En günahkar Hayattır :
Dünyevileşmiş bir hayat, maddeci bir zihnin inşasıdır.Maddeci bir zihin günaha ayarlı bir zihindir.Dünyevileşmiş bir zihin ‘’ sevabı’’ algılayamaz.Hesap günü inancı tükenen insan varlığını günaha yatırmakta bir sakınca görmez.
En Kutsalsız Hayattır :
Geçmişte de çoğu putperest kültür ‘’ laik ‘’bir akıl inşasına girişmişti.Hayatın anlamı olan Allah’la insanın ilişkisini koparan modern akıl , Allah’tan ve anlamdan arıldırılmış bir hayat kurmaya çalıştı.Batının bu cinayetini üzlü yazar Aleksandr Soljenitsin ‘ Tanrının aforoz edilmesi’’olarak tanımlamıştır.Kutsaldan koparılan ve boşalan yerler hurafeler ve çağdaş putlarla dolduruldu.Allah’la kulluk bağları koparılan insan eşyaya kul edildi.Mülkün hakiki sahibinin Allah olduğuna inanmayan bir insanın eşyaya bakışıyla , emanet bilincine sahip olan bir insanın eşyaya bakışı bir olabilir miydi ?
En Kurgusal Hayattır :
Çünkü hayat hakikat değil imaj üzerine kurulmuştur.Tüm sermaye vitrine yatırılmış eşyanın markası işlevini önüne geçmiştir.
İnsanın kendisi imajına kurban edilmiştir.
İnsanın geleceği bugününe kurban edilmiştir.
İnsanın insanlığı hayvanlığına kurban edilmiştir.
İnsanın içi dışına, özü kabuğuna feda edilmiştir.
En Anlamsız Hayattır :
Çünkü anlam demek Allah demektir. Ayartıcı özbenliğin dizginlenemez tutkularına esir olmuş bir insan türü, hürriyetin hakikatini maketine feda etmiş demektir.
Hürriyet ve güvenlikten yoksun kılınmış bir hayat nasıl anlamlı olabilir ki ?
En Geleceksiz Hayattır :
Bedenin ömrünü aşmak ahirete imanla olur. Modern hayatın ideal toplumu Batıda yapılan bir araştırmada ;
Ölümden sonrasına inananların oranı Allah’â inananların oranından aşağıdadır.
Allah’a inananların içerisinde ahirete inananlar %64’tür.
Bunların %12’i ölümün mutlak yok oluş olduğuna inanmaktadır.
Hz.İsa’nın yeniden döneceğine inananların %17.6’sı ölümden sonra dirilişe inanmamaktadır.
Burada Modern hayatın, kendi insanının inancına karşı nasıl ikiyüzlü ve yabancı duruma getirdiği gözlenmektedir.
En İnsansız Hayattır :
Modern hayat , insanın hem kendi içinde hem de dışında yalnızlaştıran bir hayattır.Roman, gazete,televizyon ve hatta internet, modern batının insansızlaştırılan hayatında oluşan boşlukları doldurmak için icat ettiği sanal dünyalardır. İnsandan ve insan ilişkilerinin sahici sıcaklığından boşalan bu yer bu ruhsuz araçlarla doldurulmaya çalışılmıştır. 17.yy da Thomas Hobbes’un diliyle bu sapma ‘’ Herkesin herlesle savaşı ‘’ şeklinde formule edilmiştir.
Modern hayat insanın sadece konforunu arttırmıştır, mutluluğunu ve anlamını değil.
Teknoloji zafer kazandıkça insan anlam kaybına uğramaktadır.
İnsanın dışı güzelleştikçe , içi çirkinleşmektedir.Dış dünyası zenginleştikçe , iç dünyası yoksullaşmaktadır.Yaratılışından hayatın öznesi , yeryüzünün efendisi olan insan modern hayatta eşyayı insanın sahibi ve insanıda eşyanın kölesi kılmıştır.
En Tüketici Hayattır :
Modern hayatta Kuran’ın ‘ rızık evrenseldir ‘’ düsturunun karşısına ‘’ açlık küreseldir ‘’ mantığı yer alır. Resullah’ın ‘’ kanaat zenginliktir ‘’düsturunun karşısında ise ‘’ daha fazlasını iste ‘’ sloganı yer alır. Baudrillardbu dehşet sele Çin ve Rusya da dahil herkesin kapıldığını dile getirirken sözünü şu şekilde tamamlar. ‘’ Bir tek istisnası var: İslam. Dünyayı süpüren radikal kayıtsızlık seline karşı bir tek tehtit ‘’ tir.
NOT :Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun yıllık geliri 30trilyon dolardır. Bunun 24trilyon doları dünya nüfusunun %16’sına aittir. Geriye kalan 6trilyon dolarlık dilim ise dünya nüfusunun %84’ü tarafından paylaşılmaktadır.İsviçrede kişi başına düşen yıllık gelir 40 bin dolar iken Mozambik bu oran sadece 90dolardır.
1996 BMverilerine göre dünyada 82ülkede 800milyondan fazla insan açlık sınırında yaşamaktadır. Toklar açların ölümünü doğal bir nüfus planlaması gibi izlemektedir. Darwinin ‘’ Doğal seleksiyon ‘’ tezi Batı tarafından hızla yerine getirilmektedir.
BMverilerine göre dünyada her yıl ülkelerin içine düştüğü borç krtizi yüzünden 19bin bebek 5yaşına gelmeden ölmektedir.
ABD petrol devi Exxon’un yıllık net karı 13afrika ülkesinin toplam borcuna eşittir. Dünyada en zengin 358ailenin geliri dünya nüfusunun üçte birinin gelirine eşittir.
Her yıl su kirliliğinden ya da suya bağlı nedenlerden ölen çocuk sayısı 3milyondur.
Avrupa’da ev hayvanlarının mama satışlarının yıllık cirosu 17milyar dolardır. Susuzluğu önlemek için dünya genelinde tüm projlere ayrılan pay ise 8milyar dolardır.Avrupalının köpek maması için harcadığı para su yatırımına dönüştürülse yılda 3milyon çocuk ölmeyecek.
İslam ; insan merkezli bir hayat , iman merkezli bir insan , bilgi merkezli bir iman ve hakikat merkezli bilgi sağlamak amacıyla gönderilmiştir. Hakikatin Sahibide Şüphesiz ‘’ Allah’’tır.
MUSTAFA İSLAMOĞLU (Hayatın Yeniden İnşası İçin )
Dünyevileşmiş bir hayat, maddeci bir zihnin inşasıdır.Maddeci bir zihin günaha ayarlı bir zihindir.Dünyevileşmiş bir zihin ‘’ sevabı’’ algılayamaz.Hesap günü inancı tükenen insan varlığını günaha yatırmakta bir sakınca görmez.
En Kutsalsız Hayattır :
Geçmişte de çoğu putperest kültür ‘’ laik ‘’bir akıl inşasına girişmişti.Hayatın anlamı olan Allah’la insanın ilişkisini koparan modern akıl , Allah’tan ve anlamdan arıldırılmış bir hayat kurmaya çalıştı.Batının bu cinayetini üzlü yazar Aleksandr Soljenitsin ‘ Tanrının aforoz edilmesi’’olarak tanımlamıştır.Kutsaldan koparılan ve boşalan yerler hurafeler ve çağdaş putlarla dolduruldu.Allah’la kulluk bağları koparılan insan eşyaya kul edildi.Mülkün hakiki sahibinin Allah olduğuna inanmayan bir insanın eşyaya bakışıyla , emanet bilincine sahip olan bir insanın eşyaya bakışı bir olabilir miydi ?
En Kurgusal Hayattır :
Çünkü hayat hakikat değil imaj üzerine kurulmuştur.Tüm sermaye vitrine yatırılmış eşyanın markası işlevini önüne geçmiştir.
İnsanın kendisi imajına kurban edilmiştir.
İnsanın geleceği bugününe kurban edilmiştir.
İnsanın insanlığı hayvanlığına kurban edilmiştir.
İnsanın içi dışına, özü kabuğuna feda edilmiştir.
En Anlamsız Hayattır :
Çünkü anlam demek Allah demektir. Ayartıcı özbenliğin dizginlenemez tutkularına esir olmuş bir insan türü, hürriyetin hakikatini maketine feda etmiş demektir.
Hürriyet ve güvenlikten yoksun kılınmış bir hayat nasıl anlamlı olabilir ki ?
En Geleceksiz Hayattır :
Bedenin ömrünü aşmak ahirete imanla olur. Modern hayatın ideal toplumu Batıda yapılan bir araştırmada ;
Ölümden sonrasına inananların oranı Allah’â inananların oranından aşağıdadır.
Allah’a inananların içerisinde ahirete inananlar %64’tür.
Bunların %12’i ölümün mutlak yok oluş olduğuna inanmaktadır.
Hz.İsa’nın yeniden döneceğine inananların %17.6’sı ölümden sonra dirilişe inanmamaktadır.
Burada Modern hayatın, kendi insanının inancına karşı nasıl ikiyüzlü ve yabancı duruma getirdiği gözlenmektedir.
En İnsansız Hayattır :
Modern hayat , insanın hem kendi içinde hem de dışında yalnızlaştıran bir hayattır.Roman, gazete,televizyon ve hatta internet, modern batının insansızlaştırılan hayatında oluşan boşlukları doldurmak için icat ettiği sanal dünyalardır. İnsandan ve insan ilişkilerinin sahici sıcaklığından boşalan bu yer bu ruhsuz araçlarla doldurulmaya çalışılmıştır. 17.yy da Thomas Hobbes’un diliyle bu sapma ‘’ Herkesin herlesle savaşı ‘’ şeklinde formule edilmiştir.
Modern hayat insanın sadece konforunu arttırmıştır, mutluluğunu ve anlamını değil.
Teknoloji zafer kazandıkça insan anlam kaybına uğramaktadır.
İnsanın dışı güzelleştikçe , içi çirkinleşmektedir.Dış dünyası zenginleştikçe , iç dünyası yoksullaşmaktadır.Yaratılışından hayatın öznesi , yeryüzünün efendisi olan insan modern hayatta eşyayı insanın sahibi ve insanıda eşyanın kölesi kılmıştır.
En Tüketici Hayattır :
Modern hayatta Kuran’ın ‘ rızık evrenseldir ‘’ düsturunun karşısına ‘’ açlık küreseldir ‘’ mantığı yer alır. Resullah’ın ‘’ kanaat zenginliktir ‘’düsturunun karşısında ise ‘’ daha fazlasını iste ‘’ sloganı yer alır. Baudrillardbu dehşet sele Çin ve Rusya da dahil herkesin kapıldığını dile getirirken sözünü şu şekilde tamamlar. ‘’ Bir tek istisnası var: İslam. Dünyayı süpüren radikal kayıtsızlık seline karşı bir tek tehtit ‘’ tir.
NOT :Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun yıllık geliri 30trilyon dolardır. Bunun 24trilyon doları dünya nüfusunun %16’sına aittir. Geriye kalan 6trilyon dolarlık dilim ise dünya nüfusunun %84’ü tarafından paylaşılmaktadır.İsviçrede kişi başına düşen yıllık gelir 40 bin dolar iken Mozambik bu oran sadece 90dolardır.
1996 BMverilerine göre dünyada 82ülkede 800milyondan fazla insan açlık sınırında yaşamaktadır. Toklar açların ölümünü doğal bir nüfus planlaması gibi izlemektedir. Darwinin ‘’ Doğal seleksiyon ‘’ tezi Batı tarafından hızla yerine getirilmektedir.
BMverilerine göre dünyada her yıl ülkelerin içine düştüğü borç krtizi yüzünden 19bin bebek 5yaşına gelmeden ölmektedir.
ABD petrol devi Exxon’un yıllık net karı 13afrika ülkesinin toplam borcuna eşittir. Dünyada en zengin 358ailenin geliri dünya nüfusunun üçte birinin gelirine eşittir.
Her yıl su kirliliğinden ya da suya bağlı nedenlerden ölen çocuk sayısı 3milyondur.
Avrupa’da ev hayvanlarının mama satışlarının yıllık cirosu 17milyar dolardır. Susuzluğu önlemek için dünya genelinde tüm projlere ayrılan pay ise 8milyar dolardır.Avrupalının köpek maması için harcadığı para su yatırımına dönüştürülse yılda 3milyon çocuk ölmeyecek.
İslam ; insan merkezli bir hayat , iman merkezli bir insan , bilgi merkezli bir iman ve hakikat merkezli bilgi sağlamak amacıyla gönderilmiştir. Hakikatin Sahibide Şüphesiz ‘’ Allah’’tır.
MUSTAFA İSLAMOĞLU (Hayatın Yeniden İnşası İçin )