kalbin Rabbi, onun ancak zikirle tatmin olacağını bildiriyor bize. Nedir zikir? Kelime mânâsıyla hatırlama. Allahı hatırlatan her hâdise, her levha, her ilmî eser birer zikir vesilesi. Kalp, bir fabrika, bir saray, bir misafirhane olan şu muhteşem kâinatın ancak Allahın emir ve iradesiyle var olduğunu bilmekle tatmin olur.
Hiçbir velinin sahabelerin derecesine çıkamadığı yer yer tartışma konusu oluyor. Bu konuya açıklık getirir misiniz? Bazı veliler, Peygamberimizle (a.s.m ) vefatından sonra görüşmüş ve sohbet etmişler. Bunlar sahabelere yetişebilirler mi?
Resulullah’ın vefatından sonra, Celaleddin Suyûti gibi bazı büyük veliler, uyanık halde Resulullahı görmüşler, onunla konuşmuşlardır. Fakat bu konuşmaları nübüvvet itibarıyla değil, velayet-i Ahmediye cihetiyledir. Resulullah onlara velayeti ciheti ile temessül etmiş, görünmüştür. Çünkü Resulullah’ın ölümü ile vahiy bitmiş Nübüvvet sona ermiştir. Ölümünden sonra onu Nübüvvet sıfatıyla görmek mümkün değildir. Şu halde Nübüvvetin derecesi velayetin derecesinden ne kadar yüksekse, bir nebiyle sohbetle bir veliyle sohbet arasında da o kadar fark vardır.
Kalbin Rabbi, onun ancak zikirle tatmin olacağını bildiriyor bize. Nedir zikir? Kelime mânâsıyla hatırlama. Allahı hatırlatan her hâdise, her levha, her ilmî eser birer zikir vesilesi. Kalp, bir fabrika, bir saray, bir misafirhane olan şu muhteşem kâinatın ancak Allahın emir ve iradesiyle var olduğunu bilmekle tatmin olur.
Hiçbir velinin sahabelerin derecesine çıkamadığı yer yer tartışma konusu oluyor. Bu konuya açıklık getirir misiniz? Bazı veliler, Peygamberimizle (a.s.m ) vefatından sonra görüşmüş ve sohbet etmişler. Bunlar sahabelere yetişebilirler mi?
Resulullah’ın vefatından sonra, Celaleddin Suyûti gibi bazı büyük veliler, uyanık halde Resulullahı görmüşler, onunla konuşmuşlardır. Fakat bu konuşmaları nübüvvet itibarıyla değil, velayet-i Ahmediye cihetiyledir. Resulullah onlara velayeti ciheti ile temessül etmiş, görünmüştür. Çünkü Resulullah’ın ölümü ile vahiy bitmiş Nübüvvet sona ermiştir. Ölümünden sonra onu Nübüvvet sıfatıyla görmek mümkün değildir. Şu halde Nübüvvetin derecesi velayetin derecesinden ne kadar yüksekse, bir nebiyle sohbetle bir veliyle sohbet arasında da o kadar fark vardır.