Ey rabbim!

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    Ey rabbim!

    Ey Rabbim!
    Ey iyilikleri sonsuz Rabbim!
    Ben Senin aciz bir kulunum
    Ben ki hataları sevaplarından çok,
    Lütufların karşısında nankörlüğe dalmış bir zavallıyım.
    Sen bütün noksanlıklardan uzaksın
    Sen merhametlilerin en merhametlisisin
    Ey Rabbim ! kapına geldim, iyilik diliyorum
    Biliyorum ellerim kirli, yüreğim kirli
    İyi şeyler yapmışsam bu Senin yardımınladır
    Kötü şeyler yapmışsam bu kendi elimledir
    Verdiğin hastalıklar merhametinin varlığını gösteriyor
    Musibetlerin Senin adaletindir
    Ve biliyorum ki beni şefkatinle tokatlıyorsun
    Ve biliyorum ki bedenlerin ve yüreklerin
    Mutlak sahibi ve temizleyicisi Sensin.
    Ey darda kalmışların sığınağı
    Ey mutlak güç ve kudret sahibi
    Dardayım ve sıkıntılıyım
    Çölleşen toprak gibi, çaresizim rahmetine
    Rahmetin ve mağfiretinle bana can ver
    Kur'ân'ını, kalbimin nûru, derdimin ilacı yap.
    Bütün kalbimle Sana sesleniyorum
    Bütün hücrelerime Seni anlatıyorum
    Biliyorum ben değersizim
    Biliyorum herşey benden uzaklardadır
    Ama Sen adilsin, Sen şâfisin
    Sıkıntı ve zorluklar bana dokundu
    Ümitsiz değilim ama kalbim kırık
    Biliyorum ki sen, kalbi kırıklarla berabersin
    Rabbim, bu kalbi senden başka onaracak yoktur.
    Sana feryat ediyorum Ya Rabb!
    Beni esir alan canlılarından kurtar
    Görüyorsun ki tükeniyorum
    Sana dönecek yüzüm yok belki ama
    Yüzünü benden çevirme
    Beni nurunla nurlandır.
    Rabbim, beni gazabınla azaplandırma
    İşte, bir mecnun gibi geldim kapına
    Ve dua dua yalvarıyorum Sana
    Başka çalacak kapım, başka sığınacak yerim yok.
    Belki affa layık değilim biliyorum
    Ama affetmeye layık olan Sensin
    Bana layık olanı değil,
    Sana layık olanı diliyorum Senden.
    Görüyorsun ki soluyorum artık
    Görüyorsun ki ölüyorum,
    Aç kapını, ölmeden önce ölmek istiyorum.
    Ne vakte kadar açmayacaksın kapını, bilmiyorum ama
    Bu kapının önünde ve ardında öleceğimi biliyorum.
    Başka gidecek bir kapım yok çünkü
    Günden güne erisem de, hiç ümitsiz olmadım.
    Ya Rabbi derdimi biliyorsun
    Yüreğime esen hüzün rüzgarlarının getirdiği
    Acılarımı ve gözyaşlarımı biliyorsun
    Zayıfım, güçsüzüm, hastayım, acizim
    İbrahim'i ateşten korudun
    Yunus'u karanlıktan kurtardın
    Eyyub'a şifa verdin
    Biliyorum ben tebliğcin değilim
    Biliyorum ben eksik ve günahkarım
    Ama yüreğimde, İbrahim'in atıldığı alevler
    Yunus'un korunduğu karanlık,
    Bedenimde Eyyub'u yiyen, kurtlar var.
    Ben muhtacım Sen cömertsin
    Dua etme lütfunu bile veren Sensin
    Dua kapısını araladın, derman kapısını da arala
    Her türlü dertlerinle hastayım
    Kastım Seni Sana şikayet değil
    Hastalık emanetini iade, şifa emanetini talep etmektir.
    Sanma ki gözyaşlarımı, acılarımı dindirmeni istiyorum
    Yaralarımı sarman için Sana yalvarıyorum
    Görüyorsun bu dert dilime düştü, her dem söylüyorum
    Kalbime düştü, hüzün doluyorum
    Dilimin Seni söyleyememesinden
    Kalbimin Seninle dolmamasından korkuyorum
    Ve Senden dua dua şifa diliyorum
    alıntı..........
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...