DERVÝÞÝN SON ÖLÜMÜ(hallaç-ý mansur)

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    DERVİŞİN SON ÖLÜMÜ(hallaç-ı mansur)

    DERVİŞİN SON ÖLÜMÜ

    .

    sana yalnızca küllerimi bağışlayabilirim mansur
    döndüğüm yolculuğa çarpıyor asâN
    ve güvercin
    ene'l hak diyenlerin yaprak dökümü


    marifet şükür taşır sızlayan pervâneye 1
    / vuslatıma sığmayan erenlerin bezmine
    başlasın tecellî
    erken aşındı ayakizimde devleşen zerre


    dergâhımdır kuruyan şadırvanda su
    hırkamız ağır
    sakalımda o zamirsiz kelebek
    beni meleklerin oynadığı aynaya çağır
    sükûtumuz şem


    sensiz bütün gün ışığa koşuyorum
    / rüzgâra
    tam yedi kere bağışla beni
    kahır sicilimde uyuya kalıyorum her akşam


    elveda rahlemde bağdaş kuran dervişân
    merhaba yüreğimin vecdine susayan aşk
    / dile örülen cezbe 2
    nef(e)sim ömrüme bedel


    çölün sırrıdır kuma gömülmek
    ne zaman dönmeye niyet etsem
    bir mâni ol/acak gemiyi yakmak için


    kaderin elindeydi zor kullanan eşkâlim
    miskinlik ırmağıydı girdabı sızıların
    ne okundu ne görüldü acısı ademliğin
    nefis krallığımda yerle bir oldu ölü/M


    ______________________

    1
    neredeyse baharın orda solsun çiçeğin
    şükrile geçilirmiş cennete masivâdan
    düşlerinin çölüne daldırma bedenini

    2
    hoyrat davranan yetin kayıptı
    melek yaptıydı devinen zamanı benefşe
    gel zaman git zaman çöl buluta ağlardı
    bilmezdik öldüğünü
    gel diye kaç bülbül güllere dadandıydı



    MEHMET ŞÂMİL
    ALINTI
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...