her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm,
her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim.
her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım.
her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım.
her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime.
her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım.
bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın.
her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm.
minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım.
her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım.
her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm,
her gün her şeyi anladığımı düşündüm.
güvercinleri yolculadım her gün,
günlere dayanamadığımı düşündüm.
her gün bir taş parçası söktüm içimden.
her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım.
her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim.
her gün işlerin beni avutmadığını gördüm.
öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim.
her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım.
her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim.
her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim.
her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim.
her gün "âh" ettim bir kere.. bir kere o âh'ı geri aldım.
her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm.
her gün bir kilidi açmaya çalıştım.
başka bir şey vardı, başka bir şey;
ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim.
çile nedir, günah ne? bana ne bunlardan.
dünyanın merkezi sendin her gün..
ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara.
birhan keskin
her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim.
her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım.
her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım.
her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime.
her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım.
bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın.
her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm.
minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım.
her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım.
her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm,
her gün her şeyi anladığımı düşündüm.
güvercinleri yolculadım her gün,
günlere dayanamadığımı düşündüm.
her gün bir taş parçası söktüm içimden.
her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım.
her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim.
her gün işlerin beni avutmadığını gördüm.
öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim.
her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım.
her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim.
her gün sana içimden bir kez "sevgilim" diye seslendim.
her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim.
her gün "âh" ettim bir kere.. bir kere o âh'ı geri aldım.
her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm.
her gün bir kilidi açmaya çalıştım.
başka bir şey vardı, başka bir şey;
ben sana dünyanın değil yeryüzünün diliyle seslenmiştim.
çile nedir, günah ne? bana ne bunlardan.
dünyanın merkezi sendin her gün..
ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara.
birhan keskin