"İmran'ın karısı; 'Rabbim karnımdakini tümüyle hür birisi olarak yalnızca sana adadım, benden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin!' dediği zaman"
Bu ayet adayışın timsali İmran'ın karısı Hanne'nin ağzından verilmiş
Kur'an genel üslubunda yaptığı gibi bu konuda da ayrıntıya girmiyor "İmran'ın karısı" demekle yetiniyor
Adı ne bu kadının? Vermiyor onu Tıpkı bu örneğin nerde geçtiği, ne zaman geçtiği gibi diğer birçok ayrıntıları vermediği gibi
Neden vermiyor?
Nedeni belli, üslubullah bu Allah'ın üslubu özlü ve net Gereksiz ayrıntılarından ya da dikkati dağıtacak şeylerden kaçınıyor Kur'an'ı bir tarih kitabı okur gibi okumak isteyeceklere geçit vermemek için belki de Tabi ki tüm tarihlerin usâresi Kur'an'dadır Bu bir gerçek Ama en az bu kadar gerçek olan birşey daha var ki o da Kur'an'ın tarih kitabı olmadığı Çoğu kez olayı anlatır, yer, zaman ve isim bildirmez Bildireceği zaman da örneğin "firavun" der, "nemrut" der, "tağut" der Halbuki ne firavun ne de nemrut özel isim değildirler Bu adamların isimleri vardır Velid b Reyyan,Ramses, Kevş vs gibi
Niçin yapar bunu Kur'an? Elbette çağlar, mekanlar ve olaylar üstü mesajını belli tarihlere, belli mekanlara, belli isimlere hasretmemek için Ya da bazı kimseler bunlardan yola çıkarak ayetleri tarihe hapsetmesinler için
Nemrut ve firavun isimleri cins isimlerdir Farslarda şah, Araplarda melik, Türklerde han ve hakan, Batılılarda kral ne ise işte o Yani Kur'an bunların adını, tarihini, yerini vermemekle tipi genelleştirmektedir "Nemrut" deyince adı Kevş b Ken'an olan yönetici, "firavun" deyince adı Velid b Reyyan ya da Ramses vs olan yönetici akla gelmesin İnsanlar adı ne olursa olsun kendi zamanlarında ve çevrelerinde bu tiplerle ahlak, davranış ve inanç bakımından örtüşen tipler varsa onları kolayca tanıyıp seçsinler diyedir
Dahası her çağın, her toplumun, her bölgenin kendine özgü nemrudunun ya da nemrutlarının olabileceği bilinsin diyedir Ve tabi onlara karşı Musa'lar ve İbrahim'lerin olacağı da
Mustafa İslamoğlu - "Adayış Risalesi" adlı eserinden
alıntı...............
Bu ayet adayışın timsali İmran'ın karısı Hanne'nin ağzından verilmiş
Kur'an genel üslubunda yaptığı gibi bu konuda da ayrıntıya girmiyor "İmran'ın karısı" demekle yetiniyor
Adı ne bu kadının? Vermiyor onu Tıpkı bu örneğin nerde geçtiği, ne zaman geçtiği gibi diğer birçok ayrıntıları vermediği gibi
Neden vermiyor?
Nedeni belli, üslubullah bu Allah'ın üslubu özlü ve net Gereksiz ayrıntılarından ya da dikkati dağıtacak şeylerden kaçınıyor Kur'an'ı bir tarih kitabı okur gibi okumak isteyeceklere geçit vermemek için belki de Tabi ki tüm tarihlerin usâresi Kur'an'dadır Bu bir gerçek Ama en az bu kadar gerçek olan birşey daha var ki o da Kur'an'ın tarih kitabı olmadığı Çoğu kez olayı anlatır, yer, zaman ve isim bildirmez Bildireceği zaman da örneğin "firavun" der, "nemrut" der, "tağut" der Halbuki ne firavun ne de nemrut özel isim değildirler Bu adamların isimleri vardır Velid b Reyyan,Ramses, Kevş vs gibi
Niçin yapar bunu Kur'an? Elbette çağlar, mekanlar ve olaylar üstü mesajını belli tarihlere, belli mekanlara, belli isimlere hasretmemek için Ya da bazı kimseler bunlardan yola çıkarak ayetleri tarihe hapsetmesinler için
Nemrut ve firavun isimleri cins isimlerdir Farslarda şah, Araplarda melik, Türklerde han ve hakan, Batılılarda kral ne ise işte o Yani Kur'an bunların adını, tarihini, yerini vermemekle tipi genelleştirmektedir "Nemrut" deyince adı Kevş b Ken'an olan yönetici, "firavun" deyince adı Velid b Reyyan ya da Ramses vs olan yönetici akla gelmesin İnsanlar adı ne olursa olsun kendi zamanlarında ve çevrelerinde bu tiplerle ahlak, davranış ve inanç bakımından örtüşen tipler varsa onları kolayca tanıyıp seçsinler diyedir
Dahası her çağın, her toplumun, her bölgenin kendine özgü nemrudunun ya da nemrutlarının olabileceği bilinsin diyedir Ve tabi onlara karşı Musa'lar ve İbrahim'lerin olacağı da
Mustafa İslamoğlu - "Adayış Risalesi" adlı eserinden
alıntı...............