Ne Oluyor Bu Topluma?

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    Ne Oluyor Bu Topluma?

    Ne Oluyor Bu Topluma ?

    Adam Allah’ın kitabını okumakla görevli. İlk bakışta zannedersiniz ki, aklının ucundan kötülük geçmez. Ama küçük çocuklara sarkıntılık yapacak kadar şaşırmış... Ona kutsal kitap emanet edilmiş. Oku da, insanlara maneviyat duyguları aşıla demişler. Ama Allah ne demiş, diye anlamadığı için, sapıtmış... Aklı başında değil, bir tarafında (!) bir adam!!!

    Bir başkası ise dindar görünenlere bez satıyor. Cukkayı bezden dolduruyor. Ama aklı şeyinde !!! Bu adamın dediklerini okuyunca düşünemez olduğumu hissediyorum.
    Adam buyurmuş ki:
    -Erkekler çok eşlidir. Öyle olmasaydı bir takım “evler” açılmazdı. !!!!
    Üstelik dediklerini de Allah’ın kitabına dayandırmış. Ona uygunmuş !!!

    Sormak isterdim. Allah İnsana, aklınbaşında(!) olsun, her an seks düşün mü demiş ? Savaş anında, eşlerini kaybetmiş kadınları himayene alabilirsin mi demiş. Yoksa bu aklıbaşında adamın anlamak istediği gibi, istediğin kadar kadınla evlenebilirsin mi demiş ? Erkekler diyerek, insan erkeğinden mi bahsediyor, hayvan erkeğinden mi ?

    Daha önce de yazmıştım. Hayvanların hayattaki ihtiyaçlarını, “beslenmek”, “barınmak”, “üremek” başlıklarında toplamıştım. Bu adamın yaşantısını tamamen hayvandan farklı bulmadığımı şimdi anlatabiliyor muyum, acaba ? Hayvandan farksız işte !

    Hayattaki en önemli amacı “üremek” olandan , üstelik üreme yeteneğine eklenmiş olan “bedeni keyif” dalgasıyla yaşayandan insanlık bekleyemem ki !...

    İnsan, iradesiyle, bedenine, nefsine hakim olan canlıdır. Bu hayvan sürüsünün aklı hep başında olduğu için, örtüydü, kıldı, tüydü, vb çerden çöpten konularla uğraşarak dindar olduk sanıyorlar. Zavallılar...


    Bir başkası daha çıkıyor meydanlara...Yuh artık ! Adam seksenine merdiven dayamış. Dindar görünümlü. Kabuğu dindar, çekirdeği şeytan ! Hayvan bedeninin esiri olmuş, zavallı bir mahluk ! Kendisine ev işine gelen kadına ve küçücük kızına sulanacak kadar sapıtmış.

    Off yaa!!

    Artık bu örnekler çoğaldıkça, korkarım, normaller anormal sayılmaya başlayacak. Ne demek istediğimi şu hikayeyle anlatmaya çalışayım.

    Ülkenin birisinde bir kral varmış. Sık sık falcıya danışan bu kralın falında çok kötü günler geleceği görülmüş. Falcı demiş ki :
    -Kralım, ülkenize felaketler geliyor. Kış gelince zehirli yağmurlar yağacak. Bu yağmur suları toprağa düşünce bitkileri zehirleyecek. İçme sularına karışacak. Bu bitkilerden yiyenler, sulardan içenler teker teker delirecek.
    Bunu duyan kral telaşlanmış. Bütün servetini kendisine ömürboyu yetecek su depoları yapmaya harcamış. Ülkenin her tarafından sular getirtmiş, depoları doldurtmuş. Halkı buna anlam veremiyormuş. Bizim kral delirdi mi, diye düşünmeye başlamışlar, bile...

    Nihayet beklenen yağmurlar yağmaya başlamış. Yağmur suları içme sularına karıştıkça, suyu içenlerde anormal hareketler görülmeye başlamış. İlk önceleri teşhis konulamayan bu hastaları kimseye zarar vermesin diye hapsetmeye başlamışlar. Bu durumu gören kral , falcısının dediklerinin çıktığına inanıp, onu ödüllendirmiş. Kralın yediği sebzeler, depolardaki sulardan sulanıyor, etini yediği hayvanlar depodaki sularla sulanan otlaklarda besleniyormuş. Kral delirmediğine sevinerek hayatını sürdürmeye devam ediyormuş.
    Devam ediyormuş ama, bu arada halkın içinde sağlam kimse kalmamış. Artık kimseyi hapsetmeye bile gerek görmüyorlarmış. Herkes delirmiş ama halinden de memnunmuş.
    Kral kıyafet değiştirerek, durumu yerinde incelemek için halkın arasına çıkmış. Çarşıda herkes kontrolsuzca davranıyor, açıkta ne görürse saldıryor, kural tanımaz şekilde yaşıyormuş. Kral bir ağacın altına çöküp düşünmeye başlamış. Bu sırada yanındaki iki kişinin konuşmalarına kulak misafiri olmuş.
    -Ya, farkında mısın ? Bizim kral iyice garipleşti, değil mi ? Aylardır yüzünü görmüyoruz. Kendisini saraya kapatmış. Sadece kendisine sebze yetiştiriyor, sadece kendi deposundan su içiyormuş. Çarşıdan alınan hiç bir şeyi yemiyormuş.
    -Vah zavallı kralım. Saray doktorları onun için ruh sağlığı bozuldu, diyorlarmış.
    -Yok arkadaş ! Ben deli kral istemem. Onun yerine içimizden aklı başında birisini seçmeliyiz...

    Kral bu sözleri duyunca telaşa kapılmış. Koşarak sarayına gitmiş. Kapıları kilitlemiş. Artık halkın gözünde ruh sağlığı bozuk kral olmaktan kahrolmuş haldeymiş.
    ...
    Farketiğiniz gibi, hikayede çoğunluk delirince, normal olan kral deli sıfatını almıştı, artık. Normallerin anormal sayılmaya başlanmasına ne güzel örnek...

    Evet, gelelim bu güne...
    Ne oluyor bu topluma, diye bir daha sorayım.
    Ben mi aklımı kaybediyorum ? Yoksa herkesin aklı başında(!) mı ? Gel de çık işin içinden !!! Üstelik bizim kitaplarda der ki, çoğunluktan farklı olan anormaldir .

    Normal olan kim, anormal olan kim? Yardımcı olur musunuz ?
    ???!!! ALINTI.........

    28.4.2008
    Dr.Haluk Namdar
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...